peruk
/peˈɾuk/
noun
C1 seviye
TR → EN
"peruk" kelimesinin İngilizcesi: hairpiece, wig. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelhairpiece
Genelwig
Görsel




Çekim Tablosu
Belirtme (-i)peruğu
Yönelme (-e)peruğa
Bulunma (-de)perukta
Çıkma (-den)peruktan
Tamlayan (-in)peruğun
Çoğul (-ler)peruklar
Tanım
•isim: takma saç
Diğer Dillerde
hairpiece (tuft of false hair used to make one's hair look more luxuriant) · toupee
çekim: çoğul Haarteile · tamlayan Haarteiles
köken: From Haar (“hair”) + Teil (“piece”).
"Ich fühle mich so sexy mit dieser neuen Perücke." — "Bu yeni perukla kendimi çok seksi hissediyorum."
Fransızcaperruque (dişil) /pɛ.ʁyk/
wig, periwig, peruke
çekim: çoğul perruques
eş: moumoute, postiche, réchauffante, toupet
köken: Probably borrowed from western Lombard parrucca. Compare the phonetic changes of intervocalic -L- into -R- of Italian parlare and Sicilian parrari.
aile: arbre à perruque
"Je me sens tellement sexy avec cette nouvelle perruque." — "Bu yeni perukla kendimi çok seksi hissediyorum."
to put on a wig
çekim: geçmiş cabellé · ortaç cabellado · şimdiki cabella
eş: encabellar, encabellar
¿Eso es una peluca? — O bir peruk mu?
İtalyancaparrucca (dişil) /parˈruk.ka/
copricapo che imita la presenza di capelli
çekim: çoğul parrucche
eş: capigliatura posticcia, chignon, parrucchino, posticcio, toupet, chioma
köken: Uncertain; according to the OED, possibly related to Latin pilus (“hair”), but there are phonetic difficulties. It could instead be related to parrocchetto (“parakeet”), referring to the feathers. Compare French perruque.
"Mi sento così sexy con questa parrucca nuova". — "Bu yeni perukla kendimi çok seksi hissediyorum."
Rusçaпарик (eril) /pɐˈrʲik/
накладные волосы, нашитые на матерчатую основу и имитирующие причёску, естественный волосяной покров
çekim: çoğul парики́ · tamlayan парика́
köken: Borrowed from French perruque.
Это парик. — Bu bir peruktur
Arapçaبَارُوكَة, شَعْر مُسْتَعَار
"أشعر أني مثيرة بهذه الباروكة الجديدة." — "Bu yeni perukla kendimi çok seksi hissediyorum."
Farsçaکلاهگیس
Azericeparik
Kazakçaпарик
Felemenkçepruik (dişil) /prœy̯k/
wig, peruke
çekim: çoğul pruiken
köken: Early modern Dutch peruick/pairuque, borrowed from Middle French perruque.
aile: pruikentijd
"Ik voel me zo sexy met mijn nieuwe pruik." — "Bu yeni perukla kendimi çok seksi hissediyorum."
Portekizceperuca (dişil) /piˈɾu.kɐ/
chignon
çekim: çoğul perucas
köken: From French perruque, probably from Lombard perrucca from parrucca.
aile: perucaria, peruqueiro, peruquinha
Lady GaGa é levada para a polícia com um penteado em formato de cone e é presa. — Polis, burgulu peruk takmış olan Gaga'yı yakalar ve arabaya götürür.
Yunancaπερούκα (dişil)
wig, peruke
çekim: çoğul περούκες · tamlayan περούκας
eş: φενάκη
"Νιώθω πολύ σέξυ με τη νέα μου περούκα" — "Bu yeni perukla kendimi çok seksi hissediyorum."
wig, toupee
köken: Sino-Korean word from 假髮, from 假 (“fake”) + 髮 (“hair”)
aile: 가발쓰다, 가발하다
"이 새 가발을 쓰면 제가 섹시하게 느껴져요." — "Bu yeni perukla kendimi çok seksi hissediyorum."
İsveççeperuk
a wig
çekim: çoğul peruker · tamlayan peruks
köken: Borrowed from French perruque. First attested in 1631.
Molly - Molly är en liten sjöjungfru och har ett rosa peruk. — Huysuz'un Annesi: Keldir ve pembe bir peruk takar.
en pudrad peruk
wig, peruke
çekim: çoğul peruki · tamlayan peruki
köken: Borrowed from French perruque, from Italian perrucca.
aile: perukarz, perukowiec, perukowy, półperuka
Przestraszony tenor zapłacił okup. — Bu sırada tenor, perukacı ile çatışmaktadır.
Ukraynacaперу́ка
Це перука? — O bir peruk mu?
Hintçeउपकेश, विग
Finceperuukki, tekotukka /ˈperuːkːi/
wig (head of artificial hair)
çekim: çoğul peruukit · tamlayan peruukin
köken: From French perruque (“wig”), compare Swedish peruk (“wig”).
"Se on tuomari," hän sanoi itselleen, "koska hänen suuri peruukki." — 'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:
Çekçeparuka (dişil) /ˈparuka/
umělé vlasy tvořící účes
çekim: çoğul paruky · tamlayan paruky
eş: vlásenka
"V té paruce se cítím fakt sexy." — "Bu yeni perukla kendimi çok seksi hissediyorum."
Rumenceperucă (dişil) /peˈrukə/
çekim: çoğul peruci
köken: Borrowed from French perruque.
"Mă simt foarte sexy cu peruca asta nouă." — "Bu yeni perukla kendimi çok seksi hissediyorum."
Macarcaparóka /ˈpɒroːkɒ/
wig, peruke
çekim: çoğul parókák
köken: From the Bavarian baroke, from the Italian parrucca (“wig”).
Nyugodtan hordd azt a parókát! — Peruk giymekten çekinmeyin.
İbraniceפֵּאָה, פֵּאָה נָכְרִית
על רגלה, היא עונדת אצעדה זהובה. — Videoda Minaj, sarı bir peruk takıyor.
Latincecaliandrum, capillamentum (nötr) /ka.pɪl.laːˈmɛn.tũː/
çekim: çoğul capillāmenta · tamlayan capillāmentī
köken: Etymology tree Latin capillus Latin -āmentum Latin capillāmentum From capillus + -āmentum.
Dancaparyk /parøk/
wig (head of artificial hair)
çekim: çoğul parykker · tamlayan paryks
köken: From French perruque (“wig, periwig, peruke”).
'Det er dommeren, "sagde hun til sig selv,' på grund af hans store paryk." — 'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:
Norveççeparykk
Setesdalsbunaden, med belte. — Keldir, peruk takar.
Vietnamcatóc giả
"Thấy mình khá gợi cảm với bộ tóc giả mới." — "Bu yeni perukla kendimi çok seksi hissediyorum."
Slovakçaparochňa (dişil) /parɔxɲa/
"To je sudca," povedala pre seba, "pretože jeho veľká parochňa." — 'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish [Term?], itself from French perruque or Italian parrucca.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bu bir peruk.
This is a wig.
O bir peruk mu?
Is that a wig?
O bir peruk takar.
She wears a wig.
Tom bir peruk aldı.
Tom purchased a wig.
Bir peruk takıyorum.
I wear a wig.
Tom peruk takıyordu.
Tom was wearing a wig.
Ben peruk takmıyorum.
I'm not wearing a wig.
Tom bir peruk takıyor.
Tom is wearing a wig.
Şimdi peruk takıyorum.
I now wear a wig.
Ben peruk takmayacağım.
I won't wear a wig.
Tom bir peruk takıyordu.
Tom was wearing a wig.
Peruk takmak istemiyorum.
I don't want to wear a wig.
İlgili Sorular
Chastity Dingle (Emmerdale) karakterinin peruk ve saç stilinin her an aynı kalmasını sağlayan yöntem nedir? Yatarken bile saçları aynı kalıyor, koşarken ya da aktifken hiç bir tel yerinden oynamıyor. Bunu nasıl yapıyor?
Chastity Dingle (Emmerdale) karakterinin saç ve peruk stilinin her zaman aynı kalmasını sağlayan teknik nedir? Yatarken bile saçları sabit kalıyor, koşarken ya da enerjik hareketler yaparken bir tel bile yerinden kıpırdamıyor. Bu nasıl sağlanıyor?
Chastity Dingle (Emmerdale) karakterinin saçlarını, özellikle de peruklarını, her zaman nasıl bu kadar sabit tutabildiğini birisi açıklayabilir mi? Yatarken bile saçları aynı kalıyor, koşarken ya da hareket ederken ise hiç bir tel yerinden oynamıyor. Bu nasıl mümkün oluyor?
Emmerdale dizisindeki Chastity Dingle, saçlarını ve peruklarını her koşulda sabit tutmak için ne kullanıyor? Yatarken bile saçları aynı kalıyor, koşarken ya da hareket ederken bir tel bile yerinden oynamıyor. Bu nasıl mümkün?
Emmerdale'daki Chastity Dingle, peruklarını ve saçlarını her daim aynı pozisyonda tutmayı nasıl başarıyor? Yatarken bile saçları değişmiyor, koşarken ya da hareket ederken ise hiçbir tel yerinden kaymıyor. Bunun sırrı nedir?