yetişkinlik ile cümle

yetişkinlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ergenlik çocukluk ve yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir.Adolescence is a period of transition between childhood and adulthood.
Fadıl yetişkinlik dönemi boyunca onu yapmaya devam etti.Fadil continued to do that throughout his adult life.
Pek evlenmemiş Japonlar gibi, OL'ler genellikle anne-babalarıyla erken yetişkinlik durumunda yaşar.Like many unmarried Japanese, OLs often live with their parents well into early adulthood.
Yetişkinlik döneminde, farklı zamanlarda Forrest’ın hayatına girip çıkar.She re-enters Forrest's life at various times in adulthood.
"Çocukluk Kötü Muamele Erken Yetişkinlik döneminde Kişilik Bozuklukları için Riskini Artırır"."Childhood Maltreatment Increases Risk for Personality Disorders During Early Adulthood".
Yetişkinlik döneminde kendisini “Gottfried von Leibniz” olarak tanıttı.As an adult, Leibniz often introduced himself as "Gottfried von Leibniz".
Geç yetişkinlikte, 40 yaş sonrasında görülür.Those that affect adults tend to appear after age 40.
Birkaç yıl içinde de yetişkinlikteki renklerine kavuşurlar.They attain their adult coloration after several years.
Yetişkinlik çağı eserleri opera sanatının klasikleri sayılmaktadır.Programs of an Orchestra Season Qualities of Works of Modern Men.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Newspapers talk about the changing timetable of adulthood.
Fakat gerçekte yüzde 65 yetişkinlikte olanlarda bile bir boynuz yapısı yoktu.But the actual subadult at 65 percent had no crest at all. So this was interesting.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Kenny was born. He actually made it to adulthood.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.But at no point does it return to the levels we see in early adulthood.
Beşikte ve yetişkinlikte insanlara konuşacak ve iyilerden olacaktır.He shall speak to men in the cradle, and of age, and righteous he shall be.'
salihlerden olarak beşikte iken ve yetişkinlik halinde insanlara (peygamber sözleri ile) konuşacak.He shall speak to men in the cradle, and of age, and righteous he shall be.'
Ancak geç yetişkinlik döneminde bu yeteneklerde bir düşüş olacaktır.However, during late adulthood, there will be a decline in these abilities.
Kişiler ergenlik ve genç yetişkinlik dönemlerindeki çoğu kişisel olayları hatırlama eğilimindedir.People tend to recall many personal events from adolescence and early adulthood.
İleri yetişkinlikOlder adulthood
Enfeksiyon için risk faktörleri arasında erkek cinsiyet, yetişkinlik ve açık hava erişimi yer alır.Risk factors for infection include male sex, adulthood, and outdoor access.
Yetişkinlikte miyop Erken yetişkinlikte, 20 ila 40 yaşları arasında başlar.Die im frühen Erwachsenenalter entstandene Kurzsichtigkeit entsteht im Alter zwischen 20 und 40 Jahren.
Bu bilinç, ilk defa ergenlik ya da yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabilmektedir.Gelegentlich tritt dieses Bewusstsein erst in der Pubertät oder im Erwachsenenalter auf.
Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir.Le passage de l'adolescence à l'âge adulte...
Diğer çocukluk incilleri gibi, İsa'nın yetişkinlik döneminden önceki yıllarını konu edinmektedir.Comme tous les enfants, Jésus a perdu à un certain âge ses dents de lait.
Birkaç yıl içinde de yetişkinlikteki renklerine kavuşurlar.Solo dopo alcuni anni raggiungono la colorazione tipica degli adulti.
Tedavi olmadan, hastaların sadece % 30'u yetişkinlik yaşına ulaşa bilirdi.Без лечения только 30 % больных достигали взрослого возраста.
Pek evlenmemiş Japonlar gibi, OL'ler genellikle anne-babalarıyla erken yetişkinlik durumunda yaşar.Как и многие незамужние японки, офис-леди обычно живут со своими родителями.
Geç yetişkinlikte, 40 yaş sonrasında görülür.تقدم عمر الأم؛ خاصة بعد عمر الأربعين.
Tedavi olmadan, hastaların sadece % 30'u yetişkinlik yaşına ulaşa bilirdi.لم تعرف الامرأة بإمكانية الحصول على اجهاض 5٪.
Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir.Adolescência é a fase que marca a transição entre a infância e a idade adulta.
Pek evlenmemiş Japonlar gibi, OL'ler genellikle anne-babalarıyla erken yetişkinlik durumunda yaşar.Como muitos solteiros japoneses, as OLs frequentemente vivem com seus pais mesmo depois de adultos.
Çoğu zaman yetişkinlik terimiyle eşanlamlı olarak kullanılsa da ikisi aslında farklı kavramlardır.É geralmente considerado como a mesma coisa que idade adulta, ainda que sejam conceitos diferentes.
Bu on dört çocuktan dokuz tanesine yetişkinliklerini görebildiler.Van de kinderen haalden er negen de volwassen leeftijd.
Yetişkinlik yıllarında kovboy, sığırtmaç, çiftçi ve mevsimlik işçi olarak çalışmıştı.Od dzieciństwa pracował, m.in. jako pastuch, robotnik rolny i pracownik kopalni.
Bu on dört çocuktan dokuz tanesine yetişkinliklerini görebildiler.Wieku dorosłego dożyło 9 z nich.
11 yaşına geldikleri zaman, çocuklar genç yetişkinlik seviyesinde çocukluk amnezisi sergilemeye başlarlar.Ve věku 11 let děti vykazují úroveň dětské amnézie mladých dospělých.
Yetişkinlik döneminde kendisini “Gottfried von Leibniz” olarak tanıttı.Ως ενήλικας, Ο Λάιμπνιτς παρουσιαζόταν ο ίδιος συχνά ως «Gottfried von Leibniz».
Geç yetişkinlikte, 40 yaş sonrasında görülür.Η πρεσβυωπία, εμφανίζεται σε μεσήλικες, ηλικίας 40 και άνω ετών.
Bu bilinç, ilk defa ergenlik ya da yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabilmektedir.Κατά κανόνα η υπερυπνία διαγιγνώσκεται για πρώτη φορά στην εφηβική ηλικία ή τη νεαρή ενηλικίωση.
Catherine'in yetişkinlik dönemine ulaşabilen tek çocuğu I. Mary olmuştu.Satu-satunya anak Catharina yang hidup sampai dewasa hanyalah Putri Mary.
Bu bilinç, ilk defa ergenlik ya da yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabilmektedir.Ám sợ xuất hiện lần đầu thường ở tuổi thanh thiếu niên hoặc ở tuổi trưởng thành.
Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir.ここで大人時代と子供時代を行き来することができる。
Geç yetişkinlikte, 40 yaş sonrasında görülür.후기 성인 근시는 40세 이후에 발병할 수 있다.
Yetişkinlik döneminde kendisini “Gottfried von Leibniz” olarak tanıttı.בשנות חייו הבוגרים, לייבניץ הציג את עצמו לעיתים קרובות כ"גוטפריד פון לייבניץ".
Cinsel saldırıya uğrayan çocuklar sıklıkla sorunlu bir yetişkinlik dönemi yaşarlar.Emotivni problemi mladih ljudi često su problemi odrastanja.
Yetişkinlikte miyop Erken yetişkinlikte, 20 ila 40 yaşları arasında başlar.Oskoruša začína plodiť vo veku 10 až 20 rokov.
Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir.Paauglystė – individo amžiaus tarpsnis tarp vaikystės ir suaugusiojo amžiaus.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.Aber zu keinem Zeitpunkt werden die Niveaus erreicht, die wir im frühen Erwachsenenalter beobachten.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.Dar ea nu va ajunge niciodată la nivelurile observate la adulţii foarte tineri.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.De semmiképp nem tér vissza ahhoz a szinthez, amit a korai felnőttkorban figyelhetünk meg.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.하지만 어느 지점을 봐도 이 선은 다시 성인초기의 수준으로 내려가지는 않습니다.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.Maar er is geen punt waarop het terugkeert naar de niveaus die we in de vroege volwassenheid zien.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.Mais à aucun point la courbe ne revient aux niveaux que nous voyons au début de l'âge adulte.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.Mas em nenhum ponto ela volta aos níveis que vemos no início da idade adulta.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.Nhưng không có thời điểm nào nó trở lại đến mức độ mà ta thấy ở đầu tuổi trưởng thành.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.Tapi tidak ada titik kembali ke tingkat yang kita lihat pada dewasa awal.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.Ωστόσο σε κανένα σημείο δεν επιστρέφει στα επίπεδα που βλέπουμε στους νεαρούς ενήλικες.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.Але за жодних умов він не повертається до рівнів, які ми спостерігаємо в старшому підлітковому віці.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.Но не съществува точка, в която се връща до нивата, които виждаме в ранна възраст на пълнолетие.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.Но это ухудшение даже близко не подходит к тому уровню, что мы наблюдаем в ранней зрелости.
Ancak hiç bir zaman yetişkinlik başlangıcındaki seviyeye kadar uzanmıyor.אך בשום שלב זה לא חוזר לרמות שאנו רואים בגיל ההתבגרות.

İlgili Sayfalar