disloyal

/[dɪsˈlɔɪ(j)əɫ]/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"disloyal" kelimesinin Türkçesi: vefasız, sadakatsiz, hıyanet., hain. disloyally vefasızca, haince. disloyalty vefasızlık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelvefasız
Genelsadakatsiz
Genelhıyanet.
Genelhain. disloyally vefasızca
Genelhaince. disloyalty vefasızlık

Tanım

•deserting your allegiance or duty to leader or cause or principle

Diğer Dillerde

Almancatreulos
Fransızcadéloyal
İspanyolcadesleal
İtalyancasleale
Rusçaнелоя́льный
Kazakçaопасыз
Felemenkçeontrouw
İsveççeillojal
Lehçenielojalny
Latinceinfidēlis
Dancailloyal
Norveççeutro
Katalancadeslleial
İrlandacaaindílis, éadairiseach, mídhílis, mídhlisteanach, neamhdhlisteanach, neamhthairiseach
Gürcüceარალოიალური, მოღალატე, ორგული
Afrikancadislojaal
Oksitancadesleial
Bretoncadisleal

Etimoloji

From Middle English, from Anglo-Norman desleal, desloial, equivalent to dis- + loyal.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
faithless
perfidious
treacherous
unfaithful
unloyal
unpatriotic
booky
dastardly
disleal
double-crossing
double-dealing
double-faced
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom vefasız.
Tom is disloyal.
Tom vefasızdı.
Tom was disloyal.
Sen vefasızsın.
You're disloyal.
Ben vefasızdım.
I've been disloyal.
Sanırım Tom vefasız oldu.
I think Tom has been disloyal.
Ben asla sadakatsiz olmadım.
I've never been disloyal.
Gerçekten ölmeyi hak ediyorum.
Please kill this disloyal old man.
1325'de Basarab isyanlar başlattı.
Basarab became "disloyal to the Holy Crown of Hungary" in 1325.
Artık tuzaklarına düşmeyeceğim. Bana ihanet ettin.
I'm not going to fall for your traps anymore, your disloyalty to me.
Sadakatsizliği Polybius'un düşüşüne neden olmuştur.
Disloyalty led Polybius to his downfall.
Kasım 1945'te Lai Teck’i dedikodulara karşı savunur.
In November 1945 she defended Lai Teck against rumours of disloyalty.
O, kocasını ona karşı sadakatsızlık yapmakla suçladı.
She accused her husband of having been disloyal to her.