distressed
/dɪˈstɹɛst/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"distressed" kelimesinin Türkçesi: sıkıntılı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsıkıntılı
Tanım
•afflicted with or marked by anxious uneasiness or trouble or grief
Diğer Dillerde
Almancabeunruhigt
Fransızcaaccablé, en détresse
Fincehuolestunut, levoton, loppuunmyynti-, vahingoittunut, vanhennettu
Bulgarcaзапориран, изтормозен
İrlandacaanacrach, angarach
Kelime Ailesi
distressed sale
distressedly
distressedness
nondistressed
pre-distressed
predistressed
undistressed
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Eskitilmiş mi?
Do you want them distressed? You want boot cut, tapered, blah blah."
Tom sıkıntılıydı.
Tom was distressed.
Jane sıkıntılıydı.
Jane was distressed.
Tom çok sıkıntılıydı.
Tom was very distressed.
Onun dırdırı onu üzdü.
His nagging distressed her.
Sıkıntılı görünüyorsun.
You look distressed.
Tom sıkıntılı görünüyor.
Tom appears distressed.
Haber onu sıkıntıya soktu.
The news distressed her.
Tom sıkıntılı görünüyordu.
Tom seemed to be distressed.
Fakat hiç zayiat olmamıştır..
Despite this, he was not distressed.
Neden bu kadar kasvetlisiniz?
Why be so distressed?
Çok yazık, O'nun için çok üzgünüm."
I feel very distressed at having added to their anguish."