O her gün bir sevap işler.
He does one good deed every day.
Sadaka önemli bir sevaptır.
Charity is an important mitzvah.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"
By what handle shall we lay hold on it? "
Günah da olmaz o zaman, sevap da.
Then there is no sin, and no virtue.
Diyecek ki "Harika bir sevap için"
He would say, "For the greater good."
Birinin komşusuna yardım etmek sevaptır.
To help one's neighbours is a good deed.
(Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel destek.
How excellent the guerdon, and excellent the resting-place!
Sevap Sosyalist Demokratik Birlik Partisi
Sawab Socialist Democratic Unionist Party
Ramazanışerifte birini doyurmak çok sevaptır.
Feeding someone during the holy month of Ramadan is very rewarding.
(Bu,) Allah Katından bir karşılık (sevap)tır.
A reward from God!
Ne güzel sevap ve ne güzel dayanacak (koltuk)!
And O, how fair a resting-place!
Yapılmasında günah vardır, terkinde ise sevap vardır.
Azab dan Sengsara Si Jamin dan Si Johan Azab dan Sengsara.
sevap ile daha fazla örnek cümle →