ruj

/ˈɾuʒ/
noun
C1 seviye
TR → EN
"ruj" kelimesinin İngilizcesi: lipstick, rouge, lipstick, lipstick. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellipsticknoun
Genelrouge
Genellipstick
Genellipstick

Görsel

Kırmızı ruj dokusu - kremalı parlak makyajDijital Portre: Kusursuz Makyajlı Kadın Yüzü ve Canlı Kırmızı Ruj DetayıBeyaz Altın Detaylı Pembe Ruj ve Doğal Çiçeklerle Zarif Ürün ÇekimiVintage Stüdyo Çekimi: Koyu Ruj ve Dramatik Göz Makyajıyla Zamansız Güzellik

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)ruju
Yönelme (-e)ruja
Bulunma (-de)rujda
Çıkma (-den)rujdan
Tamlayan (-in)rujun
Çoğul (-ler)rujlar

Tanım

•isim: Dudakları boyamak için kullanılan kokulu, renkli madde; dudak boyası

Diğer Dillerde

AlmancaLippenstift, Rosarot, Rouge (eril) /ˈlɪpm̩ˌʃtɪft/
A lipstick
çekim: çoğul Lippenstifte · tamlayan Lippenstiftes
köken: Lippe (“lip”) + Stift (“stick”), a calque of English lipstick. Compare Dutch lippenstift (alongside lipstick).
Die gängigsten Lippenstiftfarben sind Rosa und Rot. — En yaygın ruj renkleri pembe ve kırmızıdır.
Fransızcarouge à lèvres (eril)
lipstick (make-up for the lips)
çekim: çoğul rouges à lèvres
Elle sent toujours la lavande. — Her zaman ruj sürer.
İspanyolcabarra labial, bilé, bilet, carmín, colorete, labial (eril) /kaɾˈmin/
carmine, crimson (color) · lipstick, lippy
çekim: çoğul carmines
eş: pintalabios
köken: Borrowed from French carmin.
aile: carmín de alizarina, hierba carmín
¿Hay algún pintalabios que le gustara usar a su esposa? — Eşinizin kullandığı ruju verebilir misiniz?
İtalyancarossetto (eril) /rosˈset.to/
lipstick
çekim: çoğul rossetti
Avete per caso un rossetto che la signora usava? — Eşinizin kullandığı ruju verebilir misiniz?
Rusçaгубная помада (dişil) /ɡʊbˈnajə pɐˈmadə/
lipstick
çekim: çoğul губны́е пома́ды · tamlayan губно́й пома́ды
eş: губнушка
У вашей жены была любимая помада? — Eşinizin kullandığı ruju verebilir misiniz?
Arapçaأَحْمَر شِفَاه
هل هناك أحمر شفاه تفضله زوجتك؟ — Eşinizin kullandığı ruju verebilir misiniz?
Azericedodaq boyası
Kazakçaдалап, ерін далабы
Özbekçelab boʻyogʻi, labga suriladigan pomada
Felemenkçelippenstift, lipstick
Is er een lippenstift die uw vrouw graag gebruikte? — Eşinizin kullandığı ruju verebilir misiniz?
Portekizcebatom (eril) /baˈtõ/
lipstick (make-up for the lips)
çekim: çoğul batons
köken: Borrowed from French bâton (“stick”). Doublet of bastão.
Existe algum batom que a sua esposa gostasse de usar? — Eşinizin kullandığı ruju verebilir misiniz?
Yunancaκραγιόν (nötr) /kraˈʝon/
lipstick · crayon
köken: Borrowed from French crayon (“pencil”).
50 δωδεκάδες κραγιόν. — 50 düzine ruj.
Japoncaリップスティック, ルージュ, 口紅 /ɾʲip̚pɯ̟sɨ̥tʲik̚kɯ̟/
synonym of 口紅 (kuchibeni, “lipstick”)
köken: Borrowed from English lipstick.
御嶽海久司 - 本名 大道久司。 — Murat Soydan (gerçek adı Rüjdan Tercan) (d.
Korece루주, 립스틱, 입술연지 /ɾud͡ʑu/
lipstick
köken: From French rouge.
인간은 고래에 대해 무료로 사냥과 도살을 하고 시장에서 개밥이나 립스틱을 위한 재료로 팔았습니다. — Balinaları acımasızca avlayıp parçalayan... ...ve köpek maması ile ruj üretenlere satanlar var.
İsveççeläppstift (nötr)
lipstick (makeup for the lips) · a lipstick (stick of lipstick, lipstick container)
çekim: çoğul läppstifts · tamlayan läppstifts
köken: läpp (“lip”) + stift (“stick”)
ta på läppstift
Lehçebarwidło, szminka (nötr) /barˈvi.dwɔ/
dye (colorant, especially one that has an affinity to the substrate to which it is applied) · lipstick
çekim: çoğul barwidła · tamlayan barwidła
köken: Etymology tree Middle High German varwebor. Old Polish barwa Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éyeti Proto-Balto-Slavic *-éitei Proto-Slavic *-iti Old Polish -ić Old Polish barwić Polish barwić Proto-Indo-European *-tḗr Proto-Indo-European *-trom Proto-Slavic *-dlo Old Polish -dło Polish -dło Polish barwidło From barwić + -dło.
50 tuzinów szminek. Tak tu jest napisane. — 50 düzine ruj.
Ukraynacaгубна́ пома́да
І тоді найгламурніший крикливий червоний на губах понад чорного. — Sanırım en cafcaflı yer de ruju- siyahın üstüne kırmızı.
Hintçeलिपस्टिक
Fincehuulipuna, huulipunapuikko, laittaa poskipunaa /ˈhuːliˌpunɑ/
lipstick
çekim: çoğul huulipunat · tamlayan huulipunan
köken: Compound of huuli (“lip”) + puna (“red”).
aile: helmiäishuulipuna
Çekçertěnka (dişil) /ˈrcɛŋka/
lipstick
çekim: çoğul rtěnky · tamlayan rtěnky
eş: růž
köken: From ret.
50 tuctů rtěnek. — 50 düzine ruj.
to put make-up on
çekim: geçmiş fardat · ortaç fardat · şimdiki fardează
köken: Borrowed from French farder.
Există un ruj care îi plăcea soţiei dvs. să-l folosească? — Eşinizin kullandığı ruju verebilir misiniz?
Macarcaajakrúzs, rúzs, rúzsoz /ˈɒjɒkruːʒ/
lipstick
çekim: çoğul ajakrúzsok
köken: From ajak (“lip”) + rúzs (“rouge”).
İbraniceאֹדֶם, אודם, שְׂפָתוֹן (eril) /ʔudm/
ruby (a clear, deep, red variety of corundum, valued as a precious stone) · red, redness · blush
çekim: çoğul אודמים
הצבע היה אחד מצבעי השפתון הפופולריים ביותר בקרב נשים בשנות ה-90 ועד תחילת שנות ה-2000. — Moda Burgonya rengi 1990'larda ve 2000'lerin başı arasında kadınlar içinde en popüler ruj rengiydi.
לחיי התכסו באודם.
Latincebaculum, labrum baculum /ˈba.kʊ.ɫũː/
walking stick, cane, staff · sceptre, rod, verge (staff of office) · stick, cudgel
çekim: çoğul bacula · tamlayan baculī
köken: Uncertain, though probably loaned from a non-Indo-European substrate. The term is possibly cognate with Proto-Slavic *bokъ, Proto-Celtic *bakkos, Ancient Greek βάκτρον (báktron), and Proto-West Germanic *pagil. Based on these forms, the Proto-Indo-European root *bak- has been reconstructed. The term could be construed as a derivative of Proto-Indo-European *bak-tlom, although De Vaan postulates a…
aile: bacillum, bacillus, baculāris, imbēcillus
Dancalæbestift
Norveççeleppestift
Endonezcelipstik /ˈlipstik/
lipstick (make-up for the lips)
çekim: çoğul lipstik-lipstik
köken: Borrowed from English lipstick.
Nama Russian Red sendiri diambil dari warna lipstik yang biasa Lourdes pakai. — Russian Red ismi Hernández'in sürdüğü rujun renginden gelmektedir.
Vietnamcacây son, son môi

Etimoloji

Fransızca

Örnek Cümleler

Dişinde ruj var.
You have lipstick on your teeth.
Mary rujunu açtı.
Mary unscrewed her lipstick.
Ruj bile sürmüş !
And wearing lipstick!
Mary rujunu sildi.
Mary wiped off her lipstick.
Ruj sürmeyi sevmem.
I don't like to wear lipstick.
O, rujunu tazeledi.
She redid her lipstick.
Kim ruj kullanmıyor?
Who isn't wearing lipstick?
Annem hep ruj sürer.
My mother always wears lipstick.
Senin rujun bulaşmış.
Your lipstick's smeared.
Mary biraz ruj sürdü.
Mary put on some lipstick.
Ruj kullanıyor musun?
Are you wearing lipstick?
Mary rujunu tazeledi.
Mary redid her lipstick.
ruj ile daha fazla örnek cümle →

Birleşik Kelimeler

kalıcı ruj