plenitude
/ˈplɛnɪtjuːd/
EN → TR
"plenitude" kelimesinin Türkçesi: bolluk, mebzuliyet., dolu oluş. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbolluk
Genelmebzuliyet.
Geneldolu oluş
Görsel



Tanım
•a full supply
Diğer Dillerde
Etimoloji
From Middle English plenitude, that borrowed from Anglo-Norman plenitude, Middle French plenitude, and their source, Latin plēnitūdō.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Çokluk yarışı, sizi oyaladı,
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Aldatıp oyaladı o çokluk yarışı sizleri,
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki,
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Dünyalıklarla böbürlenmek, oyaladı sizleri.
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Oyaladı mal-mülk çokluğuyla öğünmek sizleri.
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Çoğaltma yarışı sizi alabildiğine meşgul etti;
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Ayrıca Ricepaper, Quills ve Plenitude'da şiir ve kısa öyküler yayımladı.[2]
He has also published poetry and short stories in Ricepaper, Quills and Plenitude.[2]
(Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi 'tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.'
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied