Tom'un ağzı sulandı.
Tom salivated.
Tom'un ağzının suyu aktı.
Tom salivated.
Hatta artık et tozu olmasa bile tükürük salgılıyorlardı.
They salivated even when there was no meat powder present.
Kimse bir köpeğe biraz biftek için salya akıtmayı öğretmez.
Nobody trains a dog to salivate over some steak.
Köpekler yemek ile temasa geçmeden ÖNCE tükrük salgıladılar.
The dog salivated before contact with the food.
Bir timsaha çukuruna atýlmýţ olduđumu sanýrken, benim salyalarým aktý
When the thought of being thrown into an alligator pit, I salivated it
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.
Eventually, just ringing the bell made the dogs salivate.
Yemek verildiğinde, köpekler hemen tükrük salgılıyordu- doğuştan gelen salya refleksi.
When food was presented, the dog salivated quickly, an inherited salivary reflex.
Bildiğiniz gibi, normal şartlar altında, yiyeceğin görünüşü ve kokusu köpekte salyaya sebep olur.
You see, under normal conditions, the sight and smell of food causes a dog to salivate.