Nüfus ağırlıklı olarak Şii'dir.
The population is predominantly Shi’a.
Seyirci ağırlıklı olarak kadındı.
The audience was predominantly female.
Başlangıçta yerli dinler baskındı.
Indigenous religions were initially predominant.
Playboyda yer almayı çok istiyordum.
He predominantly plays in midfield.
Çok yönlü bir Linux ön yükleyicisidir.
She is predominantly a linocut printmaker.
Slovakya'da Hristiyanlık egemen dindir.
Christianity is the predominant religion in Slovakia.
Avusturya'da Hristiyanlık egemen dindir.
Christianity is the predominant religion in Austria.
Malta'da baskın din Katolik Kilisesi'dir.
The predominant religion in Malta is that of the Catholic Church.
Başlıca plazma ve alveollerde bulunurlar.
It is found predominantly in protists and in unicellular algae.
İnsan derisinde en fazla bulunan bakteriler
The predominant bacteria on human skin
Yapı olarak ağırlıklı olarak lökonoiddirler.
They are predominantly leuconoid in structure.
Ağırlıklı olarak sağcı" olduğunu belirtti.[2]
It's predominantly right-wing".[21]