Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sevap

sevap

/se.vap/
noun
TR → EN

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)sevabı
Yönelme (-e)sevaba
Bulunma (-de)sevapta
Çıkma (-den)sevaptan
Tamlayan (-in)sevabın
Çoğul (-ler)sevaplar

Tanım

•isim: Hayırlı bir davranış karşısında Tanrı tarafından verileceğine inanılan ödül; ecir
•Tanrı tarafından ödüllendirileceğine inanılan davranış
•sıfat: Doğru

Atasözü & Deyim

“Güzele bakmak sevaptır”

Etimoloji

Osmanlı Türkçesi ثواب, Arapça ثَوَاب (s̱evāb).

Kelime Ailesi

sevapça
sevapçı
sevapçık
sevapken
sevapla
sevaplı
sevapsa
sevapsız

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

O her gün bir sevap işler.
He does one good deed every day.
Sadaka önemli bir sevaptır.
Charity is an important mitzvah.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"
By what handle shall we lay hold on it? "
Günah da olmaz o zaman, sevap da.
Then there is no sin, and no virtue.
Diyecek ki "Harika bir sevap için"
He would say, "For the greater good."
Birinin komşusuna yardım etmek sevaptır.
To help one's neighbours is a good deed.
(Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel destek.
How excellent the guerdon, and excellent the resting-place!
Sevap Sosyalist Demokratik Birlik Partisi
Sawab Socialist Democratic Unionist Party
Ramazanışerifte birini doyurmak çok sevaptır.
Feeding someone during the holy month of Ramadan is very rewarding.
(Bu,) Allah Katından bir karşılık (sevap)tır.
A reward from God!
Ne güzel sevap ve ne güzel dayanacak (koltuk)!
And O, how fair a resting-place!
Yapılmasında günah vardır, terkinde ise sevap vardır.
Azab dan Sengsara Si Jamin dan Si Johan Azab dan Sengsara.
sevap ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod