köken: From Middle High German bürgerschaft, equivalent to Bürger (“citizen”) + -schaft (“-ship, -ry”). The sense “municipal parliament” after Middle Low German börgerschop (“municipal council”). Compare also Dutch burgerschap.
14.000 Personen wurden aus der Staatsbürgerschaft entlassen. — 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
citizenship (state of being a citizen) · citizenry, i.e. the citizens of a region · the exercise of rights and duties attributed to a citizen; civism, civic engagement
çekim: çoğul cidadanias
köken: From cidadão (“citizen”) + -ia (“-y”).
Caio então propôs uma lei que garantia cidadania a aliados italiotas. — Gaius ardından Roma'nın İtalyan müttefiklerine yurttaşlık hakları bağışlayacak bir yasa tasarısı önerdi.
köken: From 公民 (kōmin, “citizen”) + 権 (-ken, “right”).
真剣な思考と成熟した目的とされるものの 領域外として扱われているのです 手短に言えば 世界を変えようという 動機を前にして — Sanki yurttaşlık bilinci ciddi ve aklı başında yetişkinlerin ilgi alanından cıkmış bir çocuk oyuncağıdır.
köken: Sino-Korean word from 公民權, from 公民 + 權, with compound/genitive tensing applied.
그 결과, 시민 정신은 진지한 사유와 성숙한 목적을 지향하는 세계 밖에 있는 것으로 간주됩니다. — Sanki yurttaşlık bilinci ciddi ve aklı başında yetişkinlerin ilgi alanından cıkmış bir çocuk oyuncağıdır.
demography: the study of the characteristics of human populations, especially with regards to their makeup and fluctuations and the social causes behind these · residency: the condition of being a resident of a particular place
çekim: çoğul kependudukan-kependudukan
köken: Circumfixed penduduk + ke- -an or duduk + ke- -an + peng-, calque of Dutch bevolkingsleer (“demography”).