Nüfus ağırlıklı olarak Şii'dir.
The population is predominantly Shi’a.
Seyirci ağırlıklı olarak kadındı.
The audience was predominantly female.
Playboyda yer almayı çok istiyordum.
He predominantly plays in midfield.
Çok yönlü bir Linux ön yükleyicisidir.
She is predominantly a linocut printmaker.
Başlıca plazma ve alveollerde bulunurlar.
It is found predominantly in protists and in unicellular algae.
Yapı olarak ağırlıklı olarak lökonoiddirler.
They are predominantly leuconoid in structure.
Ağırlıklı olarak sağcı" olduğunu belirtti.[2]
It's predominantly right-wing".[21]
Filipinler ağırlıklı olarak Katolik bir ülkedir.
The Philippines is predominantly a Catholic country.
Nüfusun çoğunluğunun anadili Fransızcadır (%80).
The communities of this province are predominantly Catholic (80%).
Günümüzde Doğanhisar ilçesine bağlı bir mahalledir.
Today it is a predominantly white neighbourhood.
Genellikle açık denizlerdeki derin suları tercih eder.
They predominantly prefer deep waters.
Moldova'da din ağırlıklı olarak Ortodoks Hristiyandır.
Religion in Moldova is predominantly Orthodox Christian.