dissolute
/ˈdɪsəljuːt/
EN → TR
"dissolute" kelimesinin Türkçesi: ahlaksız, çapkın, sefahat., sefih. dissolutely ahlaksızca, sefihçe disso- luteness ahlaksızlık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelahlaksız
Genelçapkın
Genelsefahat.
Genelsefih. dissolutely ahlaksızca
Genelsefihçe disso- luteness ahlaksızlık
Tanım
•unrestrained by convention or morality
Diğer Dillerde
Fransızcadissolu
İspanyolcadisoluto, perdulario
İtalyancadissoluto
Rusçaпохо́тливый, развра́тный, распу́тный, распу́щенный
Azericeazğın, əxlaqsız, pozğun
Felemenkçelosbandig
Yunancaακόλαστος
İsveççelastbar, liderlig, tygellös, utsvävande
Lehçerozwiązły
Macarcakicsapongó
Norveççefordervet, lastefull, tøylesløs, uanstendig, usedelig, utsvevende
Bulgarcaразвратен, разпуснат
Estoncakõlvatu
Galiçyacaperdido
İrlandacascaoilteach
Ermeniceզեղխ, շվայտ, ցոփ
Makedoncaблу́ден, ра́звратен, ра́спуштен
Etimoloji
From Middle English dissolute, from Latin dissolutus.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Zamanla hanedanlıklar ahlaki olarak yozlaşır ve zayıflar.
Over time, the dynasty becomes morally corrupt and dissolute.
Kendilerine verilen nimete karşı haksızlık edenlere uyanlar ise suçlu oldular.
Those who were wicked followed that which made them dissolute, and became sinners.
Zulmedenler ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Zaten günahkar idiler.
Those who were wicked followed that which made them dissolute, and became sinners.
O zulmedenler ise şımartıldıkları refahın peşine düştüler ve hepsi de suçlu oldular.
Those who were wicked followed that which made them dissolute, and became sinners.
Zalimler ise, kendilerine verilen refaha dalıp şımardılar; böylece suçlulara katıldılar.
Those who were wicked followed that which made them dissolute, and became sinners.
Zulmedenler ise, içinde bulundukları refahın peşine düştüler. Onlar, suçlu-günahkarlardı.
Those who were wicked followed that which made them dissolute, and became sinners.
Zulme sapanlar ise içine gömüldükleri servet şımarıklığının ardına düşüp suçlular haline geldiler.
Those who were wicked followed that which made them dissolute, and became sinners.
Zulmedenler ise kendilerine verilen refahın peşine düşüp şımardılar ve suç işleyenler olup çıktılar.
Those who were wicked followed that which made them dissolute, and became sinners.