present participle of befriedigen
çekim: karşılaştırma befriedigender · üstünlük am befriedigendsten
🔊 "Warum fühle ich mich nicht erfüllter? — "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
satisfactory, reasonable (of a satisfactory standard) · satisfying, rewarding
zıt: insatisfaisant, insuffisant, décevant
🔊 Ces réunions de travail en équipe visent à permettre de parvenir à un accord mutuellement satisfaisant. — Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.
satisfactory
🔊 "¿Por qué no me siento más realizado?" — "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
удовлетворительный; удовлетворяющий
🔊 "Почему я не ощущаю большего удовлетворения?" — "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
sufficient; (adverb) enough
köken: From بس (bas) + ـنده (-ande/ande).
aile: بسنده کردن
present participle of bevredigen
🔊 "Waarom voel ik niet meer voldoening? — "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
satisfactory
eş: satisfazente
aile: satisfatoriamente
🔊 O uso da magia é menos importante nesta segunda série. — Bu ikinci yöntemde görüntü kalitesi çok tatminkar değildir.
satisfactory
köken: ικανοποιώ (ikanopoió) + -τικός (-tikós).
🔊 Και γνωρίζω πολύ κόσμο που είναι πολύ πετυχημένος, που λένε, "Γιατί δεν νιώθω πιο γεμάτος; — Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum, "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
Japonca 🔊 満足 /mã̠nd͡zo̞kɯ̟/ happy, satisfying, sufficient, competent
çekim: geçmiş 満足した
zıt: 不足, 不満足
🔊 まるで私は偽物みたい とか — "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
🔊 パレスティナの指導者らは、その問いに対する満足な解答を出さねばならない。
Korece 🔊 만족스럽다 /ma̠ɲd͡ʑo̞ks͈ɯɾʌ̹p̚t͈a̠/ to be satisfactory
köken: 만족(滿足) (manjok) + -스럽다 (-seureopda).
🔊 "왜 더 큰 만족감을 갖지 못할까요? — "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
completely adequate, satisfactory
köken: From Old Swedish fulgodher, equivalent to full + god.
🔊 fullgod kost
🔊 Hon hade fullgoda skäl att frånvara
wystarczająco dobry
eş: dostateczny, możliwy, niezły, OK, satysfakcjonujący, wystarczający
🔊 "Dlaczego nie czuję się bardziej spełniony?" — "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
🔊 "Чому я не відчуваю повноти життя?" — "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
satisfying, satisfactory · average
çekim: karşılaştırma tyydyttävämpi · üstünlük tyydyttävin
aile: epätyydyttävä, tyydyttävyys, tyydyttävästi
satisfactory
çekim: karşılaştırma uspokojivější · üstünlük nejuspokojivější
zıt: neuspokojivý
köken: From uspokojit + -ivý.
🔊 "Proč se necítím více spokojený? — "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
satisfactory
köken: From satisface + -ător.
🔊 Şi întâlnesc o mulţime de oameni de succes, care spun, "De ce nu mă simt mai împlinit? — Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum, "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
present participle of kielégít
çekim: karşılaştırma kielégítőbb · üstünlük legkielégítőbb
köken: kielégít + -ő
aile: kielégítően
🔊 A második axióma már közel sem ilyen természetes. — Bu ikinci yöntemde görüntü kalitesi çok tatminkar değildir.
present participle of tilfredsstille
zıt: utilfredsstillende
🔊 Denne debat endte med en konsensus om, at begge instrumenter generelt kan spille en rolle. — Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.
satisfactory; satisfying
çekim: karşılaştırma lebih memuaskan · üstünlük paling memuaskan
köken: Inherited from Malay memuaskan. By surface analysis, puas + meng- -kan.
good; fine
köken: tốt + đẹp; compare Chinese 美好 (měihǎo).
🔊 Và tôi gặp rất nhiều người thành công, họ nói, "Tại sao tôi không cảm thấy đầy đủ hơn? — Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum, "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
🔊 И срещам доста хора, които са много успешни, които казват "Защо не се чувствам по-удовлетворен? — Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum, "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.
satisfactory
aile: satisfactòriament
acceptable, satisfactory
çekim: karşılaştırma ásættanlegri · üstünlük ásættanlegastur
sufficient, satisfactory
çekim: üstünlük ամենաբավարար
zıt: անբավարար
köken: բավ (bav) + -արար (-arar)
aile: բավարարել, անբավարար
satisfactory
çekim: karşılaştırma უფრო დამაკმაყოფილებელი · üstünlük ყველაზე დამაკმაყოფილებელი
köken: From დააკმაყოფილებს (daaḳmaq̇opilebs) + მ- -ელი (m- -eli).
aile: არადამაკმაყოფილებელი, დამაკმაყოფილებლად