Onun açıklaması hiç bir şekilde tatminkâr değildir.His explanation is by no means satisfactory.
Onun açıklaması hiç bir şekilde tatminkâr değildi.His explanation was by no means satisfactory.
Bu çok tatminkâr.It's very gratifying.
Yine de, ilk zamanlar pek tatminkâr değildi.Still, the first time wasn't too comfortable.
20 yıldan fazla bir süre Erma isimli bir kadınla tatminkâr bir evlilik sürdürmüştür.Por mais de vinte anos, ele manteve um casamento estável e amoroso com uma mulher chamada Erma.
Ancak kimyasal kuram, moleküllerin üç boyutlu yapıları için de tatminkâr bir açıklama yapmıyordu.하지만 화학이론은 3차원 분자구조를 만족스럽게 설명해 줄 수 없었죠.
Ancak kimyasal kuram, moleküllerin üç boyutlu yapıları için de tatminkâr bir açıklama yapmıyordu.Но у теоретической химии не было приемлемого объяснения трёхмерной структуры молекул.
Ancak kimyasal kuram, moleküllerin üç boyutlu yapıları için de tatminkâr bir açıklama yapmıyordu.אך תורת הכימיה לא סיפקה הסבר מספק למבנים התלת-ממדיים של המולקולות.
Ancak kimyasal kuram, moleküllerin üç boyutlu yapıları için de tatminkâr bir açıklama yapmıyordu.ولكن الكيمياء النظرية لم تقدم تفسيراً مرضيا للتركيبات ثلاثية الأبعاد للجزيئات
Her nasılsa. Yine de, ilk zamanlar pek tatminkâr değildi.Ну и, в общем, конечно, в первый раз было нелегко...
Yine de, ilk zamanlar pek tatminkâr değildi.Bár.. elõször nem volt túlságosan kényelmes.
Yine de, ilk zamanlar pek tatminkâr değildi.Beim ersten Mal war uns etwas unwohl.
Yine de, ilk zamanlar pek tatminkâr değildi. Elbette.La primera vez nunca es fácil.
Yine de, ilk zamanlar pek tatminkâr değildi. Elbette.Все пак първия път не беше много сполучливо.
Yine de, ilk zamanlar pek tatminkâr değildi.Maar de eerste keer was het niet zo aangenaam.
Yine de, ilk zamanlar pek tatminkâr değildi.Totuşi, prima dată n-a fost prea bine.
Yine de, ilk zamanlar pek tatminkâr değildi.Tvá první zkušenost, nebyla zrovna příjemná.
Yine de, ilk zamanlar pek tatminkâr değildi.Η πρώτη φορά δεν ήταν και πολύ όμορφη.