Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yaralama

yaralama

C2 seviye
TR → EN
"yaralama" kelimesinin İngilizcesi: lacerate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellacerate

Tanım

•isim: Yaralamak işi; cerh

Diğer Dillerde

Fransızcalacérer /la.se.ʁe/
lacerate (to tear, rip or wound)
çekim: geçmiş lacéré · ortaç lacéré · şimdiki lacère · ulaç lacérant
Elle ne réussit qu'à le blesser. — Ancak onu yaralamayı başardı.
İspanyolcalacerar /laθeˈɾaɾ/
to cut, lacerate
çekim: geçmiş laceré · ortaç lacerado · şimdiki lacera
köken: Borrowed from Latin lacerāre.
Por eso la destrucción corporal no te ha hecho daño. — Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.
Rusçaраздирать, ра́нить, рвать /rəzʲdʲɪˈratʲ/
to tear up · to tear (apart), to rend, to split
çekim: geçmiş раздира́вший · ortaç раздира́вший · şimdiki раздира́ет · ulaç раздира́ющий
eş: разрыва́ть
köken: раз- (raz-) + -дира́ть (-dirátʹ)
aile: раздира́ться, разодра́ться, раздира́ющий, раздо́р
Тик-Така удалось только ранить. — Ancak onu yaralamayı başardı.
раздира́емый вну́тренней борьбо́й
войны раздира́ли средневеко́вую Европу
раздира́ть душу/се́рдце кому́-либо
Latincelacerō
Bulgarcaраздирам, разкъсвам
Заради мъртвец да не правите порязвания по месата си, нито да начертавате белези по себе си. Аз съм Господ. — Ölüler için bedeninizi yaralamayacak, dövme yaptırmayacaksınız. RAB benim.

Örnek Cümleler

O seni yaralamadı, değil mi?
He hasn't injured you, has he?
Ancak onu yaralamayı başardı.
He succeeds only in wounding it.
Birini yaralamadan önce Tom'u bulun.
Find Tom before he hurts someone.
Polis silahla yaralamayı soruşturuyor.
The police are investigating the shooting.
22:25 İthaf edilmiş hayvanı yaralama Lev.
22:25 Not to inflict wounds upon dedicated animals — Lev.
Tom ayak bileğini yaralamasaydı kazanırdı.
Tom would've won if he hadn't injured his ankle.
Ben kimseyi asla öldürmedim veya yaralamadım.
I have never killed nor injured anybody.
Hastanın kendini yaralamamasına dikkat edilir.
The main goal is to make sure that patients do not harm themselves.
Tom'un kendini yaralamadığından emin olmalısın.
We must make sure that Tom doesn't hurt himself.
Kendini yaralamadan önce Tom'u durdurmamız gerekiyor.
We need to stop Tom before he hurts himself.
Bu olayı, Otkell'in kazayla Gunnar'ı yaralaması takip eder.
This is followed by Otkell accidentally wounding Gunnar.
Yaralar da kısastır (Her yaralama misli ile cezalandırılır).
But if anyone remits the retaliation by way of charity, it shall be for him an expiation.
yaralama ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod