Ana içeriğe geç
Sözlük
/
unwelcome

unwelcome

3 hece
C2 seviye
EN → TR
"unwelcome" kelimesinin Türkçesi: nahoş, tatsız, istenilmeyen., hoş karşılanmayan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelnahoş
Geneltatsız
Genelistenilmeyen.
Genelhoş karşılanmayan

Tanım

•not welcome

Diğer Dillerde

Almancaunwillkommen
Fransızcamalvenu
İsveççeovälkommen
Lehçenieproszony
Dancauvelkommen
Norveççeubuden
Bulgarcaнежелан, неохотно приет
Esperantomalbonvena
Oksitancamauviengut

Etimoloji

From Middle English unwelcome, unwelcum; equivalent to un- + welcome.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
unwished for
unwished
unwished-for
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom bizi tatsız hissettirdi.
Tom made us feel unwelcome.
Kuşkusuz bu hatalı bir gecikmeydi.
This caused another unwelcome delay.
Seni tatsız hissettirdiysem üzgünüm.
I'm sorry if I made you feel unwelcome.
Tom hoş karşılanmadığınını hissetti.
Tom felt unwelcome.
Tom kendini istenmiyormuş gibi hissetti.
Tom felt unwelcome.
27 (1): 5–19. doi:10.1353/jod.2016.0012.
"Unwelcome Change: Coming to Terms with Democratic Backsliding".
Ancak hoş olmayan bir sürprizle karşılaştı".
"Lisa receives an unwelcome surprise".
Kızıma gösterdiğin ilgi sizin tarafınızdan hoş karşılanmaz.
The attention you show my daughter is unwelcome... By you.
O ırkçıların arasında kendimi yalnız ve dışlanmış hissediyordum.
I felt isolated and unwelcome amongst those racists.
Böyle durumlarda ise tek tip bir para politikası hiç de kabul görmeyecektir.
A one-size-fits-all monetary policy would be increasingly unwelcome under such conditions.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.
That day, I realized I had an unwelcome, uninvited, new life partner.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod