plânlanmış
C2 seviye
TR → EN
"plânlanmış" kelimesinin İngilizcesi: aforethought, premeditated, aforethought, premeditated. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelaforethought
Genelpremeditated
Genelaforethought
Genelpremeditated
Diğer Dillerde
Almancageplant, mit Vorsatz, vorher überlegt, vorsätzlich /ɡəˈplaːnt/
past participle of planen
çekim: karşılaştırma geplanter · üstünlük am geplantesten
zıt: ungeplant
Es war alles geplant. — Hepsi planlanmıştı.
Fransızcaprémédité
past participle of préméditer
l'acheter, et vos repas sont déjà planifiés. — Yemekleriniz ise zaten planlanmış durumda.
İspanyolcaaleve, alevoso, premeditado /aˈlebe/
treacherous
çekim: çoğul aleves
eş: traicionero
köken: From Andalusian Arabic العَيْب (al-ʕáyb), from Arabic عَيْب (ʕayb, “fault, defect”).
aile: alevoso
Era como si todo hubiera sido planeado desde antes. — Bunların hepsi daha önce planlanmıştır.
İtalyancapremeditato
past participle of premeditare
eş: deliberato, intenzionale, preordinato, preparato, studiato, volontario
aile: premeditatamente
Era tutto programmato. — Hepsi planlanmıştı.
Rusçaпреднаме́ренный, предумы́шленный, умы́шленный
Все это было запланировано — Hepsi planlanmıştı.
Arapçaعَن سَبْق إِصْرَار, مُبَيَّت, مُتَعَمَّد, مُدَبَّر, مَدْرُوس
لاغتيال ابراهام لينكولن — Abraham Lincoln'e suikast planlanmış
Felemenkçemet opzet, met voorbedachte rade, opzettelijk
deliberately, on purpose
De stad werd aangewezen als zetel van een vrederechter. — Kasaba bir telif hakkı tuzağı olarak planlanmıştır.
İsveççeöverlagd
carefully thought through (often but not always of an illegal act), premeditated, deliberate, advised
Allt forsätter som det var planerat. — Hepsi planlanmıştı.
överlagt mord
ett väl överlagt beslut
aforethought, deliberate
köken: Etymology tree Proto-Slavic *orz- Old Polish roz- Polish roz- Proto-Indo-European *mewHdʰ-der. Proto-Slavic *myslь Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éyeti Proto-Balto-Slavic *-éitei Proto-Slavic *-iti Proto-Slavic *mỳsliti Old Polish myślić Polish myślić Polish rozmyślić Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-eh₂yéti…
aile: rozmyślność
To było wszystko zaplanowane, — Hepsi planlanmıştı.
Finceharkittu, suunniteltu /ˈhɑrkitːu(ˣ)/
past passive participle of harkita
aile: harkitusti
Tarkastele ajastettujen tehtävien lokia (Cron- lokia). — Planlanmış görevlerin günlük kayıtlarını göster (Cron).
Rumencedeliberat, premeditat /delibeˈrat/
deliberate
çekim: geçmiş of delibera · ortaç of delibera
köken: Past participle of delibera.
Revista a fost lansată în anul 2000. — Bu dergi 2000 yılında planlanmıştır.
Latincemeditātus
Bulgarcaпредумишлен
Всичко беше планирано." — Hepsi planlanmıştı.
İzlandacaað yfirlögðu ráði, yfirlagður
deliberately, on purpose, intentionally
Malaycaterancang
Örnek Cümleler
O planlanmış değildi.
It wasn't planned.
Bu planlanmış değildi.
This wasn't planned.
Planlanmış bir şeyim vardı.
I had something planned.
Toplantı zaten planlanmıştı.
The meeting has already been scheduled.
O önceden planlanmış değildi.
It wasn't premeditated.
Planlanmış bir toplantın var mı?
Do you have a meeting scheduled?
Oldukça çok planlanmış işimiz var.
We have quite a lot of work planned.
Çok özel planlanmış bir şeyim var.
I have something very special planned.
Planlanmış başka bir toplantım var.
I have another meeting scheduled.
10 etkinlik olarak planlanmıştır. [1]
10 events were to be held.[4]
Yarın için planlanmış bir şeyin var mı?
Do you have anything planned for tomorrow?
Bunların hepsi daha önce planlanmıştır.
It's all been done before.
İlgili Sorular
Büyük işler başarmak senin için mi planlanmış?
Yarın kız arkadaşımın büyük bir mülakatı var ve ona sabah iyi şanslar dileyen, çok duygusal olmayan bir metin göndermek istiyorum. Sinirlerini sakinleştirecek, tatlı bir söz ne olabilir? Kelimeler konusunda zayıf olduğum için, iyi planlanmış, örneğin mükemmel olacağını belirten bir mesaj istiyorum.