Ana içeriğe geç
Sözlük
/
savaş alanı

savaş alanı

TR → EN
"savaş alanı" kelimesinin İngilizcesi: battlefield. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbattlefield

Görsel

Siyah Beyaz Tarihi Savaş Fotoğrafı: Göçmüş Tank ve Dumanlı Savaş AlanıSiyah Beyaz Askeri Tank Fotoğrafı: Savaş Alanında Tarihi Araç GörüntüsüSavaş Alanında Parçalanarak Uçan Dev Mecha Robotu ve Ateş EfektleriT-34-85 tankı sergi alanında - İkinci Dünya Savaşı askeri aracı

Tanım

•savaş olan yer, meydan
•Savaş olan yer, meydan

Diğer Dillerde

AlmancaSchlachtfeld (nötr)
battlefield
çekim: çoğul Schlachtfelder · tamlayan Schlachtfelds
köken: From Schlacht + Feld.
Bis zum nächsten Mal! � — Savaş alanında başarılar.
Fransızcachamp de bataille (eril) /ʃɑ̃ d(ə) ba.taj/
battlefield · a messy place, a bloody mess, a war zone, a disaster area (an area with a significant display of disarray)
çekim: çoğul champs de bataille
eş: champ d’honneur
Bonne chance sur le champ de bataille. — Savaş alanında başarılar.
Cette chambre est un vrai champ de bataille.
İspanyolcacampo batallaroso, campo de batalla (eril) /ˌkampo de baˈtaʝa/
battlefield
çekim: çoğul campos de batalla
eş: campo del honor
¡Hasta la próxima! � — Savaş alanında başarılar.
İtalyancacampo di battaglia (eril)
battlefield
çekim: çoğul campi di battaglia
köken: Literally, “field of battle”. Compare French champ de bataille.
Gli austriaci lasciarono il campo di battaglia. — Diğerleri savaş alanını terk ettiler.
Rusçaполе боя, поле битвы, поле брани
поле боя, поле битвы, поле брани
Она появляется на поле битвы верхом на льве, готовая уничтожить Махишу. — Mahishaur'u yok etmek için, savaş alanında.
Arapçaسَاحَة حَرْب, سَاحَة مَعْرَكَة, مُعْتَرَك, مُقْتَتَل
هذا هو ميدان المعركة، وخصوصاً ميدان الحركة الأولي — Bu savaş alanı, özellikle ilk savaş alanı
Azericedöyüş meydanı
Kazakçaұрыс алаңы, ұрыс даласы
Özbekçejang maydoni, urush maydoni
Tatarcaсугыш мәйданы
Felemenkçeslagveld (nötr) /ˈslɑx.vɛlt/
battlefield · carnage, disaster area
çekim: çoğul slagvelden
köken: From slag (“battle”) + veld (“field”).
Maar de gangen waren een slagveld. — Okul koridorları savaş alanıydı bizim için.
De dappere soldaten vochten op het slagveld voor hun land.
Na de veldslag lag het slagveld bezaaid met gesneuvelde soldaten.
Het ongeluk had een verwoestend effect en liet een waar slagveld achter.
Portekizcecampo de batalha (eril)
battlefield (place where a battle occurs)
çekim: çoğul campos de batalha
Por causa disso, abandonaram o campo de batalha. — Diğerleri savaş alanını terk ettiler.
η τοποθεσία όπου διεξάγεται μια μάχη ή σύγκρουση
Αλλά οι σχολικοί διάδρομοι είναι ένα πεδίο μάχης. — Okul koridorları savaş alanıydı bizim için.
Japonca戦地, 戦場 /sẽ̞ɲ̟t͡ɕi/
a battlefield; a front
戦場を離れた。 — Diğerleri savaş alanını terk ettiler.
Korece싸움터, 전장, 전장터, 전지 /s͈a̠umtʰʌ̹/
battlefield
köken: Of native Korean origin. From 싸움 (ssaum, “battle”) + 터 (teo, “place”).
하지만 교실은 전쟁터였습니다. — Okul koridorları savaş alanıydı bizim için.
İsveççekrigsfält, slagfält (nötr)
battlefield
çekim: çoğul slagfälts · tamlayan slagfälts
köken: slag + fält, used since 1794, cognate with German Schlachtfeld.
Men skolans korridorer var ett slagfält. — Okul koridorları savaş alanıydı bizim için.
Lehçepobojowisko, pole bitwy, pole walki (nötr) /pɔ.bɔ.jɔˈvis.kɔ/
battlefield, battleground (area where a land battle is fought, which may not necessarily be a field) · mess, debris, chaos, muddle
çekim: çoğul pobojowiska · tamlayan pobojowiska
köken: Etymology tree Polish pobój Polish -owisko Polish pobojowisko From pobój + -owisko.
Do zobaczenia następnym razem! � — Savaş alanında başarılar.
Ukraynacaпобо́їще, по́ле би́тви, по́ле бо́ю
Інші, що вони залишили поле битви. — Diğerleri savaş alanını terk ettiler.
Hintçeयुद्धक्षेत्र, युद्धभूमि, रणक्षेत्र, लड़ाई का मैदान (eril) /jʊd̪d̪ʱ.kʂeːt̪.ɾᵊ/
battlefield, battleground · theater of war
çekim: çoğul युद्धक्षेत्रों
köken: युद्ध (yuddh, “war”) + क्षेत्र (kṣetra, “region”).
Fincetaistelukenttä, taistelutanner /ˈtɑi̯steluˌkentːæ/
battlefield
çekim: çoğul taistelukentät · tamlayan taistelukentän
köken: taistelu + kenttä
Mutta koulun käytävät olivat taistelukenttä. — Okul koridorları savaş alanıydı bizim için.
Çekçebojiště (nötr) /ˈbojɪʃcɛ/
battlefield, battleground
çekim: çoğul bojišť · tamlayan bojišť
eş: bitevní pole
köken: From boj (“fight”) + -iště.
Tak zase příště! � — Savaş alanında başarılar.
těžko na cvičišti, lehko na bojišti
Rumencecâmp de luptă (nötr)
battlefield
çekim: çoğul câmpuri de luptă
Dar școala era un câmp de bătălie. — Okul koridorları savaş alanıydı bizim için.
Macarcacsatatér, harcmező /ˈt͡ʃɒtɒteːr/
battlefield, battleground · mess (a place or room left in complete disorder) · battleground (a subject of dispute or contention)
çekim: çoğul csataterek
köken: csata (“battle”) + tér (“field”)
A többiek kimenekülnek a teremből. — Diğerleri savaş alanını terk ettiler.
Ez a szoba egy csatatér. Tegyél rendet!
İbraniceשְׂדֵה קְרָב
רבים נותרו בשדה הקרב. — Diğerleri savaş alanını terk ettiler.
Dancaslagmark
a battlefield · a chaotic or messy place
çekim: çoğul slagmarker · tamlayan slagmarks
köken: From slag + mark.
Det her er slaget skal udkæmpes, især den første kamp. — Bu savaş alanı, özellikle ilk savaş alanı
Endonezcemedan perang, medan tempur
Ini adalah medan perang, terutama awal medan perang. — Bu savaş alanı, özellikle ilk savaş alanı
Vietnamcachiến địa, chiến trường /t͡ɕiən˧˦ ʔɗiə˧˨ʔ/
battlefield; battleground · an arena; stadium; competition venue
köken: Sino-Vietnamese word from 戰地 (“battlefield”).
Nhưng hành lang trường học đúng là một chiến trường. — Okul koridorları savaş alanıydı bizim için.
Bulgarcaбои́ще, бо́йно поле́, полесраже́ние
Ще го изпиша. Това е първото бойно поле. Това е първото бойно поле. — Bu savaş alanı, özellikle ilk savaş alanı

Örnek Cümleler

Bugün savaş alanı
Battlefield today
Savaş alanında başarılar.
Good luck on the battle field.
Gece savaş alanında kaldık.
We remained upon the battle-field during the night.
Sanki yakında bir savaş alanı var.
It sounds as if a battle's going on. (GUNFlRE)
Almanya savaş alanında kazanıyordu.
Germany was winning on the battlefield.
Diğerleri savaş alanını terk ettiler.
Others fled the area.
Savaş alanında defalarca kefeni yırttı.
He cheated death many times on the battlefield.
Yaralı askerler savaş alanında bırakıldı.
The wounded soldiers were left in the field.
Bu savaş alanı, özellikle ilk savaş alanı
This is the field of battle, especially the initial field of battle.
Savaş alanı ölülerle ve ölenlerle doluydu.
The battlefield was full of the dead and the dying.
Okul koridorları savaş alanıydı bizim için.
But the school halls were a battleground.
İşte buraya savaş alanı dememin sebebi buydu.
That's why I said this is the field of battle.
savaş alanı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod