çekim: geçmiş reformé · ortaç reformado · şimdiki reforma
köken: Borrowed from Latin reformāre.
aile: reforma, reformatorio
Pero lo que hizo fue tomar su mayor fortaleza y recomponer su trabajo para aprovecharla al máximo. — Ancak yaptığı şey en güçlü özelliklerini alıp, ve mümkün olduğunca kullanmak üzere yeniden şekillendirmekti.
köken: Borrowed from Latin corrigere but adapted to the inherited reggere.
Rusçaпреобразова́ние, рефо́рма, реформи́ровать
Когда люди говорят о шоке пересмотра, это буквально пере-смотр, пере-установка того, как вы думаете. — Bu edebi olarak-- farketmenin yaşattığı şok, düşünme şeklinizi yeniden şekillendirmek --
Arapçaإِصْلَاح
حرفياً -- عندما يتكلم الناس عن صدمة الاعترف انها حرفيا إعادة الإدراك ، إعادة توصيل طريقة تفكيرك — Bu edebi olarak-- farketmenin yaşattığı şok, düşünme şeklinizi yeniden şekillendirmek --
이 말 그대로 -- 사람들이 인식의 충격에 대해 말할 때, 이건 정말로 다시 인식하는 것, 당신이 어떻게 생각하는지를 다시 쓰는 겁니다 -- — Bu edebi olarak-- farketmenin yaşattığı şok, düşünme şeklinizi yeniden şekillendirmek --
to reform (to put into a new and improved form or condition) · to be reformed
çekim: geçmiş reformowano · şimdiki reformuje
köken: Internationalism; compare English reform, French réformer, German reformieren, ultimately from Latin refōrmō + -ować.
aile: reformowalny, reformowany
Ukraynacaреформува́ти
Але вона робила це для того, щоб використати свої найсильніші сторони настільки, наскільки це було можливим. — Ancak yaptığı şey en güçlü özelliklerini alıp, ve mümkün olduğunca kullanmak üzere yeniden şekillendirmekti.
to improve, get better · to heal, mend, get well/better, recover, recuperate
çekim: geçmiş parantunut · şimdiki parantuu · ulaç parantuva
köken: parantaa (“to improve, make better”) + -ua (passive verb)
aile: parannuttaa, parantuminen
Mutta hän otti vahvuutensa ja alkoi käyttää niitä niin paljon kuin mahdollista. — Ancak yaptığı şey en güçlü özelliklerini alıp, ve mümkün olduğunca kullanmak üzere yeniden şekillendirmekti.
La lumina acestor revelații Elizabeth este nevoită să-și revizuiască sentimentele față de Darcy. — Bu mektup Elizabeth’in Darcy’ye de Wickham’a da olan duygularını yeniden şekillendirmesine neden olur.
İbraniceרֶפוֹרְמָה
זה, פשוטו כמשמעו -- כשאנשים מדברים על ההלם שבהכרה, זה פשוטו כמשמעו הכרה מחדש, לחווט מחדש את האופן בו חושבים -- — Bu edebi olarak-- farketmenin yaşattığı şok, düşünme şeklinizi yeniden şekillendirmek --
Nhưng cô ấy đã sử dụng thế mạnh của bản thân, thay đổi công việc để tận dụng chúng một cách tối đa. — Ancak yaptığı şey en güçlü özelliklerini alıp, ve mümkün olduğunca kullanmak üzere yeniden şekillendirmekti.
Cho nên không những là ta không chịu cải cách chính thể của ta cho hợp thời mà lại còn làm những điều ngang-ngạnh để cho chóng hỏng việc.