solcu
/soɫˈd͡ʒu/
noun
C2 seviye
TR → EN
"solcu" kelimesinin İngilizcesi: leftist, leftist, leftist, leftist. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelleftistnoun
Genelleftistadj
Genelleftist
Genelleftist
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)solcuyu
Yönelme (-e)solcuya
Bulunma (-de)solcuda
Çıkma (-den)solcudan
Tamlayan (-in)solcunun
Çoğul (-ler)solcular
Tanım
•sıfat: Sol görüşlü partilerin yandaşı olan (kimse)
Diğer Dillerde
AlmancaLinke, Linker, linksorientiert, linksstehend /ˈlɪŋkə/
left hand · left (the left side) · left wing
çekim: çoğul die Linken · tamlayan Linker
zıt: Rechte
Ein alter Hut. — Eski bir solcudur.
İspanyolcaizquierdista, izquierdoso /iθkjeɾˈdista/
left-wing, leftish (of political ideologies: favoring political and social equality)
çekim: çoğul izquierdistas
eş: progresista
zıt: derechista
köken: From izquierda + -ista.
Ella es una activista de la derecha, y yo soy una activista de la izquierda. — O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.
İtalyancasinistroide, sinistrorso
leftist (political)
çekim: çoğul sinistroidi
eş: comunista
köken: From sinistra + -oide.
Lei è un'attivista di Destra, mentre io lo sono di Sinistra. — O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.
Rusçaлевый /ˈlʲevɨj/
left, left-hand · port · left-wing, leftist
çekim: karşılaştırma (по)леве́е · üstünlük са́мый ле́вый
zıt: пра́вый
köken: From лево́й (levój) (accent alignment – from пра́вый (právyj) – in pairs closely related in meaning) from Old East Slavic лѣвъ (lěvŭ, “left, wrong, evil”), from Proto-Slavic *lěvъ.
Старая Ушица. — Eski bir solcudur.
Arapçaيَسَارِيّ m يَسَارِيّة
فهي ناشطة من الحزب اليميني ( المحافظون ) وانا ناشطة من حزب اليسار ( الليبراليون ) — O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.
Farsçaچپگرا
Kazakçaсолшыл
leftist
çekim: çoğul солшылдар · tamlayan солшылдың
zıt: оңшыл
köken: сол (sol) + -шыл (-şyl).
aile: солшылдық, ультрасолшыл
verbogen vorm van de stellende trap van links
Een oude tang. — Eski bir solcudur.
Portekizcede esquerda, esquerdista
left, left-wing (pertaining to the political left; liberal)
zıt: de direita, direitista
Ela é uma ativista da Direita, e eu sou uma ativista da Esquerda. — O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.
Yunancaαριστεριστής (eril)
left-winger, leftist
çekim: çoğul αριστεριστές · tamlayan αριστεριστή
Ο Γουίνκ την κυνηγάει και τη χαστουκίζει. — Hasan onu izler ve solcu olduğunu anlar.
İsveççevänster-
Vid valet 1936 hade väljarstödet sjunkit ytterligare. — Bu olaylar yaşanırken 1936 yılında yapılan seçimler sonucu solcular tekrar kazandı.
Lehçelewicowiec, lewicowy (eril) /lɛ.viˈt͡sɔ.vjɛt͡s/
left-winger, leftist
çekim: çoğul lewicowcy · tamlayan lewicowca
zıt: prawicowiec
köken: Etymology tree Polish lewica Polish -owiec Polish lewicowiec From lewica + -owiec.
Była prawicową aktywistką, podczas gdy ja jestem aktywistką związaną z lewicą. — O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.
Hintçeवामपंथ, वामपंथी (eril) /ʋɑːm.pən.t̪ʰiː/
a leftist, left-winger
çekim: çoğul वामपंथियों
zıt: दक्षिणपंथी
köken: From वाम (vām, “left”) + पंथी (panthī, “follower”).
Fincevasemmistolainen /ˈʋɑsemːistolɑi̯nen/
left-wing, leftist (of or pertaining to the political left)
çekim: karşılaştırma vasemmistolaisempi · üstünlük vasemmistolaisin
köken: vasemmisto + -lainen
aile: vasemmistolaisesti, vasemmistolaistua, vasemmistolaisuus, äärivasemmistolainen
Brokep/Peter on vitun vasemmistolainen kasvissyöjä velliperse paskiainen. — Brokep/Peter sikik, solcu, vejeteryan, amdan götten piçin teki.
Çekçelevičák, levicový (eril) /ˈlɛvɪt͡ʃaːk/
leftist, left-winger (a person who holds views associated with the political left)
çekim: çoğul levičáci · tamlayan levičáka
zıt: pravičák
köken: From levice + -ák.
aile: levičáctví, ultralevičák
Think tank aneb politika jako souboj idejí. — Solculuk, politik bir akım ya da ideoloji olarak.
Rumencestângist (eril)
leftist
çekim: çoğul stângiști · tamlayan stângistului
köken: From stâng + -ist.
Este o așezare veche. — Eski bir solcudur.
Macarcabaloldali, balos /ˈbɒloldɒli/
left-wing, leftist
çekim: karşılaştırma baloldalibb · üstünlük legbaloldalibb
zıt: jobboldali
köken: baloldal (“left wing”) + -i (adjective-forming suffix)
aile: baloldaliság
Ő egy jobboldali aktivista, én pedig egy baloldali aktivista vagyok. — O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.
İbraniceשְׂמֹאלָנִי, שׂמֹאלָנִי, שְׂמֹאלָנִית
פרצוף עתיק ב. — Eski bir solcudur.
Dancavenster-, venstreorienteret
leftist
Olympionici vybrali Krpálka. — Omonia taraftarları solculuğu seçti.
Bulgarcaлевичар, левичарски
Тя е дясна активистка, а аз съм активистка от Лявото пространство. — O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.
Katalancaesquerrà, esquerrer /əs.kəˈra/
left-handed · left (political); left-wing, leftist
çekim: çoğul esquerrans
zıt: dretà
köken: From esquerre (“left”) + -à.
aile: esquerranisme, esquerranós
İzlandacavinstrimaður
left-winger, leftist
çekim: çoğul vinstrimenn · tamlayan vinstrimanns
köken: From vinstri (“left”) + maður (“person”).
Gürcüceმემარცხენე /me̞mäɾt͡sʰχe̞ne̞/
leftist, left-winger
çekim: çoğul მემარცხენეები · tamlayan მემარცხენის
Moğolcaзүүнтэн /t͜suːntʰəŋ/
leftist
çekim: çoğul зүүнтнүүд · tamlayan зүүнтний
zıt: баруунтан
köken: From зүүн (züün, “left”) + -тэн (-ten).
Tagalogcamakakaliwa /makakaliˈwaʔ/
leftist; left-wing
köken: From maka- + kaliwa. Calque of English leftist.
Esperantolivulo, maldekstrulo /liˈvulo/
a left-handed person, left-hander · one with left-wing politics, leftist
çekim: çoğul livuloj
eş: maldekstrulo
zıt: dekstrulo
köken: Etymology tree Esperanto liva Esperanto -ulo Esperanto livulo From liva (“left”) + -ulo (“person”).
Belarusçaлевая, левый
Etimoloji
From sol + -cu.
Örnek Cümleler
Mary solcudur.
Mary is a leftist.
Tom solcu değildir.
Tom is not a communist.
Solun adamları, nedir o solcular!
But those of the left hand -- how (unhappy) those of the left hand --
Yahudi düşmanlığı aptal solculuğudur.
Antisemitism is the socialism of fools.
Hasan onu izler ve solcu olduğunu anlar.
Hasan follows her and realizes that she is a leftist.
Solcu komünizm, infantil bir bozukluktur.
Left-wing communism is an infantile disorder.
Solcular, liberaller, muhafazakârlar gibi.
Colonies, Protectorates, Etc.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.
She's an activist from the Right, and I'm an activist from the Left.
Defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!
But those of the left hand -- how (unhappy) those of the left hand --
Yani hergün solcu ve sağcıları aşağılamaya devam ediyoruz.
So we keep on insulting people left and right everyday.
22 Temmuz 1980: Sosyalist sendika lideri ve solcu politikacı.
22 July 1980: Socialist trade union leader and left-wing politician.
Brokep/Peter sikik, solcu, vejeteryan, amdan götten piçin teki.
Brokep/Peter is a fucking vegetarian leftist bitch ass bastard.
İlgili Sorular
Hindistan'daki Komünist Parti neden solcu olarak tanımlanıyor?
Sizce sağcı mı yoksa solcu mu olmak daha çok hangisine uyuyor ve bunun nedeni nedir?
Neden neo-konservatifler ve solcular, özellikle neo-konservatifler, karşıt görüşlere sahip insanları sevmiyor?
Ripon, Wis. delegeleri yeni partilerine 'Liberal' adını verseydi ve 'Republican' yerine, bugün solculara ne derdik?
Milton Friedman’ın vefatı hakkında solcuların tepkisi ne olabilir?