confinement
/kənˈfaɪnmənt/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"confinement" kelimesinin Türkçesi: kapanış, hapsedilme, loğusalık., hasta olup evde kalma. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkapanış
Genelhapsedilme
Genelloğusalık.
Genelhasta olup evde kalma
Tanım
•the act of keeping something within specified bounds (by force if necessary)
Diğer Dillerde
Fransızcaconfinement
İspanyolcaconfinamiento
İtalyancaconfinamento
Rusçaзаключе́ние, заточение, ограниче́ние, ро́ды
Yunancaτοκετός, φυλάκιση
Japonca監禁
Ukraynacaув'язнення
Çekçezajetí
Latinceinclūsiō
Bulgarcaограничение, раждане
Katalancaconfinament
Malaycapantang, pengurungan, pramurawat
Makedoncaзаклучу́вање, затво́рање, ограничу́вање, породу́вање
Marathiceबंदिवास
Yidişקימפּעט
Etimoloji
Borrowed from French confinement. By surface analysis, confine + -ment.
Kelime Ailesi
anticonfinement
bioconfinement
confinement loaf
confinement time
deconfinement
energy confinement time
expected date of confinement
nanoconfinement
nonconfinement
postconfinement
preconfinement
reconfinement
self-confinement
solitary confinement
unconfinement
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Hapis konsepti
Confinement concept
Zorla hapsetme
Forced confinement
O, hücre hapsinde.
He's been in solitary confinement.
Kuantum Bağlayan FKF
Quantum confinement PUF
Hapis birini çıldırtabilir.
Confinement can drive you insane.
Hücrede tecritte tutuluyor.
He's in solitary confinement.
6×9: Sanal bir hücre hapsi deneyimi .
6×9: A virtual experience of solitary confinement.
Müdür Dan'ı hücre hapsine geri gönderdi.
The warden sent Dan back to solitary confinement.
Tom doğum gününü hücre hapsinde geçirdi.
Tom spent his birthday in solitary confinement.
Bu modelde, yine de hiç sınırlama yoktur.
In this model, however, there is no confinement.
Bu 15 yılın 10'u hücre hapsinde geçti.[1]
Ten of those 15 years were spent in solitary confinement.[2]
Hücre hapsi, küçük, aydınlatılmamış bir dolaptı.
Solitary confinement was a small unlit closet.