Ana içeriğe geç
Sözlük
/
inherit

inherit

/ɪnˈhɛɹɪt/3 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"inherit" kelimesinin Türkçesi: miras almak, kalıt almak, varis olmak. inheritor varis.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmiras almak
Genelkalıt almak
Genelvaris olmak. inheritor varis.

Tanım

receive by genetic transmission

Diğer Dillerde

Almancaerben, vererben
Fransızcahériter
İspanyolcaheredar
İtalyancaereditare, prendere
Arapçaوَرَثَ
Felemenkçeerven
Portekizceherdar
Japonca受継ぐ
İsveççeärva
Finceperiä
Rumencemoșteni
Macarcaörököl
İbraniceיָרַשׁ
Latinceheredito
Norveççearve
Vietnamcathừa kế
Slovakçadediť, zdediť
Katalancaheretar
Galceetifeddu
İrlandacafaigh le hoidhreacht

Etimoloji

From Middle English enheriten, from Old French enheriter, from Late Latin inhereditare (“make heir”). Displaced native Old English ierfan.

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

O, evi miras aldı.
He inherited the house.
Mirastan vazgeçecek mi?
Is he giving up his inheritance?
"Miras Feragat Belgesi"
[Declaration of Inheritance Forfeiture]
Mirasın çoğunu harcadım.
I spent most of my inheritance.
Mirasımı çoktan harcadım.
I've already spent my inheritance.
Babasından işi miras aldı.
He inherited the business from his father.
Tom'un hiç bir mirası yok.
Tom has no inheritance.
Şirketini devralmayacağım.
I will not inherit your company.
Mirası hırsla yutuyorsunuz.
And you devour (others') inheritance greedily,
"Hakan, Dünya'yı büyüledi".
"Meek Shall Inherit the Earth."
O, kaleyi miras olarak aldı.
He inherited the castle.
Caligula, mirasına el koydu.
Gilda inherits his estate.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod