Şu salya izlerine bak. 🔊
Look at these drool marks. 🔊
Köpeğin salyası akıyor. 🔊
The dog is drooling. 🔊
Ben Dogu'dan geliyorum... 🔊
"Ivan, be glad that you are not drooling and that you are still a part of this world." 🔊
Wood'un üstünde salyasını akıtıyordu. 🔊
He was practically drooling over Wood. 🔊
Arkadaşlarım baksın ve kıskançlıktan çatlasın. 🔊
I want my friends to look and drool. 🔊
Çok pahalılar bu yüzden, üzerlerine salya akıtma. 🔊
Those are expensive so don't drool on them. 🔊
Uykuda bu kadar salyası akan bir kız hiç görmemiştim. 🔊
I've never seen a girl who drools so much in her sleep. 🔊
Bizim, beyaz insanlara hayran olduğumuz bir zaman vardı. 🔊
There was a time when we used to drool in the mouth over white people. 🔊
Salyalarının artması için yemeğin görüntüsü bile yeterliydi. 🔊
Just the sight of the food was enough to stimulate their drooling. 🔊
Hem kim hayatının aşkının aynı zamanda ağzını sulandırmasını istemez ki? 🔊
And who wouldn't want the love of their life drooling over them? 🔊
Ek bulgular, gelişimin erken döneminde salya akması ve yavaş olgunlaşmayı içerir. 🔊
Additional symptoms include drooling and slow maturation early in development. 🔊