privilege
/ˈpɹɪv(ɪ)lɪdʒ/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"privilege" kelimesinin Türkçesi: ayrıcalık, imtiyaz, müsaade, ruhsat, hak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelayrıcalık
Genelimtiyaz
Genelmüsaade
Genelruhsat
Genelhak
Genelmüşerref.
Genelözel izin
Genelmuaf tutmak. privileged imtiyazlı
Genelimtiyaz vermek
Genelgörev dolayısıyle muafiyet
Tanım
•(law) the right to refuse to divulge information obtained in a confidential relationship
•bestow a privilege upon
Diğer Dillerde
Fransızcaprivilège, privilégier
İspanyolcaprivilegiar, privilegio
İtalyancaprerogativa
Rusçaльго́та, право, привиле́гия
Arapçaاِمْتِيَاز
Azericeimtiyaz
Felemenkçeprivilege, voorrecht
Portekizceprivilégio
Yunancaπρονόμιο
Japonca特権
Korece특권
Lehçeprzywilej
Ukraynacaвільго́та, пі́льга, привіле́й
Finceerioikeudet, erioikeus, erivapaus, etuoikeudet, etuoikeus, harvinainen onni
Çekçeprivilegium, výsada
Rumencedrept, privilegiu
İbraniceזְכוּת יֶתֶר, פְּרִיבִילֶגְיָה
Latinceprīvilēgium
Vietnamcađặc quyền
Bulgarcaимунитет
Taycaสิทธิ
Katalancaprivilegi
Galiçyacaprivilexio
İrlandacapribhléid
Arnavutçabarath
Ermeniceարտոնություն
Etimoloji
From Middle English privilege, from Anglo-Norman privilege and Old French privilege, from Latin prīvilēgium (“ordinance or law against or in favor of an individual”), from prīvus (“private”) + lēx, lēg- (“law”).
Kelime Ailesi
absolute privilege
attorney-client privilege
check your privilege
cis privilege
cis-privilege
cisprivilege
deprivilege
disprivilege
executive privilege
exorbitant privilege
green privilege
immune privilege
immunoprivilege
jester's privilege
legal professional privilege
opinion privilege
passport privilege
Pauline privilege
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bu ayrıcalıklı bilgi.
That's privileged information.
Ödevsiz hak, imtiyazdır.
A right without a duty is a privilege.
Mutt dotlock ayrıcalıklı
Mutt dotlock privileged
Ödevsiz hak, ayrıcalıktır.
A right without a duty is a privilege.
AR:Evet tabi ki,şanslıyım.
AR: Yes, of course, I'm privileged.
IPC$ paylaşımlarını göster
Use super user privileges to unmount inaccessible shares
O ayrıcalığı istismar etti.
He abused the privilege.
Rütbenin ayrıcalıkları var.
Rank has its privileges.
Vay be, ne büyük ayrıcalık!
And what a privilege that has been.
Krusader - ROOT AYRICALIKLI
Krusader - ROOT PRIVILEGES
Sen çok seçkin bir insansın.
You're a very privileged person.
Ayrıcalığı kötüye kullanmıştır.
He must have abused the privilege.
İlgili Sorular
Vatandaşlık bir hak mı yoksa bir ayrıcalık mıdır?
Vatandaşlık kavramı hak mı yoksa ayrıcalık mı olarak görülmelidir?
Vatandaşlık, bir hak olarak mı yoksa bir ayrıcalık olarak mı değerlendirilmelidir?
Vatandaşlık, bireyin sahip olduğu bir hak mı yoksa bir ayrıcalık mı?
Bir kişinin vatandaşlığı, temel bir hak mı yoksa özel bir ayrıcalık mı olmalı?