söyleniş
/søjlɛniʃ/
noun
TR → EN
"söyleniş" kelimesinin İngilizcesi: pronunciation, pronunciation. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpronunciationnoun
Genelpronunciation
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)söylenişi
Yönelme (-e)söylenişe
Bulunma (-de)söylenişte
Çıkma (-den)söylenişten
Tamlayan (-in)söylenişin
Çoğul (-ler)söylenişler
Tanım
•söyleyiş
•Bir kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenme biçimi
Diğer Dillerde
AlmancaAussprache (dişil) /ˈaʊ̯sʃpʁaːxə/
pronunciation · discussion, debate, talk
çekim: çoğul Aussprachen · tamlayan Aussprachen
eş: Akzentuierung, Artikulation, Intonation, Lautierung, Diskussion, Debatte
köken: Deverbal from aussprechen.
aile: Ausspracheregel, Aussprachewörterbuch
Fransızcaprononciation (dişil) /pʁo.nɔ̃.sja.sjɔ̃/
pronunciation
çekim: çoğul prononciations
köken: Inherited from Middle French pronunciation.
Américains et Anglais parlent la même langue, mais sont quand même très différents. — Amerikan ve İngiliz İngilizcesinde söylenişleri aynı olan ancak değişik yazılan birçok ortak sözcük vardır.
İspanyolcapronunciación (dişil) /pɾonunθjaˈθjon/
pronunciation · pronouncement
çekim: çoğul pronunciaciones
eş: decir
köken: Borrowed from Latin prōnūntiātiōnem.
İtalyancapronuncia, pronunzia (dişil) /proˈnun.t͡ʃa/
pronunciation · accent · speech, delivery
çekim: çoğul pronunce
eş: accento, cadenza, inflessione, intonazione, tono, parlata
köken: Deverbal from pronunciare (“to pronounce, utter”) + -a.
A fine di parola ha un suono debole. — Z sesine yakın bir söylenişi vardır.
pronuncia tedesca
Rusçaакце́нт, вы́говор, произноше́ние
Холмс уверен, что динозавр скрывается именно здесь. — Dino, Dinozor'un argoda kısa söylenişi.
Arapçaتَلَفُّظ, لَفْظ, نُطْق
وقد روى البخاري بقية الحديث في صحيحه. — Konağınyanı söylenişi zamanla Konakyanı olarak kalmıştır.
Azericetələffüz /tælæˈfːyz/
pronunciation
çekim: çoğul tələffüzlər · tamlayan tələffüzün
köken: From Arabic تَلَفُّظ (talaffuẓ).
aile: tələffüz etmək
tələffüz qaydaları
tələffüz lüğəti
düzgün tələffüz
Kazakçaайту /ɑjˈtʊw/
to say · to tell
çekim: geçmiş айттым · ortaç айтқан
eş: деу
köken: From Proto-Turkic *āyt-, causative of *āy- (“to say”). Cognate with dialectal Turkish ayıtmak.
Özbekçeaytilish, talaffuz
pronunciation
çekim: çoğul aytilishlar · tamlayan aytilishning
köken: Cognate with Bashkir әйтелеш (əyteleş), Tatar әйтелеш (äyteleş), and Turkmen aýdylyș.
Tatarcaәйтелеш
Felemenkçeuitspraak (dişil) /ˈœy̯tˌspraːk/
pronunciation · judgment, decision · assertion, claim, expression
çekim: çoğul uitspraken
köken: From Middle Dutch utesprâke. Equivalent to a deverbal from uitspreken; compare spraak.
aile: schooluitspraak, standaarduitspraak, uitspraakwoordenboek
Het Romeinse cognomen "Burrus" is de Latijnse versie van de naam Pyrrhus, koning van Epirus. — Roma cognomen'i "Burrus", Makedonya'lı kral Pyrrhus'un Latince söyleniş şeklidir.
Portekizceprolação, pronúncia, pronunciação (dişil) /pɾo.laˈsɐ̃w̃/
loud and clear pronunciation
çekim: çoğul prolações
Outras faixas como "Sorry" incluem a palavra título em dez idiomas diferentes. — Diğer şarkılardan "Sorry", adının on farklı dilde söylenişini içerir.
Yunancaπροφορά (dişil) /pɾofoˈɾa/
pronunciation, articulation, enunciation (manner in which sounds are pronounced) · accent (manner in which a certain language is pronounced depending on location and other factors)
çekim: çoğul προφορές · tamlayan προφοράς
köken: From Ancient Greek προφορά (prophorá).
aile: προφορικός
Η προφορά μερικών ήχων στα Ελληνικά είναι δύσκολη για τους ξένους.
Δεν μπορούσα να καταλάβω την Κρητική προφορά του.
pronunciation · sounding
çekim: geçmiş 発音した
aile: 発音器, 発音器官, 発音記号, 発音式仮名遣い, 発音体
日本人にはアに近い音に聞こえることが多い。 — Z sesine yakın bir söylenişi vardır.
父音は、又、發音機關の局部の相違から、左の五種類に區別せられる。 舌根音 舌面音 舌頭音 舌尖音 唇音
最大同時発音数
Korece발음 /pa̠ɾɯm/
pronunciation
köken: Sino-Korean word from 發音, from 發 (“to emit”) + 音 (“sound”).
aile: 발음(發音)되다, 발음(發音)하다, 상반발음(上反發音)
그래서 각CBE가, 1 — Burada kanıtlamak istediğim şey CBE açısnın (farklı söyleniş biçimleri olabilir)
İsveççeuttal (nötr) /ʉtɑːl/
pronunciation
çekim: çoğul uttals · tamlayan uttals
köken: ut + tal.
("Jag har funnit det") är Kaliforniens motto. — ("Seni arıyorum.") cümlesinin söylenişidir.
Lehçewymowa (dişil) /vɘˈmɔ.va/
pronunciation; articulation (manner of saying sounds) · pronunciation (ability to say sounds) · meaning, purport, significance
çekim: tamlayan wymowy
eş: pronuncjacja
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *úd Proto-Balto-Slavic *ū́ Proto-Slavic *vy- Old Polish wy- Proto-Indo-European *mlewH-der. Proto-Slavic *mъ̀lva Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éyeti Proto-Balto-Slavic *-éitei Proto-Slavic *-iti Proto-Slavic *mъlviti Old Polish mówić Old Polish wymówićdeverb. Old Polish wymowa Polish wymowa Inherited from Old Polish wymowa. By surface…
Malek to jedna z form arabskiego słowa Malik. — Molek, Arapça'daki söyleniş şekliyle Malik'tir.
Ukraynacaвимо́ва, вимовля́ння
Hintçeअनुलेखन, उच्चारण, तलफ्फुज, तलफ़्फ़ुज़ (eril) /ʊt̪.t͡ʃɑː.ɾəɳ/
pronunciation (method of speaking words) · accent (particular style of speech)
çekim: çoğul उच्चारणों
köken: Borrowed from Sanskrit उच्चारण (uccāraṇa, “recitation, enunciation, pronunciation”).
इस शब्द का उच्चारण क्या है?
Finceääntäminen, ääntämys /ˈæːntæminen/
verbal noun of ääntää · pronunciation
çekim: çoğul ääntämiset · tamlayan ääntämisen
köken: ääntää + -minen
aile: ääntämisasu, ääntämisharjoitus, ääntämismerkintä, ääntämisohje, ääntämisoppi, ääntämissääntö, ääntämistapa, ääntämisvaikeus, ääntämisvirhe
Çekçevýslovnost (dişil) /ˈviːslovnost/
pronunciation
çekim: çoğul výslovnosti · tamlayan výslovnosti
eş: ortoepie
köken: From výslovný + -ost.
Zkrátka pro tržní kapitalizaci, tržní kapitalizace firmy. — Piyasa kapitilasyonunun kısaca söylenişi. . .
Má stejnou výslovnost.
Jasná, srozumitelná a dobrá výslovnost.
Rumencepronunțare, pronunție (dişil) /pronunˈt͡sare/
pronunciation · pronouncement
çekim: çoğul pronunțări · tamlayan pronunțări
köken: From pronunța + -re.
Asta arată cât de mult se identifică cu limba lor, Euskara. — Belki de bu adın kendi adının Ork dilindeki söylenişi olarak algılamıştır.
verbal noun of ejt (“to drop; to pronounce”) · pronunciation, articulation (chiefly: the formal or informal way in which a word is made to sound when spoken) · drop shot, lob shot (in tennis or handball)
çekim: çoğul ejtések
köken: ejt (“to drop; to pronounce”) + -és (noun-forming suffix)
aile: ejtésű, beszédejtés, betűejtés, egyszerejtés, ejtéskönnyítés, ejtéskönnyítő, ejtésmód → ejtésmódú, ejtésváltozat, helyesejtés
İbraniceבִּטּוּי, הֲגִיָּה
האומר את הקדיש חייב לעמוד בעת אמירתו. — Konağınyanı söylenişi zamanla Konakyanı olarak kalmıştır.
Latinceprōnuntiātiō
Dancaudtale (nötr)
pronunciation
çekim: çoğul udtaler · tamlayan udtales
Vi kan både skrive, at vinkel CBE er lig med, og at vinkel CBE's vinkelmål eller gradtal er lig med. — Burada kanıtlamak istediğim şey CBE açısnın (farklı söyleniş biçimleri olabilir) *
Norveççeuttale
Det russiske navnet Tumannaja som betyr «tåkete». — Rusça söylenişte "Tengin" . ^ sayfası
Endonezcecara baca, lafal, pelafalan, pengucapan, ucapan /ˈlafal/
pronunciation
çekim: çoğul lafal-lafal
köken: From Arabic لَفْظ (lafẓ, “pronunciation”). Doublet of lafaz.
aile: melafalkan, pelafalan
Untuk mengganti ejaan suatu kata sedemikian rupa sehingga makna kata tersebut berubah sama sekali. — Kelimenin söyleniş tarzını, anlamını büsbütün değiştirecek şekilde telaffuz etmek.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Piyasa kapitilasyonunun kısaca söylenişi. . .
Short for market capitalization the market cap of the company
Akelma Mahallesinin söylenişi (okunuşu) "Ağalma" dır.
Texse (تەخسە, Тәхсә; təhsə) means "platter".
Andolsun, sen onları, sözlerin söyleniş tarzından da tanırsın.
And thou shalt surely know them by the mode of their speech.
Diğer şarkılardan "Sorry", adının on farklı dilde söylenişini içerir.
Other tracks like "Sorry" include the title word in ten different languages.
Ahenk türkülerinin kadın ve erkek ağzı denilen söyleniş tarzları vardır.
In the Qur'an, there are verses that explain how men and women should behave.
Şarkıcının ismi Fransızca söylenişe uygun olarak evrıl laviin şeklinde telaffuz edilir.
The title of the song is inaccurate according to the prescriptive grammar for Portuguese.
Andolsun, sen onları, sözlerin söyleniş tarzından da tanırsın. Allah, amellerinizi bilir.
Yet you will recognize them by their tone of speech, and Allah knows your deeds.
Belki yansıma bir sözcük değil ama söylenişi bile size bir şeyin yanlış olduğunu gösteriyor.
It's not exactly an onomatopoeia, but it's cacaphony tells you it's not something you want.
Daha sonra da bu SEQUEL dili, İngilizce söylenişine paralel olarak SQL olarak adlandırılmıştır.
The term, in this later sense, entered the English language as a loanword.