"meyan kökü" kelimesinin İngilizcesi: licorice. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genellicoricenoun
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)meyan kökünü
Yönelme (-e)meyan köküne
Bulunma (-de)meyan kökünde
Çıkma (-den)meyan kökünden
Tamlayan (-in)meyan kökünün
Çoğul (-ler)meyan kökleri
Tanım
•Fasulyegillerden, 30-60 santimetre yüksekliğinde, tüysü yapraklı, mavimsi, mor çiçekli, tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içeceklerin yapımında kullanılan, çok yıllık otsu bir bitki; meyan, (Glycyrrhiza glabra).
•Fasulyegillerden, 30-60 cm yükseklikte, tüysü yapraklı, mavimsi, mor çiçekli, tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içkilerin yapımında kullanılan, çok yıllık otsu bir bitki
köken: From Middle High German lakerize, from Old French licorece or directly from Medieval Latin, from Late Latin liquiritia, from Ancient Greek γλυκύρριζα (glukúrrhiza, “sweet root”).
Ich mag Süßholzwurzel. — Ben meyan kökünü severim.
köken: Inherited from Old French regulisse, ricolisse, metathesized form of licoresse (whence English licorice, liquorice), from Late Latin liquiritia, alteration of Ancient Greek γλυκύρριζα (glukúrrhiza): γλυκύς (glukús, “sweet”) + ῥίζα (rhíza, “root”).
On trouve aussi parfois des pistes en rouge. — Birçok ülkede bazen kırmızı meyan kökü de bulunuyor.
köken: From Latin liquiritia, from Ancient Greek γλῠκύρριζα (glŭkúrrhiza), from γλῠκύς (glŭkús, “sweet”) + ῥίζα (rhíza, “root”). Compare Sicilian rigulizzia.
Ecco alcune delle cose che prevengono il cancro: croste, pepe rosso, liquirizia e caffè. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
وإليكم بعض المواد الواقية من السرطان بحسب الصحيفة أيضاً : القشور، والفلفل الأحمر ، عرق السوس والقهوة. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
köken: From Middle Dutch drope (“drop”), from Old Dutch dropo, from Proto-Germanic *drupô. When unsuffixed, drop is more common than drup, but suffixed druppel is more common than droppel; this is likely due to the effects of i-umlaut triggered by the suffix -el. Indeed, drup is assumed to be based on druppel, as drop is the linguistically expected form (Germanic *u becomes Dutch o). The sense…
aile: druppel, droppel, regendrop, regendrup
Hier enkele van de dingen waarvan ze zeggen dat ze kanker voorkomen: korsten, rode peper, zoethout en koffie. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
köken: Borrowed from Arabic عِرْق السُوس (ʕirq as-sūs, “liquorice root”), via Andalusian Arabic.
Somente 8 anos depois garantiram-se operações confiáveis nessa comunicação entre América do Norte e Europa. — Osmanlı Döneminde hem Avrupa’ya hem de Amerika’ya meyan kökü özütü satışı yapılmaktaydı.
köken: From Koine Greek γλυκύρριζα (glukúrriza), from γλυκύς (glukús, “sweet”) + ῥίζα (rhíza, “root”).
Τα παρακάτω πως προλαμβάνουν τον καρκίνο: οι κρούστες, το κόκκινο πιπέρι, η γλυκόριζα, ο καφές. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
여기 그들이 암을 예방한다고 말한 몇가지가 있습니다 빵껍질, 고추, 감초, 그리고 커피 — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
köken: From Late Latin liquiritia, alteration of Ancient Greek γλυκύρριζα (glukúrrhiza), from γλυκύς (glukús, “sweet”) + ῥίζα (rhíza, “root”).
aile: saltlakrits
Och här är några av de saker som sägs motverka cancer: skorpor, rödpeppar, lakrits och kaffe. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
köken: Borrowed from German Lakritze, from Middle High German lakerize, from Old French licorece, from Medieval Latin liquiritia, from Ancient Greek γλυκύρριζα (glukúrrhiza).
A tu mamy te, które rakowi zapobiegają: skórka chleba, papryka, lukrecja i kawa. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
feminine nominative singular of соло́дкий (solódkyj)
çekim: çoğul соло́дки · tamlayan соло́дки
Ось деякі з речей, які якщо їм вірити, запобігають раку: хлібні коринки, червоний перець, локриця і кава. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Podokarpukset (Podocarpus) eli podokarpit on podokarpuskasvien heimoon (Podocarpaceae) kuuluva havupuusuku. — Urfa Meyan Şerbeti’nin (Biyanbalı) yapımında ipliksi(elyaf) hale getirilmiş meyan kökü kullanılır.
köken: Inherited from Old Czech lekořicě, from Latin liquiritia.
Zde jsou některé věci, o kterých říkají, že předchází rakovině: krusty, paprika, lékořice a káva. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Iată câteva chestii despre care ei spun că ar preveni cancerul: cojile, piperul roşu, lemnul dulce şi cafeaua. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Néhány dolog, amiről azt mondják, megelőzi a rákot: kenyérhéj, pirospaprika, édesgyökér és kávé. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Her er nogle af de ting de har sagt beskytter mod kræft: skorper, rød pepper, lakrids og kaffe — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Bahan-bahan utama dari permen akar manis adalah ekstrak akar manis, gula dan pengental. — Meyankökü şekerlemesinin temel bileşenleri, meyan kökü özütü, şeker ve bağlayıcıdır.
Còn đây là vài thứ họ cho là ngăn ngừa ung thư: vỏ cây, hạt tiêu, cam thảo và cà phê. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.