plenitude

/ˈplɛnɪtjuːd/
EN → TR
"plenitude" kelimesinin Türkçesi: bolluk, mebzuliyet., dolu oluş. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbolluk
Genelmebzuliyet.
Geneldolu oluş

Görsel

Kağıt para ve origami zenginlik kavramı - bolluk fotoğrafıModern Apartmanın Balkonlarından Sarkan Bolluk: Dikey Bahçe ve Yeşil CepheEğer bolluk dolu bir hayat istiyorsan, o zaman zengin bir erkek bul. Maddi durumu zayıf birini hırslı olmaya zorlamak yerine.

Tanım

•a full supply

Diğer Dillerde

AlmancaFülle
Fransızcaplénitude
İspanyolcaplenitud
Rusçaизоби́лие, оби́лие, полнота́
Norveççeoverflod, rikdom
Bulgarcaизобилие, пълнота, цялост

Etimoloji

From Middle English plenitude, that borrowed from Anglo-Norman plenitude, Middle French plenitude, and their source, Latin plēnitūdō.

Kelime Ailesi

overplenitude
plenitude principle
plenitudinary
plenitudinous
plentitude

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Çokluk yarışı, sizi oyaladı,
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Aldatıp oyaladı o çokluk yarışı sizleri,
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki,
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Dünyalıklarla böbürlenmek, oyaladı sizleri.
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Oyaladı mal-mülk çokluğuyla öğünmek sizleri.
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Çoğaltma yarışı sizi alabildiğine meşgul etti;
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Ayrıca Ricepaper, Quills ve Plenitude'da şiir ve kısa öyküler yayımladı.[2]
He has also published poetry and short stories in Ricepaper, Quills and Plenitude.[2]
(Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi 'tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.'
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied