entrap
2 hece
C2 seviye
EN → TR
"entrap" kelimesinin Türkçesi: tuzak., yakalamak: şaşırtmak. entrapment hile. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltuzak.
Genelyakalamak: şaşırtmak. entrapment hile
Görsel

Tanım
•catch in or as if in a trap
Atasözü & Deyim
“Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz”
Diğer Dillerde
Almancaverleiten, verstricken
İspanyolcaentrampar, entrampillar
Latinceillaqueō
Arnavutçakurthoj
Oksitancaatrapar, enganar, lurar
Etimoloji
From Middle French entrapper, entraper, from Old French entraper, antraper (“catch in a trap”), equivalent to en- + trap. Compare Middle English bitrappen, from Old English betræppan (“to catch in a trap, entrap”), from the same West Germanic source (see Modern English betrap).
Kelime Ailesi
entrapment
entrappingly
nonentrapped
unentrapped
Örnek Cümleler
Ardından fare, bu tuzak mekanizmasına gidiyor.
Then of course, it goes into the entrapment device.
Ona düzen kurmak istediler, fakat Biz onları hüsrana uğrattık.
They wished to entrap him, but We made them greater losers.
Sementum hücreleri, yani sementositler, sıkışmış sementoblastlardır.
The cells of cementum are the entrapped cementoblasts, the cementocytes.
Turnike önlemleri, kişi 2 saatten uzun süredir sıkışmışsa alınmalıdır.
Tourniquet measures should be taken if the person has been entrapped for more than 2 hours.[14]
Ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de, asıl kendilerini hüsrana uğrattık.
They wished to entrap him, but We made them greater losers.
Ona düzen kurmak istediler, fakat biz kendilerini daha fazla hüsrana uğrattık.
They wished to entrap him, but We made them greater losers.
Ona tuzak kurmak istediler de biz onları hüsranın en beterine uğrayanlar yaptık.
They wished to entrap him, but We made them greater losers.
Böylece onun için bir plan uygulamak istediler de biz onları başarısızlığa mahkum ettik.
They wished to entrap him, but We made them greater losers.
Onlar, İbrahim'e bir düzen kurmak istedilerse de biz, onları en büyük bir ziyana uğrattık.
They wished to entrap him, but We made them greater losers.
Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat Biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.
They wished to entrap him, but We made them greater losers.
İlgili Sorular
Sadece faiz ödemeli ipotekler nasıl çalışır ve içinde bir tuzak var mı?
Online anketler gerçekten ödül veriyor mu, yoksa kişisel bilgilerimi çalmak için bir tuzak mı?
logmein.com sitesinden haberiniz var mı? Ücretsiz uzaktan erişim sağladığını söylüyorlar, ama bir tuzak olduğunu düşünüyorum.
Bazen hayatımda bir tuzak içinde olduğumu ve hiçbir şeyden mutluluk duymadığımı hissediyorum. Siz de bu şekilde hissediyor musunuz?
İçinde cadı topluluğu olduğu ima edilen bir korku filminde, kızın halının altındaki tuzak kapısını bulması olayın gidişatını nasıl etkiler?