Ana içeriğe geç
Sözlük
/
impaired

impaired

2 hece
C2 seviye
EN → TR
"impaired" kelimesinin Türkçesi: bozuk, güçsüz, zayıf. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbozuk
Genelgüçsüz
Genelzayıf

Görsel

Elektrikli Araç Duvar Şarj Ünitesi ve Bozuk Dijital Ekran Detayısevimli ev robotu bozuk tekerlekleriyle salonun ahşap zeminde arızalı duruyorBozuk Dağ Yolunda Yalnız Motosiklet Sürüşü ve Vahşi Doğa ManzarasıAI tarafından üretilmiş amber cam şişe ve bozuk etiketli ürün konsept görseli

Tanım

•mentally or physically unfit

Diğer Dillerde

Kelime Ailesi

chemically impaired
driving impaired
dual sensory impaired
hearing-impaired
impaired driving
impairedness
living impaired
living-impaired
morning impaired
nonimpaired
phosphoimpaired
sarcasm-impaired
sight impaired
unimpaired
vision impaired
vision-impaired
visually impaired

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
afflicted
challenged
drunk

Örnek Cümleler

Tom görme engelli.
Tom is visually impaired.
Kalbiniz zayıflar.
Your heart would be impaired.
Bozulmuş açlık glukozu
Impaired fasting glucose
Sami zihinsel engelliydi.
Sami was mentally impaired.
Bu dilim hiç para alamıyor.
He was impaired by $1 million here.
Görsel bozukluğu olanlar için
For the visually impaired
Yumurtadaki sistin iyi gelebilir.
Quality of the eggs may also be impaired.
Çok sigara içmek sağlığına zarar verdi.
Heavy smoking impaired his health.
Sami'nin görüşü ciddi şekilde bozulmuştu.
Sami's vision was severely impaired.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.
And actually I'm a little visually impaired myself.
TPP1’in kaybı bozulmuş POT1 fonksiyonuna neden olur.
The loss of TPP1 leads to impaired POT1 function.
Birçok duyma ve görme engelli yaşlı insan görüyorum.
I see a lot of elderly people who are hearing impaired or visually impaired.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod