Tom görme engelli.
Tom is visually impaired.
Kalbiniz zayıflar.
Your heart would be impaired.
Bozulmuş açlık glukozu
Impaired fasting glucose
Sami zihinsel engelliydi.
Sami was mentally impaired.
Bu dilim hiç para alamıyor.
He was impaired by $1 million here.
Görsel bozukluğu olanlar için
For the visually impaired
Yumurtadaki sistin iyi gelebilir.
Quality of the eggs may also be impaired.
Çok sigara içmek sağlığına zarar verdi.
Heavy smoking impaired his health.
Sami'nin görüşü ciddi şekilde bozulmuştu.
Sami's vision was severely impaired.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.
And actually I'm a little visually impaired myself.
TPP1’in kaybı bozulmuş POT1 fonksiyonuna neden olur.
The loss of TPP1 leads to impaired POT1 function.
Birçok duyma ve görme engelli yaşlı insan görüyorum.
I see a lot of elderly people who are hearing impaired or visually impaired.