Sami altı yıl boyunca yorulmadan çalıştı.
Sami worked tirelessly for six years.
AB, vatandaşlarına adalet için her zaman yorulmadan çalışacaktır."
The EU will always work tirelessly for justice for its citizens."
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.
Well, the heart beats, rhythmically, tirelessly, faithfully.
Liderlerimiz usanmadan para biriktirmenin yollarını bulmaya çalışıyorlar.
Our leaders are working tirelessly to try and find ways to save money.
Kitabın kayıp parçalarını birleştirmeye çalışmışlar fakat başarılı olamamışlardır.
The two looked tirelessly for the missing parts of the book, but had no success.
William projesi üzerinde mükemmel bir şekilde tamamlanana kadar yorulmadan çalıştı.
William worked tirelessly on his project until it was completed to perfection.
Miloseviç döneminde Sırplar'ın tartışmaktan asla bıkmadıkları ortak bir meseleleri vardı.
In the Milosevic years, Serbs felt they had one common problem, which everyone discussed tirelessly.