jurisdiction

/d͡ʒɔːɹɪsˈdɪkʃən/4 hece
C1 seviye
EN → TR
"jurisdiction" kelimesinin Türkçesi: yetki, salahiyet, hükümet, hukuki yetkili daire hakkında anlaşmazlık, yetkili kaza dairesi hakkında ihtilaf.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyetki
Genelsalahiyet
Genelhükümet
Genelhukuki yetkili daire hakkında anlaşmazlık
Genelyetkili kaza dairesi hakkında ihtilaf.
Genelhükümetin nüfuz dairesi. jurisdictional hükümet nüfuzuna veya nüfuz dairesine ait
Genelişçi sendikalarının yetki alanına ait. jurisdictional dispute sendikalar arasında çıkan anlaşmazlık
Genel(huk.) yargılama hakkı
Genelhâkimin yargılama dairesi

Görsel

ABD Tarım Bakanlığı yetkilileri arasında gerçekleşen resmi mülakat ve basın görüşmesiKadın yetkili Tarım Bakanlığı kürsüsünde konuşuyor, arka planda Trump vardevlet yetkilisi resmi basın toplantısında mikrofonla halka sesleniyorResmi toplantıda basın karşısına çıkan siyasi yetkili ve beraberindeki heyet

Tanım

•in law; the territory within which power can be exercised

Diğer Dillerde

AlmancaJurisdiktion
Fransızcajuridiction
İspanyolcajurisdicción
İtalyancagiurisdizione
Rusçaюрисди́кция
Arapçaاِخْتِصَاص, قَضَاء
Özbekçeyurisdiksiya
Japonca管轄
Korece관할
İsveççedomvärjo
Lehçejurysdykcja
Ukraynacaюрисди́кція
Çekçejurisdikce
Rumencejurisdicție
Macarcajoghatóság
Latincediciō, iūrisdictiō
Dancajurisdiktion
Norveççejurisdiksjon
Bulgarcaправосъдие, пълномощие, юрисдикция
Slovakçajurisdikcia
Litvancajurisdikcija
Estoncajurisdiktsioon
Galiçyacajurisdición, xurisdición
İrlandacaúdarás, urlámhas

Etimoloji

Etymology tree Latin iūrisdictiōbor. English jurisdiction Borrowed from Latin iūrisdictiō.

Kelime Ailesi

agreement conferring jurisdiction
appellate jurisdiction
diversity jurisdiction
federal question jurisdiction
interjurisdiction
interjurisdictional
interjurisdictionally
jurisdiction clause
jurisdiction shopping
jurisdictional
jurisdictionally
jurisdictionless
jurisdictive
multijurisdiction
multijurisdictional
original jurisdiction
pendent jurisdiction
personal jurisdiction

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Yargı [1]
Jurisdiction[1]
64 dönüyor.
Over. Negative, command. UN's jurisdiction, 64.
Evrensel yargı
Universal jurisdiction
Bu sınır ötesidir.
And the USFDA has a jurisdictional problem.
Bizim burada yargılamamız var.
We have jurisdiction here.
Sivil ve askerî yönetim ayrıldı.
Civilian and military jurisdiction are separated.
Yargı Yetkisine Göre Yasal Durum
Legal situation by jurisdiction
Bu sizin yargı alanınızın dışındadır.
It's outside your jurisdiction.
Bu durum benim yetki alanımın dışında.
This case is outside my jurisdiction.
İskoç Riti yüksek kurul üyesi.(Güney).
Member of the Supreme Council of the Scottish Rite (Southern Jurisdiction).
Uyuşturucu kullanmak yasalara aykırıdır.
The regulation of drugs varies by jurisdiction.
Eğitim sistemi devletin mülkiyetindedir.
The university is in the jurisdiction of the state government.