captive

/ˈkæptɪv/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"captive" kelimesinin Türkçesi: surgun, tutsak, mahpus, esir, esir. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsurgun
Geneltutsak
Genelmahpus
Genelesir
Genelesir
Genelbaskı altında
Genelkayıt altında
Genelesarete ait
Genelbüyülenmiş. captiv'ity esaret
Genelesir düsmüş
Geneltutkunluk. captive audience ABD zoraki dinleyiciler.
Geneltutkun kimse

Görsel

Beton aralıklarından sürgün veren yeşil otların yakın plan doğa fotoğrafıKafasında Minik Bitki Sürgünü Olan Sevimli 3D Animasyon Bebek Karakteri TasarımıBeyaz arka planda kökleri ve yapraklarıyla taze asma sürgünü detayıİzole Beyaz Arka Planda Canlı Yeşil Yapraklı Doğal Bitki Sürgünü

Tanım

•a person held in the grip of a strong emotion or passion
•giving or marked by complete attention to

Diğer Dillerde

Fransızcacaptif, captive
Rusçaпле́нная, пле́нник, пле́нница, пле́нный, у́зник, у́зница
Arapçaأَسِير, أَسِيرَة, مَحْبُوس, مَحْبُوسَة
Azericeəsir
Kazakçaтұтқын
Özbekçeasir, bandi, tutkun
Tatarcaәсир
Felemenkçegevangen, gevangene
Portekizcecativo, prisioneiro
Yunancaδεσμώτης
Korece포로
İsveççefånge
Ukraynacaбра́нець, бра́нка, в'я́зень, полоне́на, полоне́ний, поло́нений
Çekçezajatec, zajatkyně, zajatý
Macarcafoglyul ejtett, fogoly, fogságba esett, fogva tartott, rabul ejtett
İbraniceשָׁבוּי, שְׁבוּיָה
Latincecaptīvus, captus
Dancafange
Vietnamcangười tù binh

Etimoloji

Inherited from Middle English captif; derived from Latin captīvus, probably through a borrowing from a Middle French intermediate. Ultimately from Proto-Indo-European *kap- (“seize, hold”). Doublet of caitiff.

Kelime Ailesi

captivance
captive audience
captive audience meeting
captive bead ring
captive bolt pistol
captive candidate
captive insurer
captive nation
captive portal
captively
encaptive
recaptive
semicaptive
take captive

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
engrossed
imprisoned
prisoner
enwrapped
intent
rapt

Örnek Cümleler

Tom esir alındı.
Tom has been taken captive.
Meçhul Tutsaklar.
Immortal Captives.
Bütün esirleri öldür.
Kill all the captives.
Tom hâlâ esir tutuluyor.
Tom is still being held captive.
Üçüncü kurstan askere çağrıldı.
The third captive was pardoned.
Kádár tutuklananlar arasındaydı.
The Indian pretender was among the captives.
Tom neredeyse bir yıl esir tutuldu.
Tom was held captive for almost a year.
20:3 Esir kadın kanunlarına uy Deut.
20:3 Keep the laws of the captive woman — Deut.
Alaeddin Halaci tüm esirleri öldürür.
As a revenge, they kill all their captives.
70) Liu Penzi - esir Çin İmparatoru (ö.
AD 70) Liu Penzi, captive "Emperor" of China (d.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.
But most of us don't have the luxury of a captive audience.
Slavlar, esirlerini Selaniklilere sattı.
The Slavs, on the other hand, sold their captives to the Thessalonians.