knowing

/ˈnəʊɪŋ/2 hece
A2 seviye
EN → TR
"knowing" kelimesinin Türkçesi: şeytan, kurnaz, kasten., bilen, bilir. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelşeytan
Genelkurnaz
Genelkasten.
Genelbilen
Genelbilir
Genelaçıkgöz. knowingly bilerek
Genelmalumatı olan
Genelçok bilmiş
Genelbilgisi olan
Genelbile bile

Görsel

Mağaranın Derinliklerinde Parlayan Gözlü Antik Şeytan CanavarıElektrikli Alevler Arasından Doğan Korkutucu Şeytan Yüzü Dijital İllüstrasyonuKawaii Anime Ambalaj Tasarımları ve Şeytan Kanatlı Chibi Figür KoleksiyonuAlevler içinde keçi başlı şeytan lordu karanlık fantezi dijital sanat

Tanım

•a clear and certain mental apprehension
•highly educated; having extensive information or understanding

Atasözü & Deyim

“Acele işe şeytan karışır”
“Ne şeytanı gör ne salavat getir”
“Şeytanla kabak ekenin kabak başına patlar”
“Şeytanın dostluğu darağacına kadardır”
“şeytanla ortak buğday eken samanını alır”

Diğer Dillerde

İspanyolcacognociente, cognoscente, conocedor, conociente, disused: esciente, sabedor
İsveççemedveten
Macarcaagyafúrt, akaratlagos, beavatott, dörzsölt, élelmes, értelmes
Latincesciens
Bulgarcaзнаещ, похватен, сръчен, умишлен
İrlandacaseanchríonna

Etimoloji

Etymology tree English know English -ing English knowing From know + -ing.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
intentional
knowledgeable
wise to
lettered
well-educated
well-read

Örnek Cümleler

Sadece neşeli.
Knowing only joy.
Tom kasten güldü.
Tom smiled knowingly.
Korece bilmektedir.
Knowledge is that through which the essence is knowing.
O, işitir ve bilir.
He is all-hearing and all-knowing.
O her şeyi biliyor.
He's all-knowing.
Hae Young biliyor...
So, knowing Hae Young...
[3,123; 9,25; 2,249]
God is all-hearing and all-knowing.
ALLAH İşitir, Bilir.
Surely God is All-hearing, All-knowing.
Kimse bilerek doğmaz.
Nobody is born knowing.
Ben bilerek doğmadım.
I wasn't born knowing.
Ne olacağı meçhuldür.
There's no knowing what'll happen.
O güçlüdür, bilendir.
He is all-mighty and all-knowing.