Bence bu an hafızalara kazınacak."
It resounds with memories."
Cevap "yüksek sesli bir evet" oldu.
The answer was "a resounding yes".
Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuz".
And the cry shall resound: "This is Paradise you have inherited as meed for your deeds."
Ve bu sorunun üstesinden büyük ses getirerek geldi.
And this took care of the situation resoundingly.
Size söyleyebilmekten mutluyum ki cevap güçlü bir evettir.
I'm happy to be able to say to you that the answer is a resounding yes.
Zillerle Ona övgüler sunun! Çınlayan zillerle Ona övgüler sunun!
Praise him with loud cymbals! Praise him with resounding cymbals!
Yaptıklarınıza karşılık olarak onu miras aldınız," diye seslendik
And the cry shall resound: "This is Paradise you have inherited as meed for your deeds."
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.
The clouds poured out water. The skies resounded with thunder. Your arrows also flashed around.
2005-06 sezonunda En İyi Sun Belt Birinci Takımına seçilme başarısı gösterdi.
Season 2005–06 was a resounding success for the 1st team.
Onlara, "İşlediğinize karşılık işte mirasçısı olduğunuz cennet" diye seslenilir.
And the cry shall resound: "This is Paradise you have inherited as meed for your deeds."
Şöyle seslenilir: "İşte size, yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet!"
And the cry shall resound: "This is Paradise you have inherited as meed for your deeds."
Bu büyük zaferden sonra, Mitchell 20 Şubat 2013 tarihinde Başbakan olarak yemin etti.
After this resounding victory, Mitchell was sworn in as Prime Minister on 20 February 2013.