Onun kabalığına dayanamam.
I can't abide his rudeness.
Nezaketsizliğe katlanamam.
I can't stand rudeness.
Onun kabalığına dayanamadım.
I couldn't put up with his rudeness.
Kabalığı beni sinirlendirdi.
His rudeness made me angry.
Kabalığım için özür dilerim.
I apologize for my rudeness.
O, kabalığı için özür diledi.
He apologized for his rudeness.
Tom kabalığı için özür diledi.
Tom apologized for his rudeness.
Çocuğu kabalığı için bağışladı.
She forgave the boy for his rudeness.
Onun kabalığına katlanamıyorum.
I can't tolerate his rudeness.
Kabalığın için özür dilemelisin.
You should apologize for your rudeness.
Onun kabalığından nutkum kurudu.
I was rendered speechless by his rudeness.
Onun kabalığı için özür dileriz.
We apologize for his rudeness.