Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yatıştırıcı

yatıştırıcı

adj
C2 seviye
TR → EN
"yatıştırıcı" kelimesinin İngilizcesi: soothing, calming, sedative, tranquilizer, sedative. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsoothingadj
Genelcalmingadj
Genelsedativeadj
Geneltranquilizernoun
Genelsedative
Genelanodyne
Genelsooth
Genelataractic
Geneldemulcent
Genellenitive

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yatıştırıcıyı
Yönelme (-e)yatıştırıcıya
Bulunma (-de)yatıştırıcıda
Çıkma (-den)yatıştırıcıdan
Tamlayan (-in)yatıştırıcının
Çoğul (-ler)yatıştırıcılar

Tanım

•Ağrıyı, sızıyı gideren (ilâç), müsekkin
•Yatışma özelliği olan, yatıştıran, sakinleştiren
•Ağrıyı, sızıyı gideren ilaç; müsekkin
•Yatışma özelliği olan; yatıştıran; sakinleştiren

Diğer Dillerde

present participle of beruhigen
çekim: karşılaştırma beruhigender · üstünlük am beruhigendsten
zıt: beunruhigend
Anwendungen: Der Droge wird eine gewisse harntreibende Wirkung nachgesagt. — DEFNE : Hafif bir uyuşturucu olan defnenin yatıştırıcı etkisi vardır.
eine beruhigende Atmosphäre
ein beruhigender Einfluss
eine beruhigende Wirkung
Fransızcaapaisant, pacifiant, rassurant, sédatif /a.pɛ.zɑ̃/
present participle of apaiser
eş: calmant, lénifiant, rassurant
Demandez à la Bank of America une tasse apaisante d'argent instantané — Yardıma hazır Amerikan bankasının yatıştırıcı ve kolay parasından isteyin
sedative
çekim: çoğul sedantes
eş: sedativo
köken: From sedar + -ante.
- ¡Ya no quedan! — - Yatıştırıcı! - Başka kalmadı!
İtalyancacalmante (eril) /kalˈman.te/
present participle of calmare
çekim: çoğul calmanti
eş: sedativo, tranquillante, sonnifero, ansiolitico, ipnotico, narcotico
- Sedativi! — - Yatıştırıcı!
Rusçaуспокоительный, успокаивающий
- Успокоительное! — - Yatıştırıcı!
Arapçaمُسَكِّن, مُهَدِّئ
في الثالثة والرابعة من عمري كنت استمتع بصوتها الهادىء .. — Şüphesiz ki 3-4 yaşlarındaki ben onun yatıştırıcı ses tonunu dinliyordum.
Kazakçaтыныштандыратын дәрі-дәрмек
present participle of geruststellen
Het management was zeer kort via de telefoon bij het ontbijt-tijd, en nam een veel van rustgevende. — Yönetimi kahvaltı anda telefon üzerinden son derece kısa ve öz, ve bir sürü aldı yatıştırıcı,.
Portekizcealiviante (eril) /a.li.viˈɐ̃.t͡ʃi/
alleviant (that which alleviates)
çekim: çoğul aliviantes
- Sedativos! — - Yatıştırıcı!
sedative, tranquilizer
çekim: çoğul ηρεμιστικά · tamlayan ηρεμιστικού
-Ηρεμιστικά! — - Yatıştırıcı!
Japonca鎮静剤 /t͡ɕĩɰ̃se̞ːza̠i/
painkiller · tranquilizer, sedative
eş: 痛み止め
köken: 鎮静(ちんせい) (chinsei, “tranquility”) + 剤(ざい) (-zai, “drug”).
母の心地良い声音を聞いているだけでした。 でも、同時にわたしは人生最初の活動家運動のレッスンを受けていたことになります。 — Şüphesiz ki 3-4 yaşlarındaki ben onun yatıştırıcı ses tonunu dinliyordum.
Korece진정제 /ˈt͡ɕi(ː)ɲd͡ʑʌ̹ŋd͡ʑe̞/
tranquilizer
köken: Sino-Korean word from 鎭靜劑, from 鎭靜 + 劑.
제가 3살인가 4살인가 했던 때였죠. 저는 분명히 엄마의 부드러운 목소리를 듣고 있었습니다. — Şüphesiz ki 3-4 yaşlarındaki ben onun yatıştırıcı ses tonunu dinliyordum.
present participle of lätta
-Lugnande! — - Yatıştırıcı!
Lehçekojący, środek uspokajający, uspokajający /kɔˈjɔn.t͡sɘ/
active adjectival participle of koić
- Znieczulenie. — - Yatıştırıcı!
Ukraynacaзаспокійливе, заспокі́йливий, заспокійливий засіб, седати́вний
І, звичайно, в три-чотири роки, я слухала заспокійливий звук її голосу. — Şüphesiz ki 3-4 yaşlarındaki ben onun yatıştırıcı ses tonunu dinliyordum.
soothing, relieving
çekim: karşılaştırma helpottavampi · üstünlük helpottavin
köken: helpottaa + -va
aile: helpottavasti
-Rauhoittavia lääkkeitä! — - Yatıştırıcı! - Başka kalmadı! Hepsini son çocukta kullandık!
Çekçekonejšící, konejšivý, sedativní, sedativum, uklidňující /ˈkonɛjʃɪviː/
comforting, soothing
çekim: karşılaştırma konejšivější · üstünlük nejkonejšivější
než odhadovaných 70 000–85 000 osob užívajících buprenorfin ve Francii. — yatıştırıcılar veya alkolle birlikte bulunmuştur.
Macarcamegnyugtató, nyugtatószer /ˈmɛɡɲuktɒtoː/
present participle of megnyugtat
çekim: karşılaştırma megnyugtatóbb · üstünlük legmegnyugtatóbb
köken: megnyugtat + -ó
miatti halálesetekről, vagy csak nagyon kis számokat közöltek. — yatıştırıcılar veya alkolle birlikte bulunmuştur.
Latincedēlēnificus
Dancaberoligende, lindrende
- Beroligende! — - Yatıştırıcı!
Endonezceobat penenang /ˌo.bat pə.nəˈnaŋ/
sedative
çekim: çoğul obat-obat penenang
köken: Compound of obat (“drug, medicine”) + penenang (“calmer, that which calms down”).
Dan sudah pasti, pada usia tiga dan empat tahun, saya mendengar suara ibu yang menyejukkan. — Şüphesiz ki 3-4 yaşlarındaki ben onun yatıştırıcı ses tonunu dinliyordum.
Vietnamcalàm dịu
Và chắc rằng khi lên ba lên bốn, tôi lắng nghe giọng nói dỗ dành của bà. — Şüphesiz ki 3-4 yaşlarındaki ben onun yatıştırıcı ses tonunu dinliyordum.
Bulgarcaоблекчаващ, сънотворен, успокоителен, успокояващ
Попитайте в Американската банка за буркан с укрепяващи бързи пари. — Yardıma hazır Amerikan bankasının yatıştırıcı ve kolay parasından isteyin
Slovakçasedatívny, sedatívum
A jasné, keď som mala tri alebo štyri roky, počúvala som hlavne tíšivý zvuk jej hlasu. — Şüphesiz ki 3-4 yaşlarındaki ben onun yatıştırıcı ses tonunu dinliyordum.
Katalancasedant /səˈðant/
sedative · soothing
çekim: çoğul sedants
köken: Borrowed from Latin sēdantem (“setting”), present active participle of sēdō (“to settle, calm, assuage”).
Galceesmwythydd, tawelydd (eril) /ɛsˈmʊɨ̯θɨ̞n/
soothing · analgesic, palliative, lenitive
köken: Possibly from esmwyth (“soft, tender”) + -ydd.
Arnavutçaqetësuese
Esperantotrankviligilo

Etimoloji

yatıştır- (“to soothe”) + -ıcı.

Örnek Cümleler

Yatıştırıcı etkiliyor.
The sedative is taking effect.
Ona bir yatıştırıcı verdim.
I gave him a sedative.
Tom'a bir yatıştırıcı verdim.
I gave Tom a sedative.
Ona hafif bir yatıştırıcı verdim.
I gave him a mild sedative.
Doktor ona bir yatıştırıcı verdi.
The doctor gave her a sedative.
Tom'a hafif bir yatıştırıcı verdim.
I gave Tom a mild sedative.
Bana daha önce hiç yatıştırıcı verilmedi.
I've never been sedated before.
Ve etkisi inanılmaz derecede yatıştırıcı ve huzur vericiydi.
And it was a very calming, peacefull effect.
Şüphesiz ki 3-4 yaşlarındaki ben onun yatıştırıcı ses tonunu dinliyordum.
And surely, at three and four years old,
Alkol bir yatıştırıcı ve beyine yaptığı etkileri 5 dakika içinde görmek mümkün.
Alcohol is a sedative, and its effects are seen on the brain within 5 minutes.
Anksiyolitik, antikonvülsan, hipnotik, yatıştırıcı ve iskelet kası gevşetici özelliklere sahiptir.
It possesses anxiolytic, anticonvulsant, hypnotic, sedative and skeletal muscle relaxant properties.
yatıştırıcı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod