conspire

3 hece
C2 seviye
EN → TR
"conspire" kelimesinin Türkçesi: anlaşmak., fesat maksadı ile gizli ittifak yapmak, suikast hazırlamak, elbirliği ile çalışmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelanlaşmak.
Genelfesat maksadı ile gizli ittifak yapmak
Genelsuikast hazırlamak
Genelelbirliği ile çalışmak

Tanım

•act in unison or agreement and in secret towards a deceitful or illegal purpose

Diğer Dillerde

Almancasich verschwören
Rusçaзамышля́ть, сгова́риваться, сговори́ться
Arapçaاِئْتَمَرَ, تَآمَرَ
Felemenkçesamenzweren
Yunancaσυνωμοτώ
Japonca企む
Ukraynacaзмо́витися, змовля́тися
Fincejuonitella
Latinceconiūrō
Dancasammensværge sig
Vietnamcaâm mưu, chung sức, hiệp lực, mưu hại
Bulgarcaзаговорнича
Galiçyacaurdir
Galcecynllwynio
Arnavutçakomplotoj
Esperantokomploti, konspiri
Malayalamcaഗൂഢാലോചന നടത്തുക

Etimoloji

From Middle English conspiren, from Old French conspirer, from Latin conspirare, conspīrō, from con- (combining form of cum (“with”)) + spīrō (“breathe”).

Kelime Ailesi

coconspire
conspiringly
conspirophile
nonconspiring
unconspired
unconspiring

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Hadi, göz açtırmayın bana!"
Say, “Call upon your ascribed partners and conspire against me, and do not give me respite.”
Gökyüzü bile bize karşı komplo kuruyor.
Even the sky conspires against us.
Memura rüşvet verip, vatandaşı sömürüyorsun
You conspired to suppress the good citizens.
Ancak bunlardan yedi tanesi korunabilmiştir.
Then, seven noblemen (among them Darius) conspire against Sphendadates.
Anlar komplo kurdu ve bizi bir araya getirdi.
The moments conspired and brought us together.
Devlet memurlarına rüşvet verip halkı sömürüyor!
He conspired with officials to supress good citizens.
Görevlileri düzen kurup onu sarayında öldürdüler.
His servants conspired against him, and put him to death in his own house.
Başkâhinler ise Lazarı da öldürmeyi tasarladılar.
But the chief priests conspired to put Lazarus to death also,
Fadıl ve Leyla, Rami'yi öldürmek için komplo kurdular.
Fadil and Layla conspired to murder Rami.
Kral Amonun görevlileri düzen kurup onu sarayında öldürdüler.
The servants of Amon conspired against him, and put the king to death in his own house.
Cebrail'le iman sahiplerinin iyilik severleri/ barışçıları da.
If you conspire with each other against him, know that God is his Guardian.
Hepsi sözbirliği etmiş, düzen kuruyor, Sana karşı anlaşmaya vardı:
For they have conspired together with one mind. They form an alliance against you.