assail

/əˈseɪl/2 hece
EN → TR
"assail" kelimesinin Türkçesi: saldırmak, üzerine atılmak, üzerine varmak, hücum etmek, hamle etmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsaldırmak
Genelüzerine atılmak
Genelüzerine varmak
Genelhücum etmek
Genelhamle etmek
Geneltecavüz etmek
Geneldil uzatmak assailable tecavüz edilebilir. assailant saldırgan kimse
Genelmütecaviz kimse.

Tanım

•attack in speech or writing

Diğer Dillerde

Almancaangreifen
Fransızcaassaillir
İtalyancaassalire
Rusçaнапада́ть, напа́сть
Kazakçaтиісу, шүйілу
Portekizceinvestir
Japonca襲撃する
Latinceincessō, īnstō
Bulgarcaнападам, нахвърлям се
Oksitancaassalir

Etimoloji

From Middle English assailen, from Old French assaillir, assalir, from Late Latin assalīre, from Latin ad (“at, towards”) + salīre (“jump”). See also assault.

Kelime Ailesi

assailable
assailant
assailer
assailment
reassail
unassailability
unassailed
unassailing

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Allah onları kahretsin!
God assail them!
Hay Allah kahredesiler!
God assail them!
ALLAH onları mahkum eder.
God assail them!
2) Saldırganı yönlendirme
2) Leading the assailant
Polis saldırganları arıyor.
Police are searching for the assailants.
Saldırgan bir maske takıyordu.
The assailant was wearing a mask.
Allah onların canlarını alsın.
God assail them!
Sami saldırganlarından kaçamadı.
Sami couldn't run away from his assailants.
Allah belalarını versin onların!
God assail them!
Olayın failleri hala yakalanamadı.
His assailants remain at large.
Saldırganını vurdu ama onu öldürmedi.
He shot his assailant but didn't kill him.
Saldırganların hiçbiri tespit edilemedi.
None of the assailants have been identified.