Tanım
•Bir konu hakkında bilgi sahibi olarak, kişileri yönlendirme olayı.
•Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak
Örnek Cümleler
Onların böyle bir kuvvet ve selahiyeti var mıydı?
Did they have this power & this authority?
Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet ve kesin hüküm selahiyeti vermiştik.
So We further strengthened his kingdom, and bestowed wisdom on him, and judgement in legal matters.
selahiyet ile daha fazla örnek cümle →