İçler acısı.
Heartbreaking.
O, üzücüdür.
It's heartbreaking.
Kalp kırıklığı...
Heartbreak...
Ne üzücü bir hikaye!
What a heartbreaking story!
O, yürek parçalayıcıydı.
It was heartbreaking.
Ne kalp kıran bir hikaye!
What a heartbreaking story!
Bu gerçekten kalp kırıcı.
This is really heartbreaking.
Bu gerçekten yürek sızlatıcı.
This is really heartbreaking.
Ne yürek sızlatan bir hikâye!
What a heartbreaking story!
"Sensin," der, "Ah kalp kıran!"
He said, "It is you, O heartbreaker."
Ne yürek parçalayan bir hikâye!
What a heartbreaking story!
Ne yürek parçalayıcı bir hikâye!
What a heartbreaking story!