lamina
/ˈlæm.ɪ.nə/3 hece
EN → TR
"lamina" kelimesinin Türkçesi: safiha, varak, (çoğ.) ae) ince levha, tabaka. laminable varak şekline konulabilir. laminar safiha şeklinde.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsafiha
Genelvarak
Genel(çoğ.) ae) ince levha
Geneltabaka. laminable varak şekline konulabilir. laminar safiha şeklinde.
Tanım
•a thin plate or layer (especially of bone or mineral)
Diğer Dillerde
Etimoloji
Borrowed from Latin lāmina (“a thin piece of metal, wood, marble; a plate, leaf, layer”). Doublet of lame.
Kelime Ailesi
Örnek Cümleler
Bazal zar
Basal lamina (part of which is also known as lamina densa) Myofibroblast Submucosa
Lamina duranın kalınlaşması da mümkündür.
Thickening of the lamina dura in response is also possible.
1a İnhibitör Nöron: Tabaka VII'de bulunur.
1a Inhibitory Neuron: Found in Lamina VII.
Pacer'ın ön camında lamine güvenlik camı vardı.
The Pacer had laminated safety glass in the windshield.
Sınır tabakalar laminar ya da türbülanslı olabilir.
Boundary layers can be either laminar or turbulent.
1944'te lamine cam PV model'inde kullanılmaya başlandı.
In 1944, laminated glass was introduced in the PV model.
Darcy yasası, tortulardan laminer akış için geçerlidir.
Darcy's law is valid for laminar flow through sediments.
Düzgün akış ile ilişkili hız profili bir kart destesine benzer.
The velocity profile associated with laminar flow resembles a deck of cards.
Genellikle iki mikrolit ailesi tanımlanır: laminer ve geometrik.
Two families of microliths are usually defined: laminar and geometric.
Bu kısmen Tam laminasyon denilen bir işlem kullanılarak elde edildi.
This was partly achieved by using a process called Full lamination.
Lamina propria'nın bağ dokusu gevşek olup, hücre açısından zengindir.
The connective tissue of the lamina propria is loose and rich in cells.
Melamin formaldehit plastik laminat ve kaplama malzemelerinde kullanılır.
Melamine formaldehyde is used in plastic laminate and overlay materials.