mezarlık

/mezɑɾɫɯk/
noun
C2 seviye
TR → EN
"mezarlık" kelimesinin İngilizcesi: graveyard, cemetery, cemetery, graveyard, cemetery. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgraveyardnoun
Genelcemeterynoun
Genelcemetery
Genelgraveyard
Genelcemetery
Genelgraveyard
Genelcemetery
Genelgraveyard

Görsel

Nevada çölü eski mezarlık manzarası - tarihi batıKorkunç gotik mezarlık evinin dış cephesi - karanlık mimariSisli Sonbahar Gününde Mumlarla Aydınlatılmış Tarihi Mezarlık ManzarasıDolunayın Gizemli Işığında Karanlık Gotik Mezarlık ve Eski Anıtlar

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)mezarlığı
Yönelme (-e)mezarlığa
Bulunma (-de)mezarlıkta
Çıkma (-den)mezarlıktan
Tamlayan (-in)mezarlığın
Çoğul (-ler)mezarlıklar

Tanım

•Mezarların bulunduğu yer; kabristan, gömütlük, sinle, sinlik, tahtalıköy, mezaristan, bamyatarlası.
•Mezarların bulunduğu yer

Diğer Dillerde

Almancafriedhof (eril) /ˈfʁiːtˌhoːf/
cemetery, graveyard
çekim: çoğul Friedhöfe · tamlayan Friedhofes
eş: Begräbnisplatz, Gottesacker, Kirchhof, Totenacker
köken: From Middle High German vrīthof, from Old High German frīthof, derived from frīten (“to enclose”) + Hof (“yard”). In Early Modern German, the word came to be associated with the distantly related Frieden (“peace”), probably at first through interaction of diphthongising and non-diphthongising dialects, but then leading to semantic remotivation as “place of final peace”. Cognate with archaic Dutch…
Es gibt einen Friedhof. — Mezarlık vardır.
Fransızcacimetière, Cimetière (eril) /sim.tjɛʁ/
cemetery, graveyard
çekim: çoğul cimetières
eş: boulevard des allongés, champ de navets, Champ-des-Navets
köken: From Old French cimitiere, a semi-learned borrowing from Late Latin coemētērium, from Ancient Greek κοιμητήριον (koimētḗrion, “sleeping chamber”).
aile: cime, cimetoche
Ses funérailles sont immenses. — Mezarlık oldukça büyüktür.
Et il repose maintenant près de ses compagnons, dans ce cimetière de corail?
alternative spelling of camposanto
çekim: çoğul campos santos
eş: camposanto, necrópolis
Una tumba. — Mezarlık vardır.
İtalyancacimitero, sepolcreto (eril) /t͡ʃi.miˈtɛ.ro/
cemetery, graveyard
çekim: çoğul cimiteri
eş: camposanto, necropoli, sepolcreto, ultima dimora, catacomba, sepolcreto
köken: From Late Latin coemeterium, Ancient Greek κοιμητήριον (koimētḗrion).
aile: cimiteriale
Il Cimitero. — Mezarlık demektir.
Rusçaкладбище, кладбищенский (nötr) /ˈkɫadbʲɪɕːe/
cemetery, graveyard
çekim: çoğul кла́дбища · tamlayan кла́дбища
eş: некрополь, погост
köken: клад- (klad-) + -бище (-bišče)
Имеется кладбище. — Mezarlık vardır.
Я безграни́чно печа́льна с тобо́ю, Не́жность уже́ застря́ла в го́рле. Там, где мы бы́ли, тепе́рь Прогни́вшее кла́дбище наде́жд и поте́рь.
Arapçaتُرْبَة, جَبّانة, مَدْفِن, مَقْبَرَة, مَقْبُرَة
مقابر الشهداء. — Suçlular için mezarlık.
graveyard
çekim: çoğul məzarlıqlar · tamlayan məzarlığın
köken: Morphologically məzar (“grave”) + -lıq.
graveyard, cemetery
çekim: çoğul бейіттер · tamlayan бейіттің
köken: From Arabic بَيْت (bayt, “house”).
Özbekçegoʻriston, qabriston
Tatarcaкаберлек
Felemenkçebegraafplaats, kerkhof, knekelveld (dişil) /bəˈɣraːfˌplaːts/
cemetery, a ground reserved for graves
çekim: çoğul begraafplaatsen
eş: kerkhof, godsakker
köken: Compound of begraven (“to bury”) + plaats (“place, site”).
Dit alles hier is een begraafplaats. — Buralar hep mezarlık.
Portekizcecemitério (eril) /si.miˈtɛ.ɾi.u/
cemetery; graveyard (place where bodies are buried) · a place without people
çekim: çoğul cemitérios
köken: Learned borrowing from Late Latin coemētērium, from Ancient Greek κοιμητήριον (koimētḗrion, “sleeping chamber”), from κοιμάω (koimáō, “to put to sleep”).
aile: cemiterial
Encontre uma sepultura. — Mezarlık vardır.
O parque está um cemitério.
cemetery, graveyard
çekim: çoğul κοιμητήρια
Έχουν δικές τους εκκλησίες, μοναστήρια και νεκροταφεία. — Burada kiliseler ve mezarlıklar vardı.
graveyard
墓がある。 — Mezarlık vardır.
Korece묘지 /ˈmjo(ː)d͡ʑi/
graveyard, cemetery
eş: 무덤, 구분
köken: Sino-Korean word from 墓地 (“graveyard, cemetery”)
쓰시마에 무덤이 있다. — Mezarlık vardır.
A graveyard, burial ground, cemetery
çekim: çoğul begravningsplatser · tamlayan begravningsplatsens
köken: From begravning + -s- + plats.
Visa gravplats. — Mezarlık demektir.
Lehçecmentarz (eril) /ˈt͡smɛn.taʂ/
cemetery, graveyard
çekim: çoğul cmentarze · tamlayan cmentarza
eş: miasto umarłych, miejsce wiecznego spoczynku, aleja sztywnych, park sztywnych, mogilnik, smyntarz
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *ḱey-der. Ancient Greek κοιμάω (koimáō) Ancient Greek -τήριον (-tḗrion) Ancient Greek κοιμητήριον (koimētḗrion)bor. Latin cimiteriumlbor. Old Polish cmyntarz Polish cmentarz Inherited from Old Polish cmyntarz.
Plan Cmentarza Prokocim — Yerelnet Mezarlık yolu
Ukraynacaгробки́, гробови́ще, кірку́т, кладови́сько, кладо́вище, кла́довище
У гробницю веде вузький прохід. — Girişte solda mezarlık vardır.
Hintçeक़ब्रिस्तान, गोरिस्तान, समाधिक्षेत्र (eril) /qəb.ɾɪs.t̪ɑːn/
cemetery · graveyard
çekim: çoğul क़ब्रिस्तानों
eş: गोरिस्तान
köken: Borrowed from Classical Persian قَبْرِسْتَان (qabristān). By surface analysis, क़ब्र (qabr) + -इस्तान (-istān).
Fincehautausmaa, hautuumaa, kalmisto /ˈhɑu̯tɑusˌmɑː/
graveyard, cemetery
çekim: çoğul hautausmaat · tamlayan hautausmaan
köken: hautaus + maa
aile: sankarihautausmaa, sotilashautausmaa, uurnahautausmaa
Irmeli Hautamäki. — Mezarlık demektir.
Çekçehřbitov, krchov, pohřebiště (eril) /ˈɦr̝bɪtof/
graveyard
çekim: çoğul hřbitovy · tamlayan hřbitova
eş: pohřebiště, nekropole, krchov, hřbitůvek, břitov, cintorín
köken: Inherited from Old Czech břitov, from Middle High German frithof. Reanalysed as hřbít + -ov.
Starý hřbitov 15. — Mezarlık tarihi 15 yy.
Rumencecimitir, țintirim (nötr)
cemetery
çekim: çoğul cimitire · tamlayan cimitirului
köken: Probably from Italian cimitero, earlier from Greek κοιμητήριο (koimitírio). Ultimately from Ancient Greek κοιμητήριον (koimētḗrion). Cf. also Aromanian chimitir, chimitiriu. Doublet of țintirim.
Trebuie amintită de asemenea poarta din lemn a cimitirului. — Servi mezarlık ağacı olarak da bilinir.
Macarcasírkert, temető /ˈʃiːrkɛrt/
cemetery, graveyard, memorial park (place where the dead are buried)
çekim: çoğul sírkertek
köken: From sír (“grave”) + kert (“garden”).
aile: sírkertes, sírkerti
Egy sír Szt. — Mezarlık vardır.
İbraniceבֵּית עוֹלָם, בֵּית קְבָרוֹת
בית הקברות. — Mezarlık demektir.
Latincecoemeterium, sepulcrētum (nötr) /koe̯.meːˈteː.ri.ũː/
cemetery, churchyard, burial ground
çekim: çoğul coemētēria · tamlayan coemētēriī
köken: From Ancient Greek κοιμητήριον (koimētḗrion, “sleeping chamber”), from κοιμάω (koimáō, “to put to sleep”).
aile: cimitērium
cemetery
çekim: çoğul gravpladser · tamlayan gravpladss
köken: Compound of grav + plads.
Der ligger 3 gravsten i gulvet. — Mahallede 3 tane mezarlık bulunmaktadır.
Norveççegravlund, gravplass, leggplass
Den siste begravelsen der fant sted på 1930-tallet. — Üçüncü mezarlık ise 1930'larda kuruldu.
graveyard
çekim: çoğul kuburan-kuburan
köken: From kubur + -an.
Kondisi makam terawat baik. — Mezarlık oldukça büyüktür.

Etimoloji

Arapça مزار kökenli mezar sözcüğünden -lık ekiyle türetilmiştir

Örnek Cümleler

Mezarlık demektir.
Havilah Cemetery.
Mezarlık tarihi 15 yy.
Historia No. 15 Yr.
Burası tamamen mezarlık.
All this is the cemetery.
Mezarlıkta ! - Sabah mı ?
- Morning ?
Tom bu mezarlıkta gömülüdür.
Tom is buried in this cemetery.
Girişte solda mezarlık vardır.
There is a graveyard outside.
Etrafta 4 eski mezarlık vardır.
There are four early Christian cemeteries.
Mezarlıklar ve Mezar Höyükleri.
Cemeteries and Burial Mounds.
Tom, Mary ile mezarlıkta buluştu.
Tom met Mary at the cemetery.
Dan, Linda'yla mezarlıkta buluştu.
Dan met Linda at the cemetery.
Tarihi bilinmeyen mezarlıklar vardır.
Maintains unrecorded cemetery data.
İki antik mezarlık bugün yok olmuştur.
The two ancient cemeteries have since been destroyed.
mezarlık ile daha fazla örnek cümle →