O, evi miras aldı.
He inherited the house.
Mirastan vazgeçecek mi?
Is he giving up his inheritance?
"Miras Feragat Belgesi"
[Declaration of Inheritance Forfeiture]
Mirasın çoğunu harcadım.
I spent most of my inheritance.
Mirasımı çoktan harcadım.
I've already spent my inheritance.
Babasından işi miras aldı.
He inherited the business from his father.
Tom'un hiç bir mirası yok.
Tom has no inheritance.
Şirketini devralmayacağım.
I will not inherit your company.
Mirası hırsla yutuyorsunuz.
And you devour (others') inheritance greedily,
"Hakan, Dünya'yı büyüledi".
"Meek Shall Inherit the Earth."
O, kaleyi miras olarak aldı.
He inherited the castle.
Caligula, mirasına el koydu.
Gilda inherits his estate.