apron
"apron" kelimesinin Türkçesi: peştamal, göğüslük, önlük, önlük, tiyatro sahnesinin ön kısmı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpeştamal
Genelgöğüslük
Genelönlük
Genelönlük
Geneltiyatro sahnesinin ön kısmı
Genel(hav.) hangarın önündeki beton saha
Genelmakinelerin üzerindeki koruyucu metal kapaklar
Genelkayışlı taşıyıcı
Genelbuzul eteği
Genelörtü. tied to her apron strings aşırı derecede annesine veya karısına bağlı. aproned önlüklü.
Genelönlük gibi kullanılan şey
Tanım
•a paved surface where aircraft stand while not being used
Diğer Dillerde
Fransızcaavant-scène, piste, tablier, tarmac
İspanyolcadelantal, excusalí, mandil
İtalyancagrembiule, piazzale
Rusçaпере́дник, фа́ртук
Arapçaمِئْزَر, مِرْيَلة, مِرْيَلَة, وِزْرَة
Farsçaپیش بند
Azericeönlük
Kazakçaалжапғыш, алжапқыш, фартук
Özbekçefartuk
Tatarcaалъяпкыч
Felemenkçeschort
Portekizceavental
Yunancaποδιά
Korece앞치마
Lehçefartuch
Ukraynacaфа́ртух
Hintçeएप्रन, तहबन्द
Finceasemataso, esiliina, essu, platta, ramppi, välly
Çekçezástěra
Rumenceșorț
Macarcakötény
İbraniceסִינָר
Latincelīmus, subligāculum
Dancaforklæde, forplads
Norveççeforkle, oppstillingsplass
Etimoloji
Rebracketing of napron (a napron → an apron), from Middle English naperoun, napron, apron, from Old French napperon, diminutive of nappe (“tablecloth”), from Latin mappa (“napkin”). For other similar cases of rebracketing, see adder, daffodil, newt, nickname, orange, trickle, umpire.
Kelime Ailesi
apron dance
apron flashing
apron sink
apron skirt
apron string
aproned
aproneer
apronful
apronless
apronlike
balloon apron
beaproned
butcher's apron
green apron
Hottentot apron
khoikhoi apron
naked apron
unaproned
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Önlüğünü giy.
Put on your apron.
Apron görünümü
Apron view
Bir önlük giydim.
I put on an apron.
Tom bir önlük giydi.
Tom put on an apron.
Lütfen bu önlüğü giy.
Please put on this apron.
Genel havacılık apronu
General aviation apron
- Sessiz ol. Önlüğü çıkar.
Take off that apron.
Mary önlüğüyle ellerini sildi.
Mary wiped her hands on her apron.
Annemin kırmızı bir önlüğü var.
My mother has a red apron.
Mary gözlerini önlüğüyle sildi.
Mary wiped her eyes with her apron.
Annem mutfakta bir önlük giyiyor.
Mother is in the kitchen wearing an apron.
Mary ellerini önlüğünde kuruladı.
Mary dried her hands on her apron.