Bu atıklar çöplükte son buluyordu.
It was ending up in landfills.
Ampuller çöp sahalarına götürülmeli.
Light bulbs should be taken to landfills.
Tam o sırada kum havuzu bir çöle dönüşür.
Afterwards, the landfill would become part of the park.
Yiyecek çöplüklerde en büyük çöp kaynağıdır.
Food is the largest source of garbage in landfills.
Her ay tonlarca atık katı atık sahasına gider.
Many tons of waste go into the landfill each month.
Kirli bezlerle kaplanmış bir arazi ister miyiz?
And do we want landfills overwhelmed by dirty diapers?
Aman şöyle oldu, aman böyle oldu, arazi dolgusu olmaya."
Dumpster." "Oops" this, "oops" that. Landfill, landfill, landfill.
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.
"If it's too big or too toxic for a landfill, deep six it!"
Günlük çıkarılan kurum miktarı ise 3400 ton olarak tespit edildi.
This landfill is allowed to receive 3,400 tons per day.
Antik kentin kalıntılarındaki ilk arazi çalışmaları 1990'dan önce yapıldı.
The first landfills in the ruins of the ancient city were made before 1990.
Hediye çeki çözümü plastikleri çevreden uzaklaştırıyor ve yakılmaktan kurtarıyor.
The gift card solution does keep some plastic out of landfills and incinerators.
Şu üç kirişli penceresi olan çift yönlü kapı, arazi dolgusu olarak kullanılacaktı.
This double front door here with the three-light transom, that was headed to the landfill.