sadrazam ile cümle

sadrazam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sadrâzama ve pâdişâha danışmanlık ederler, verilen özel görevleri yerine getirirlerdi.They asked for mercy and forgiveness, which the Sapa Inca granted them.
Orada sadrazam ve Alemdar'ı huzuruna çağırıp onlarla görüştü.In the morning we crawled up on the mountain and watched for them.
Osmanlı Sadrazamları.Osmanlı Sadrazamları.
Ama bunu sadrazama açıkça belli etmedi.That said, he appears to not acknowledge this too graciously.
5 Şubat - Mithat Paşa, sadrazamlıktan azledildi.February – Sylvia Plath suffers a miscarriage.
Abdülhamit sudan bahanelerle sık sık sadrazam değiştirdi.The Nawabs often gave them concessions in return for the security.
Sonraki dönemde, Mehmed'in oğlu II. Bayezid'in yanında iki kez sadrazamlık yaptı.He eventually served twice as Grand Vizier under Mehmed's son, Bayezid II.
Melek Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı ancak bir yıl sürdü.Reichmeister Frick's ban lasted one month.
Ama hasta ollduğunu ileri süren Sadrazam buradan sefere başlamaktan çekindi.We learn that his problem with constipation has been ongoing since at least this time.
Sadrazam çadırlarına önce girdim ve orada hazinenin yağma edildiğini gösteren bir belirti göremedim.The first time I saw his studio I couldn't figure out what was hanging from the ceiling.
3 yılı aşkın sadrazamlığı esnasında takip ettiği siyaset, iç ve dış barışı korumak oldu.This policy of foreign economic and military support continued for decades.
Sadrazam da heyet topladı ve Girit idaresinde değişiklik yapıldı.ASKfm also conducted an internal audit and made changes to its safety policies accordingly.
II. Mahmut Alemdar Mustafa Paşa'yı sadrazam yaptı.Mahmud II made Alemdar Mustafa his Grand Vizier.
(Türk Devletlerinde bulunan Sadrazam makamıyla benzerlik gösterir.)(Compare with a similar Russian political joke.)
Sadrazamların azlinden sonra sürgüne gönderilmeleri adet olmuştu.They were promised land for resettlement after completing their terms of indenture.
Ama yeni sadrazam rica ederek onun idam edilmesini önledi.But when he dared ask for a raise he was instantly fired.
Kendisi de Sadrazam oldu.He was Shaiva too.
1503'de ikinci kez sadrazamlığa getirildi.In 1506 he was arrested a second time.
28 Ekim 1514'te sadrazamı tutuklattırdı ve vazifesinden azletti.Hunne was found hanging in his cell on 4 December 1514, and the circumstances were suspicious.
Sadrazamın yanında devamlı olarak bostancı hasekisi bulunmaktaydı.There is always at least one peacock roaming wild in the grounds.
Sadrazam, aldığı nameyi padişahın tahtının sol yanındaki yastığın üzerine koyardı.The builder instead had placed it behind the pilot's left shoulder.
Ordu Aralık 1737'ta sadrazam komutasında İstanbul'a geldi.A Persian force arrived in March 1737.
Safevi İmparatorluğu'nun SadrazamlarıGrand Viziers of the Safavid Empire
Cezayirli Gazi Hasan Paşa (1713-1790) Osmanlı amirali ve sadrazamdı.Cezayirli Gazi Hasan Pasha (1713-1790) was an Ottoman admiral and later grand vizier.
[1] [2] Mustafa Kemal, Rauf Bey ve Sadrazam Ahmet İzzet Paşa ile görüştü.The "dark days of the armistice" was the common saying among the Muslim members of the Empire.
İstanbul'daki sadrazam, İngiliz beklentilerini reddettiği için görevden alındı.The grand vizier in Constantinople was driven from office, as he rejected the British view.
Paşa olan Yeğen Osman, daha sonra sadrazam olmak için de uğraştı.Yeğen Osman, by then a Pasha, then attempted to become grand vizier.
Sadrâzama bağlı olarak çalışırlar.Sie arbeiten viskositätsunabhängig.
Ancak sadrazamlığı Beş ay kadar kısa bir süre devam etmiştir.Der Takt wurde jedoch zwischenzeitlich auf fünf Sekunden reduziert.
Ama bunu sadrazama açıkça belli etmedi.Anerschdwu es anerschdwu anerschd.
Tutucu olan sadrazam Koca Hüsrev Paşa reformlar aleyhinde idi.Religionspolitisch war Joachim ein erbitterter Gegner der Reformation.
Hümaşah’ın vekili Kızlar Ağası, Padişahın vekili de Sadrazam idi.Kleomenes wurde der Wächter des noch unmündigen Herrschers.
Sadrazâm ona ihtar eder: – Aklını başına topla.Achill (zu allen): Bringt ihn zum Schweigen.
Bu toplantıda yeni sadrazamın kim olacağı görüşüldü.Im Zuge dieses Auftrags siedelte Neuhaus nach Rheydt über.
Yaklaşık dört buçuk ay sadrazamlığı olaylı geçti.So waren Lieferzeiten von ca. eineinhalb Jahren die Regel.
Sadrazamla eşit rütbedeydi.Es wird mit Gleichstrom geschweißt.
(Türk Devletlerinde bulunan Sadrazam makamıyla benzerlik gösterir.)(Nicht zu verwechseln mit dem gleichnamigen spanischen Aufstand der Comuneros).
5 Aralık 1920'de eski sadrazam Salih Paşa ile birlikte, Mustafa Kemal'le görüşmek üzere Bilecik'e geldi.Am 5. Dezember trafen er und der ehemaligen Großwesir Hulusi Salih Pascha sich mit Mustafa Kemal in Bilecik.
Böylece 14 Mayıs 1853'te altı aylık sadrazamlıktan sonra bu görevden ayrıldı.Diese Tätigkeit musste er ab dem 5. Mai 1860 für einen fünfmonatigen Erholungsurlaub unterbrechen.
9 Mart 1811'de vezirlik şerefi de verilerek sadrazamlık görevi verilmiştir.In diese Zeit fällt am 19. März 1918 auch die Verleihung des Ordens Pour le Mérite.
Sadrazamlığı sırasında Yeniçeri Ocağı'nı ıslah etmek ve gücünü kısıtlamak yönünde çalışmalarda bulundu.In den folgenden Tagen arbeiteten die Ingenieure rund um die Uhr, um das Problem einzugrenzen und zu beheben.
Bunlar; Nevesinli Salih Paşa: Osmanlı Padişahı İbrahim saltanatında sadrazamlık yapmıştır.Les généraux de Bagdad apprenant l'arrivée d'Al-Ma'mûn, trahirent Ibrâhîm et se rallièrent à lui.
Nisan 1541'de başkentte çok ilginç bir sadrazam tedbiri dedikodusu yayılmıştır.En janvier 1441 a eu lieu ici un curieux et pompeux spectacle.
1511'de üçüncü kez sadrazamlığa getirildi ama üç ay kadar kalabildi.Ce fut une première fois le cas en 1510, alors qu'il n'avait que dix ans.
Kendisi de Sadrazam oldu.Elle aussi, forcément, s’érode.
Ama bunu sadrazama açıkça belli etmedi.J’avoue ne pas le discerner clairement.
Babası uzun yıllar sadrazam Yusuf Kâmil Paşa’nın mühürdarlığını yapmıştı.Elle s'enorgueillit d'avoir été pendant quelques années la résidence d'été du poète Joyce Kilmer.
Sadrazamların azlinden sonra sürgüne gönderilmeleri adet olmuştu.Ils seront traités après les messages de détresse.
Ama hasta ollduğunu ileri süren Sadrazam buradan sefere başlamaktan çekindi.Mais la maladie qui l'emportera commençait à le miner.
Güçlü ve reformcu bir sadrazam olarak tanındı.Elle est décrite comme une régente active et réformatrice.
Sadrazamlık dönemi çok olaylı geçti.La diffusion fut très occasionnelle.
Bunun üzerine Aralık 1770'te İvazzade Halil Paşa sadrazamlıktan azledilmiştir.En mai 1777, Rogers a été forcé de prendre sa retraite pour des raisons de santé.
Bunun içindir ki adından en çok bahsedilen sadrazam olmuştur.Or il lui arriva ce qu'il redoutait le plus.
5 Şubat - Mithat Paşa, sadrazamlıktan azledildi.15 février : Fieschi est condamné à la peine du parricide.
Bunu haber alan sadrazam Tezkerci Ahmet Paşa korkup saklandı.C'est du moins ce que nous a raconté le regretté Abbé Potvin.
1703-1730) ve sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa zamanına rastlar.1703-1730) y bajo el impulso de su gran visir İbrahim Paşa, se produjo un período de paz.
Sadrazam ise onun ülkesine dönmesini çok istemekteydi.Siendo la razón que su maestro tenía prisa por volver a su país.
Haziran 1880'de sadrazamlıktan azledilmiştir.En junio de 1880 quedó embarazada.
Kendisi de Sadrazam oldu.Él también es Divergente.
"İşte, Sadrazam Mahmud Şevket Paşa'nın 100 senedir merak edilen kayıp günlüğü".«A todo color celebra 100 años el reloj de Pachuca».

İlgili Sayfalar