Tanım
•at the expected or proper time
•payable in installments within a designated period of time
Örnek Cümleler
Geç kalmam.
I'll be on time.
Zamanında gelin.
Be on time.
Zamanında yaptı.
He made it on time.
Az zamanımız var.
We're short on time.
Zamanında geldin.
You're on time.
Zamanında geldik.
We're on time.
Zamanında geldim.
I'm on time.
Vaktinde gelirim.
I'll be on time.
Zamanında vardın.
You arrived on time.
Tom tam vaktinde.
Tom is right on time.
Tren vaktindeydi.
The train was on time.
Zamanında vardım.
I arrived on time.