onlarınki
C2 seviye
TR → EN
"onlarınki" kelimesinin İngilizcesi: theirs. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltheirs
Tanım
•Onların olan, onlarla ilgili olan
Diğer Dillerde
inflection of ihr: · nominative/accusative plural · her, its, their (referring to a feminine or plural noun in the nominative or accusative)
Ist das nicht ihres? — O onlarınki değil mi?
Ist das Ihre Katze, Frau Schulz?
Sind diese Bücher Ihre, Herr Meyer?
Fransızcala leur, le leur, les leurs /la lœʁ/
feminine singular of le leur: theirs
Il ne participe pas à l'écriture du scénario comme à son habitude. — Yazımı bile onlarınki gibi yanlış kullanıyor.
C'était de notre faute, pas de la leur.
feminine singular of suyo
¿Eso no es de ellos? — O onlarınki değil mi?
İtalyancai loro, il loro, la loro, le loro
E il loro è il tipo di influenza che può finalmente sbloccare la situazione. — Ve onlarınki durumu en sonunda çözebilecek tür etki.
Rusçaих /ix/
their
köken: Inherited from Proto-Slavic *jixъ.
aile: и́хний
А сейчас он даже пытается и тексты писать, как я. — Yazımı bile onlarınki gibi yanlış kullanıyor.
Где их кни́га?
Я уже́ ви́дел их кни́гу.
Arapçaلَهُم m لَهُن, لَهُمَا
هذه ليست قطعة من البلاستيك ، — Hayır, onlarınki plastikten değil.
Azericeonlarınkı
theirs
Felemenkçede hunne, het hunne
Hij heeft er zo goed als geen geschreven. — Yazımı bile onlarınki gibi yanlış kullanıyor.
contraction of de + eles: masculine plural of dele
Dez anos depois, este parece ser um amor impossível. — Ama onlarınki imkânsız bir aşk gibidir.
Yunancaδικά τους, δικές τους, δική τους, δικιά τους, δικό τους, δικοί τους
Και είναι αυτή η επιρροή που μπορεί τελικά να ξεμπλοκάρει την κατάσταση. — Ve onlarınki durumu en sonunda çözebilecek tür etki.
Japonca彼らの
石の印章や銅版 — Hayır, onlarınki plastikten değil.
İsveççederas
their; belonging to them
köken: From Old Swedish þēra, from Old Norse þeirra, with the -s added in analogy with other genitive forms, specifically the masculine/neuter singular -s. Further from Proto-Germanic *þaizǫ̂, genitive plural of *sa, and ultimately from Proto-Indo-European *tóysoHom, masculine/neuter genitive plural of Proto-Indo-European *só.
Men se, jag gör ditt ansikte hårt såsom deras ansikten, och din panna hård såsom deras pannor. — Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.
När grannarna är bortresta, vaktar jag deras hund
Lehçeich /ˈix/
possessive pronoun for oni or one, namely their or theirs
eş: ichni
köken: Inherited from Proto-Slavic *jixъ, from Proto-Balto-Slavic *eiša, from Proto-Indo-European *éysom.
Kobieta ma jednak inną miłość. — Ama onlarınki imkânsız bir aşk gibidir.
Weź ich plecaki do środka!
Do syrakuzańskich kamieniołomów wzywano inżynierów i górników z Mesyny, opłacając na wagę złota ich trudy. […]
Ukraynacaїх, ї́хній /jix/
genitive/accusative of вони́ (voný)
köken: Inherited from Proto-Slavic *jixъ.
І це саме той вплив який зможе нарешті розв'язати ситуацію. — Ve onlarınki durumu en sonunda çözebilecek tür etki.
Їх інтере́си зіткну́лися.
Finceheidän /ˈhei̯dæn/
genitive plural of he (possessive suffix -nsa / -nsä) (plural; only of human beings) · accusative plural of he
JULIET Pese ne hänen haavansa kyyneleet: minun on käytettävä, kun heidän on kuiva, sillä Romeon karkotus. — JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.
Heidän äitinsä on 45-vuotias.
Tämä kirja on heidän.
Heidän pitää tehdä tämä nyt.
Çekçejejich /ˈjɛjɪx/
their: possessive pronoun of oni /ony /ona
A to je ten vliv, který může konečně vyřešit celou situaci. — Ve onlarınki durumu en sonunda çözebilecek tür etki.
Rumencea lor, ai lor, al lor, ale lor
Iar influenţa lor e de tipul care poate în sfârşit să deblocheze situaţia. — Ve onlarınki durumu en sonunda çözebilecek tür etki.
theirs (those which belongs to them, plural possessions)
Ámbár tudják, hogy szerelmük lehetetlen. — Ama onlarınki imkânsız bir aşk gibidir.
Ezek a könyvek az övéik.
Vietnamcacủa họ
Đôi mắt của chúng là nhỏ. — Gözleri de onlarınkinden daha küçüktür.
Bulgarcaте́хен
И тяхното влияние, в крайна сметка, може да деблокира ситуацията. — Ve onlarınki durumu en sonunda çözebilecek tür etki.
Slovencenjíhov
Če pogledamo z druge strani njihva zgodba postane zgodba o branju. — Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.
Taycaของเขา
Tagalogcakanila /kaniˈla/
their
köken: By surface analysis, ka- + nila. See also kaniya, kailan.
Ang kanila pong nais ang siyang masusunod.
Urducaان کا (eril)
plural of اِس کا (is-kā); (proximal) theirs. · genitive singular of یہ (ye)
Örnek Cümleler
Bu onlarınki.
That's theirs.
Sorun onlarınki.
The problem is theirs.
O onlarınki değil mi?
Isn't that theirs?
O bavul onlarınki değil.
That suitcase isn't theirs.
Onlar onlarınkini getirdi.
They brought theirs.
Benim görüşüm onlarınkiyle aynı.
My opinion is the same as theirs.
Bu kitap onlara ait.Bu onlarınki.
This book belongs to them. It's theirs.
Onlarınki bizimki kadar eski değil.
Theirs is not as old as ours.
Bu ürünler onlarınkinden daha üstün.
These products are superior to theirs.
Okulumuz onlarınkinden daha büyüktür.
Our school is larger than theirs.
Fakat en ağır kılıçlar onlarınkilerdi.
Steel swords were the most common weapon.
Ama onlarınki imkânsız bir aşk gibidir.
Pero fue un amor imposible.