sally

/ˈsæli/2 hece
B1 seviye
EN → TR
"sally" kelimesinin Türkçesi: gezinti, espri, nükteli söz, dışarı fırlamak, hücuma geçmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgezinti
Genelespri
Genelnükteli söz
Geneldışarı fırlamak
Genelhücuma geçmek
Geneltoplu halde geziye çıkmak. sally port (ask.) çıkış kapısı .
Genelkuşatma esnasında askerin hücuma geçmesi
Genelani hareket veya hamle

Görsel

Bisikletçi limanda iskelede rahat gezintiRenkli Fenerlerle Süslenmiş Egzotik Çarşıda Büyüleyici Bir GezintiKamboçyalı kadın manda ile gezinti - Asya köy hayatıTropikal Ormanın Saklı Nehrinde Kayıkla Gezinti ve Mistik Atmosfer

Tanım

•a venture off the beaten path

Diğer Dillerde

Fransızcasaillie
İtalyancasortita
Rusçaвы́лазка, остро́та, остроу́мная ре́плика
Felemenkçeeen uitval doen, grap, kwinkslag, uitstap, uitval
İsveççegöra utfall, utflykt
Fincelähteä retkelle, paju, pajuesine, retki, rynnäkkö, rynnäköidä
Çekçekrátká vycházka, krátký výlet, vtípek, vtipná poznámka, vydat se, vyjít si
Latinceexcursus
Bulgarcaекскурзия, изблик, нападам внезапно, отправям се
Slovakçaostrovtip, úskok
İrlandacaruathar

Etimoloji

Etymology tree English salvation Old English -iġ Middle English -y English -y English sally From salvation + -y.

Kelime Ailesi

outsally
sallier
sally forth
sally rod
sally-picker

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Adı Sally'dir.
Her name is Sally.
Ne oldu, Sally?
What happened, Sally?
Benim adım Sally.
My name is Sally.
Sally Anne Struthers (d.
Sally Anne Struthers (born July 28, 1947)[1] is an American actress and activist.
Sally Bowles Racek . . . .
Sally Bowles Racek ....
Şarkılar; Andy Lau, Sally Yeh
Title songs sung by: Andy Lau, Sally Yeh
Sen ve Sally çok yemek yerdin.
You and Sally used to eat a lot.
Sally ile konuşmayı özlüyorum.
I miss talking with Sally.
Kimberly onun son kurbanı oldu.
Sally becomes his latest victim.
Sally Ken'den iki yaş daha büyük.
Sally is two years older than Ken.
Bugünün sorusu Sally'den geliyor.
Today's question comes from Sally, who asks, "I got a
Sally ona bir noel hediyesi verdi.
Sally gave him a Christmas present.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelküçük tatlı ekmek.