yetişkinlik

noun
TR → EN
"yetişkinlik" kelimesinin İngilizcesi: adulthood, adulthood. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneladulthoodnoun
Geneladulthood

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yetişkinliği

Tanım

•Yetişkin olma durumu

Diğer Dillerde

AlmancaErwachsenenalter (nötr)
adulthood, adult age
çekim: çoğul Erwachsenenaltern · tamlayan Erwachsenenalters
Die Presse redet über die Zeitverschiebung des Erwachsenwerdens. — Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
Fransızcaâge adulte, majorité (eril) /aʒ a.dylt/
majority, legal adulthood (age from which one is considered an adult)
eş: majorité, maturité, nubilité
Les journaux parlent de décalage des phases de la maturité. — Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
İspanyolcaadultez, edad adulta (dişil) /adulˈteθ/
adulthood
çekim: çoğul adulteces
köken: From adulto + -ez.
Los periódicos hablan sobre cambios en la línea del tiempo de la adultez. — Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
Rusçaзрелость (dişil) /ˈzrʲeɫəsʲtʲ/
ripeness, maturity
çekim: çoğul зре́лости · tamlayan зре́лости
köken: зре́лый (zrélyj) + -ость (-ostʹ)
В газетах пишут о смещении временных рамок взросления. — Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
аттеста́т зре́лости
Felemenkçevolwassenheid (dişil)
adulthood
eş: maturiteit, rijpheid
köken: From volwassen (“full grown, adult”) + -heid (“-hood”).
Kranten hebben het over de veranderende klok van volwassenheid. — Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
Portekizcefase adulta, idade adulta
O Kenny nasceu e conseguiu chegar à idade adulta. — Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.
Japonca成人であること
研究者でさえ 20代はまだモラトリアム期間だとか — Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
İsveççevuxendom, vuxenhet
adultness
çekim: tamlayan vuxenhets
köken: From vuxen + -het.
Tidningarna pratar om att vuxendomen schemaläggs annorlunda. — Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
Lehçedorosłość (dişil) /dɔˈrɔ.swɔɕt͡ɕ/
adulthood
çekim: tamlayan dorosłości
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *de Proto-Balto-Slavic *da Proto-Slavic *do Proto-Slavic *do- Old Polish do- Polish do- Proto-Indo-European *h₃er-der.? Proto-Slavic *orsti Old Polish róść Polish róść Proto-Indo-European *-né-der. Proto-Slavic *-nǫti Polish -nąć Polish rosnąć Polish dorosnąć Proto-Indo-European *-lós Proto-Slavic *-lъ Old Polish -ły Polish -ły Polish dorosły Proto-Indo-European…
Gazety mówią o zmianach w harmonogramie dorosłości. — Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
adulthood
çekim: çoğul वयस्कताएँ
köken: वयस्क (vayask) + -ता (-tā)
Finceaikuisikä, aikuisuus, täysi-ikäisyys /ˈɑi̯kui̯sˌikæ/
adulthood (time of life)
çekim: çoğul aikuisiät · tamlayan aikuisiän
köken: aikuinen + ikä
Çekçedospělost (dişil) /ˈdospjɛlost/
adulthood · maturity
çekim: çoğul dospělosti · tamlayan dospělosti
köken: From dospělý + -ost.
V novinách čteme o změněném rozvrhu dospívání. — Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
Rumencematuritate, vârstă adultă (dişil) /ma.tu.riˈta.te/
maturity
çekim: tamlayan maturități
zıt: imaturitate
köken: Borrowed from French maturité, from Latin mātūritās. Equivalent to matur + -itate.
În ziare se vorbește despre schimbarea calendarului de maturitate. — Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
İbraniceבַּגְרוּת
עיתונים מדברים על שינויים בלוח הזמנים של הבגרות. — Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
Latinceadulta aetas
Endonezcedewasa /dɛˈwasa/
adult
çekim: karşılaştırma lebih dewasa · üstünlük paling dewasa
köken: From Malay dewasa, from Classical Malay dewasa, from Javanese ꦢꦶꦮꦱ (diwasa, “adult”), from Old Javanese diwasa (“day; time”), from Sanskrit दिवस (divasa, “day”). Displaced native matang in mature animal or adulthood sense.
Satu-satunya anak Catharina yang hidup sampai dewasa hanyalah Putri Mary. — Catherine'in yetişkinlik dönemine ulaşabilen tek çocuğu I. Mary olmuştu.
Bengalceসাবালকতা, সাবালকত্ব
Esperantoadolteco, plenaĝo /adolˈtet͡so/
adulthood
zıt: infaneco
köken: Etymology tree Latin adolēscō Latin adultuslbor. French adulteder. ▲ Latin adultusbor. Italian adultoder. ▲ French adultebor. English adultder. Esperanto adolto Latin -ia Latin -itia Italian -ezzabor. Esperanto -eco Esperanto adolteco From adolto (“adult”) + -eco (“abstract quality”).

Etimoloji

yetişkin + -lik

Örnek Cümleler

İleri yetişkinlik
Older adulthood
Geç yetişkinlikte, 40 yaş sonrasında görülür.
Those that affect adults tend to appear after age 40.
Fadıl yetişkinlik dönemi boyunca onu yapmaya devam etti.
Fadil continued to do that throughout his adult life.
Birkaç yıl içinde de yetişkinlikteki renklerine kavuşurlar.
They attain their adult coloration after several years.
Ergenlik çocukluk ve yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir.
Adolescence is a period of transition between childhood and adulthood.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
Newspapers talk about the changing timetable of adulthood.
Yetişkinlik çağı eserleri opera sanatının klasikleri sayılmaktadır.
Programs of an Orchestra Season Qualities of Works of Modern Men.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.
Kenny was born. He actually made it to adulthood.
Beşikte ve yetişkinlikte insanlara konuşacak ve iyilerden olacaktır.
He shall speak to men in the cradle, and of age, and righteous he shall be.'
Ancak geç yetişkinlik döneminde bu yeteneklerde bir düşüş olacaktır.
However, during late adulthood, there will be a decline in these abilities.
Yetişkinlik döneminde kendisini “Gottfried von Leibniz” olarak tanıttı.
As an adult, Leibniz often introduced himself as "Gottfried von Leibniz".
Yetişkinlik döneminde, farklı zamanlarda Forrest’ın hayatına girip çıkar.
She re-enters Forrest's life at various times in adulthood.
yetişkinlik ile daha fazla örnek cümle →