meyan kökü
/meˈjan cø.cy/
noun
TR → EN
"meyan kökü" kelimesinin İngilizcesi: licorice. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genellicoricenoun
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)meyan kökünü
Yönelme (-e)meyan köküne
Bulunma (-de)meyan kökünde
Çıkma (-den)meyan kökünden
Tamlayan (-in)meyan kökünün
Çoğul (-ler)meyan kökleri
Tanım
•Fasulyegillerden, 30-60 santimetre yüksekliğinde, tüysü yapraklı, mavimsi, mor çiçekli, tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içeceklerin yapımında kullanılan, çok yıllık otsu bir bitki; meyan, (Glycyrrhiza glabra).
•Fasulyegillerden, 30-60 cm yükseklikte, tüysü yapraklı, mavimsi, mor çiçekli, tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içkilerin yapımında kullanılan, çok yıllık otsu bir bitki
Diğer Dillerde
AlmancaLakritz, Lakritze, Süßholz /laˈkrɪts/
licorice, liquorice (confectionery)
çekim: çoğul Lakritze · tamlayan Lakritzes
eş: Bärendreck, Bärenzucker
köken: From Middle High German lakerize, from Old French licorece or directly from Medieval Latin, from Late Latin liquiritia, from Ancient Greek γλυκύρριζα (glukúrrhiza, “sweet root”).
Ich mag Süßholzwurzel. — Ben meyan kökünü severim.
Fransızcaréglisse (dişil) /ʁe.ɡlis/
licorice (the plant) · licorice (the confection)
çekim: çoğul réglisses
köken: Inherited from Old French regulisse, ricolisse, metathesized form of licoresse (whence English licorice, liquorice), from Late Latin liquiritia, alteration of Ancient Greek γλυκύρριζα (glukúrrhiza): γλυκύς (glukús, “sweet”) + ῥίζα (rhíza, “root”).
On trouve aussi parfois des pistes en rouge. — Birçok ülkede bazen kırmızı meyan kökü de bulunuyor.
İspanyolcaalcazuz, alfendoz, arrezuz, orozuz, paloduz, regalicia (eril) /alkaˈθuθ/
liquorice plant
çekim: çoğul alcazuces
eş: regalicia, orozuz, orosús
köken: Borrowed from Arabic عِرْق السُوس (ʕirq as-sūs), via Andalusian Arabic.
En ocasiones también carga una sombrilla roja. — Birçok ülkede bazen kırmızı meyan kökü de bulunuyor.
İtalyancaliquirizia (dişil)
liquorice
çekim: çoğul liquirizie
köken: From Latin liquiritia, from Ancient Greek γλῠκύρριζα (glŭkúrrhiza), from γλῠκύς (glŭkús, “sweet”) + ῥίζα (rhíza, “root”). Compare Sicilian rigulizzia.
Ecco alcune delle cose che prevengono il cancro: croste, pepe rosso, liquirizia e caffè. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Rusçaлакри́ца, лакри́чник, соло́дка
Довольно часто можно видеть в степи красную лисицу. — Birçok ülkede bazen kırmızı meyan kökü de bulunuyor.
Arapçaسُوس, عِرْقْسُوس, نَبَات اَلسُّوس
وإليكم بعض المواد الواقية من السرطان بحسب الصحيفة أيضاً : القشور، والفلفل الأحمر ، عرق السوس والقهوة. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Azericebiyan, şirinbiyan
Kazakçaмия
Özbekçechuchukmiya, shirinmiya
Felemenkçedrop, zoethout (dişil) /drɔp/
droplet
çekim: çoğul droppen
köken: From Middle Dutch drope (“drop”), from Old Dutch dropo, from Proto-Germanic *drupô. When unsuffixed, drop is more common than drup, but suffixed druppel is more common than droppel; this is likely due to the effects of i-umlaut triggered by the suffix -el. Indeed, drup is assumed to be based on druppel, as drop is the linguistically expected form (Germanic *u becomes Dutch o). The sense…
aile: druppel, droppel, regendrop, regendrup
Hier enkele van de dingen waarvan ze zeggen dat ze kanker voorkomen: korsten, rode peper, zoethout en koffie. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Portekizcealcaçuz, doce de alcaçuz (eril) /aw.kaˈsu(j)s/
liquorice (plant)
çekim: çoğul alcaçuzes
köken: Borrowed from Arabic عِرْق السُوس (ʕirq as-sūs, “liquorice root”), via Andalusian Arabic.
Somente 8 anos depois garantiram-se operações confiáveis nessa comunicação entre América do Norte e Europa. — Osmanlı Döneminde hem Avrupa’ya hem de Amerika’ya meyan kökü özütü satışı yapılmaktaydı.
Yunancaγλυκόριζα (dişil)
liquorice (UK), licorice (US)
çekim: çoğul γλυκόριζες · tamlayan γλυκόριζας
köken: From Koine Greek γλυκύρριζα (glukúrriza), from γλυκύς (glukús, “sweet”) + ῥίζα (rhíza, “root”).
Τα παρακάτω πως προλαμβάνουν τον καρκίνο: οι κρούστες, το κόκκινο πιπέρι, η γλυκόριζα, ο καφές. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Amagi (a city in Fukuoka Prefecture, Japan)
köken: 甘 (ama, “sweet”) + 木 (ki, “tree”)
パンの皮や唐辛子 甘草やコーヒー ここで既に 矛盾が生じています — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Korece감초 /ka̠mt͡ɕʰo̞/
licorice
köken: Sino-Korean word from 甘草
여기 그들이 암을 예방한다고 말한 몇가지가 있습니다 빵껍질, 고추, 감초, 그리고 커피 — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
İsveççelakrits, lakritsrot /¹lɑːkrɪs/
licorice/liquorice
çekim: tamlayan lakritsens
köken: From Late Latin liquiritia, alteration of Ancient Greek γλυκύρριζα (glukúrrhiza), from γλυκύς (glukús, “sweet”) + ῥίζα (rhíza, “root”).
aile: saltlakrits
Och här är några av de saker som sägs motverka cancer: skorpor, rödpeppar, lakrits och kaffe. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Lehçelukrecja (dişil) /luˈkrɛ.t͡sja/
licorice (plant) · licorice (confection)
çekim: çoğul lukrecje · tamlayan lukrecji
köken: Borrowed from German Lakritze, from Middle High German lakerize, from Old French licorece, from Medieval Latin liquiritia, from Ancient Greek γλυκύρριζα (glukúrrhiza).
A tu mamy te, które rakowi zapobiegają: skórka chleba, papryka, lukrecja i kawa. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Ukraynacaсолодка (dişil) /sɔˈɫɔdkɐ/
feminine nominative singular of соло́дкий (solódkyj)
çekim: çoğul соло́дки · tamlayan соло́дки
Ось деякі з речей, які якщо їм вірити, запобігають раку: хлібні коринки, червоний перець, локриця і кава. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Fincelakritsa, lakritsi, lakritsikasvi, laku /ˈlɑkritsɑ/
alternative form of lakritsi
çekim: çoğul lakritsat · tamlayan lakritsan
Podokarpukset (Podocarpus) eli podokarpit on podokarpuskasvien heimoon (Podocarpaceae) kuuluva havupuusuku. — Urfa Meyan Şerbeti’nin (Biyanbalı) yapımında ipliksi(elyaf) hale getirilmiş meyan kökü kullanılır.
Çekçelékořice (dişil) /ˈlɛːkor̝ɪt͡sɛ/
licorice (a plant)
çekim: çoğul lékořic · tamlayan lékořic
eş: pendrek, sladké dřevo
köken: Inherited from Old Czech lekořicě, from Latin liquiritia.
Zde jsou některé věci, o kterých říkají, že předchází rakovině: krusty, paprika, lékořice a káva. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Rumencelemn-dulce (nötr)
liquorice (plant)
köken: Calque of German Süßholz.
Iată câteva chestii despre care ei spun că ar preveni cancerul: cojile, piperul roşu, lemnul dulce şi cafeaua. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Macarcaédesgyökér, medvecukor /ˈeːdɛʒɟøkeːr/
licorice (a plant)
çekim: çoğul édesgyökerek
köken: édes (“sweet”) + gyökér (“root”)
Néhány dolog, amiről azt mondják, megelőzi a rákot: kenyérhéj, pirospaprika, édesgyökér és kávé. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Latinceliquirītia
Dancalakrids /lakris/
liquorice, licorice
çekim: çoğul lakridser
Her er nogle af de ting de har sagt beskytter mod kræft: skorper, rød pepper, lakrids og kaffe — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Norveççelakris
Endonezceakar manis, permen Belanda
licorice
köken: Compound of permen + Belanda.
Bahan-bahan utama dari permen akar manis adalah ekstrak akar manis, gula dan pengental. — Meyankökü şekerlemesinin temel bileşenleri, meyan kökü özütü, şeker ve bağlayıcıdır.
Vietnamcacam thảo /kaːm˧˧ tʰaːw˧˩/
licorice
köken: Sino-Vietnamese word from 甘草.
Còn đây là vài thứ họ cho là ngăn ngừa ung thư: vỏ cây, hạt tiêu, cam thảo và cà phê. — Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.
Bulgarcaженско биле, сладник
Slovakçasladovka (dişil) /sladɔvka/
licorice (plant)
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
meyan
meyankökü
Örnek Cümleler
Meyan kökünü sevmem.
I don't like licorice.
Ben meyan kökünü severim.
I love licorice.
Meyan kökünden nefret ederim.
I hate licorice.
Kırmızı meyan kökünü sever misin?
Do you like red licorice?
Öksürük şurubunun bir meyan kökü lezzeti var.
The cough syrup has a licorice flavoring.
Bu ô mai, zencefil, şeker ve meyan kökü şeritleriyle kaplı kayısıdan oluşur.
This ô mai consists of apricot covered by ginger, sugar, and liquorice root slivers.
Meyan kökü "jellybeans" olarak bilinen şekerlemelere tatlandırıcı olarak da eklenmektedir.
Licorice is also added as a sweetener to confectionery known as "jellybeans".
Bunlara ek olarak, Birleşik Krallık'ta çeşitli meyan kökü bazlı şekerlemeler satılmaktadır.
In addition, a variety of licorice-based confectionery is sold in the UK.
Meyan kökü ile tatlandırılmış şekerlemeler ve tuzlu yiyecekler birçok ülkede üretilmektedir.
Licorice-sweetened candies and savory treats are produced in many countries.
Urfa Meyan Şerbeti’nin (Biyanbalı) yapımında ipliksi(elyaf) hale getirilmiş meyan kökü kullanılır.
Al-Muwashah (Arabic: الموشح): a helmet made of iron, adorned with copper.