Ana içeriğe geç
Sözlük
/
karabaş

karabaş

TR → EN
"karabaş" kelimesinin İngilizcesi: buckwheat. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbuckwheat

Tanım

•(mecaz) Eevlenmemiş, evlenmek istemeyen erkek
•ballıbabagillerden, çiçekleri mavi veya menekşe renginde başakçıklar durumunda olan güzel kokulu bir bitki (Lavandula stoechas) lavanta
•bir hücreli özel bir asalağın, hindinin karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı
•çoban köpeği
•Diyarbakır ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
•kışa dayanıklı sert buğday
•rahip
•Ballıbabagillerden, çiçekleri mavi veya menekşe renginde başakçıklar durumunda olan güzel kokulu bir bitki

Diğer Dillerde

AlmancaBuchweizen /ˈbuːxˌvaɪ̯tsən/
buckwheat
çekim: tamlayan Buchweizens
eş: Heidenkorn, Heidekorn, Welschkorn, Fagopyrum
köken: Buche + Weizen. A calque of Middle Low German bōkwete.
Er ist der Wächter der Wege und Beschützer der Reisenden, der Hindernisse aus dem Weg räumt. — İnsanlara korkulu kâbusları ve karabasanları gönderen odur.
Fransızcablé noir, blé sarrasin, sarrasin (eril) /ble nwaʁ/
buckwheat
çekim: çoğul blés noirs
Titre : Cauchemar ou Nuits d'angoisse. — Karabastı: Kâbus, kötü rüya.
Peuh ! Une demi-louche de blé noir par jour et on n'en parle plus !
İspanyolcaalforfón, trigo sarraceno (eril) /alfoɾˈfon/
buckwheat
eş: trigo sarraceno, alforjón
köken: From Galician alforfa (“forage”) + -ón (augmentative suffix). See alfalfa.
También se le conoce como Carbajal. — Karabasu olarak da söylenir.
İtalyancafagopiro, grano saraceno (eril) /fa.ɡoˈpi.ro/
buckwheat (of genus Fagopyrum)
çekim: çoğul fagopiri
köken: From Latin fagus (“beech”) and Ancient Greek πυρός (purós, “wheat”).
Crepa, in Incubo. — Karabastı: Kâbus, kötü rüya.
Rusçaубеждённый холостяк, чёрный монах
Это не сон, это ночной кошмар. — Bu bir rüya değil, karabasan aslında.
Arapçaحِنْطَة سَوْدَاء
و هذا وباء مراكز الحضانة في كل مكلن يعني مثل داء سيلان الأنف — Bu her yerde günlük bakım merkezlerinin baş belasıdır, karabasan gibidir.
Azericeqarabaşaq, qarabaşaq yarması /ɡɑrɑbɑˈʃɑx/
buckwheat
çekim: çoğul qarabaşaqlar · tamlayan qarabaşağın
köken: From qara + başaq.
Kazakçaқарақұмық
buckwheat (Fagopyrum esculentum)
çekim: çoğul қарақұмықтар · tamlayan қарақұмықтың
köken: қара (qara) + құмық (qūmyq).
Özbekçegrechka, marjumak
Tatarcaкарабодай
Felemenkçebeuktarwe, boekweit (dişil) /ˈbuk.ʋɛi̯t/
buckwheat
köken: From Middle Dutch boecweit, boecweyt. Equivalent to beuk (“beech”) + weit (“wheat”).
aile: boekweitakker, boekweitbrood, boekweitgrut, boekweitkoek, boekweitkorrel, boekweitmaan, boekweitmeel, boekweitveld
Dat is de gesel van de kinderdagverblijven - gesnotter alom. — Bu her yerde günlük bakım merkezlerinin baş belasıdır, karabasan gibidir.
Portekizcefagópiro, trigo-mourisco, trigo-mouro, trigo-sarraceno (eril) /faˈɡɔ.pi.ɾu/
buckwheat (Fagopyrum esculentum, a plant)
çekim: çoğul fagópiros
köken: From Latin fagus (“beech”) and Ancient Greek πυρός (purós, “wheat”).
«Serra Pelada: Sonhos, violência e miséria». — Karabastı: Kâbus, kötü rüya.
Yunancaφαγόπυρο
είδος αγγειόσπερμου φυτού της οικογένειας πολυγονίδες και της τάξης πολυγονώδη
Japonca蕎麦 /so̞ba̠/
buckwheat · soba, soba noodle, a variety of Japanese noodle made from buckwheat · a kind of low, flat, broad tea bowl, originally produced on the Korean peninsula and favored in tea ceremony, so called for the color of the glaze
köken: Not attested until the middle of the Muromachi period (1336–1573), as a shortening of older 蕎麦 (soba mugi, literally “soba grain”). Two theories exist regarding the ultimate derivation of the soba element: * Samuel Martin reconstructs soba as Proto-Japonic *sonpa and derives it as a compound of *so (unknown) + *pa (“feather”). The *pa changes to *ⁿba as an instance of rendaku (連濁). * From 稜…
aile: 蕎麦汁, 支那蕎麦: ramen, 雀斑: freckle, 蕎麦滓: freckle, buckwheat chaff, 蕎麦がき, 溝蕎麦, 藪蕎麦, 焼きそば
『ライオンは寝ている』のヒットで知られる。 — Karabasan kendini "uykunun sonu" olarak tanıtır.
私はあなたに蕎麦を食べさせたいと思っています。
Korece메밀 /me̞miɭ/
buckwheat, Fagopyrum esculentum
köken: From Middle Korean 모밇 (Yale: mwomilh), probably 뫃 (Yale: mwoh, “edge, spike”) + 밇 (Yale: milh, “wheat”), in reference to the shape of the seeds; compare English buckwheat. First attested in Sinicized form in the 1260s as 木麥 /木麦, where 木 appears to be an ateji. First attested in Hangul form in 1518. Reanalyzed in the nineteenth or early twentieth century as being equivalent to 메 (me, “wild;…
aile: 메밀가루, 메밀나깨, 메밀국수, 메밀묵
“드림캐쳐 지유 "소속사 이름 해피페이스→드림캐쳐컴퍼니 변경"”. — "Karabasan, Diğer Adıyla "Uyku Felci"".
İsveççebovete (nötr)
buckwheat, Fagopyrum esculentum (plant and seed)
çekim: tamlayan bovetes
köken: Derived from Middle Low German bokwete, equivalent to bok (“beech”) + vete (“wheat”). Related to Danish boghvede and possibly borrowed or calqued from it.
Så den här drömmen du har om att vakna upp ..är ingen dröm....det är en mardröm — Bu rüyadan uyanmalısın. Bu bir rüya değil, karabasan aslında.
Lehçegryka (dişil) /ˈɡrɘ.ka/
any plant of the genus Fagopyrum; buckwheat
çekim: çoğul gryki · tamlayan gryki
eş: hreczka, poganka
köken: Uncertain, perhaps borrowed from Lithuanian gri̇́kiai, from Old East Slavic грька (grĭka).
aile: gryczany, grykosiej
Marzenia koszmarami — Rüyalarım karabasan oldu
Hintçeकूटू (eril) /kuː.ʈuː/
buckwheat
çekim: çoğul कूटुओं
Fincetattari, viljatatar /ˈtɑtːɑri/
buckwheat, Fagopyrum esculentum (plant) · buckwheat (fruit of this plant as cereal) · alternative form of tataari
çekim: çoğul tattarit · tamlayan tattarin
eş: viljatatar
köken: Originally a variant of tataari (“Tatar”). Buckwheat, thus, was a "Tatar grain".
aile: Tattariharju, tattarihiutale, tattarijauho, tattaripuuro, tattaririeska, tattariryyni, Tattarisuo, tattarisuurimo
Tämä ei ole uni, tämä on painajainen. — Bu bir rüya değil, karabasan aslında.
Çekçepohanka (dişil) /ˈpoɦaŋka/
buckwheat · pagan (woman)
çekim: çoğul pohanky · tamlayan pohanky
köken: From pohan (“pagan”) + -ka.
Toto není sen, to je noční můra. — Bu bir rüya değil, karabasan aslında.
Rumencehrișcă (dişil) /ˈhriʃ.kə/
buckwheat
çekim: çoğul hriști · tamlayan hriști
köken: Borrowed from Ukrainian гречка (hrečka).
Macarcahajdina /ˈhɒjdinɒ/
buckwheat (an Asian plant, of the species Fagopyrum esculentum) · buckwheat (the fruit of this plant used as a pseudocereal)
çekim: çoğul hajdinák
köken: First attested in 1495. Borrowed from Serbo-Croatian hajdina, from Bavarian haidn.
aile: hajdinakása, hajdinaliszt, hajdinaszalma
Te maga vagy a szentség. — Bu rüyadan uyanmalısın. Bu bir rüya değil, karabasan aslında.
İbraniceכֻּסֶּמֶת
כרמי, "מום וחלום". — Karabastı: Kâbus, kötü rüya.
Dancaboghvede (nötr)
buckwheat
çekim: tamlayan boghvedes
köken: Derived from Middle Low German bokwete, equivalent to bog (“beech”) + hvede (“wheat”). Compare Swedish bovete.
Deres konge blev kaldt Karadak eller Karidakus. — Eski adı Karabaşlı veya Kızçıkan idi.
Norveççebokhvete
Barnepass: drøm og virkelighet. — Karabastı: Kâbus, kötü rüya.
Vietnamcakiều mạch, lúa mạch /kiəw˨˩ majk̟̚˧˨ʔ/
buckwheat (grain)
köken: Sino-Vietnamese word from 蕎麥.
Xem bài Giấc mơ và Ác mộng. — Karabastı: Kâbus, kötü rüya.
Bulgarcaелда
За Харолд, това е лош сън! — Karabastı: Kâbus, kötü rüya.
Slovakçapohánka
Spomína sa v nich ako Karabunar. — Karabasu olarak da söylenir.

Örnek Cümleler

Karabastı: Kâbus, kötü rüya.
La somme, le sommeil, le cauchemar.
Bu bir rüya değil, karabasan aslında.
This is not a dream, this is nightmare.
Bir rüya değil aslında, bir karabasan.
This is not a dream, this is nightmare.
Sami karabasandan kurtulmak için Ayetelkürsi okudu.
Sami silently recited the Verse of the Throne to wake up from sleep paralysis.
İnsanlara korkulu kâbusları ve karabasanları gönderen odur.
They are treacherous people who violate oaths and covenants.
Zay vadisinde iki baraj gölü, Zey ve Karabaş baraj gölleri bulunur.
There are two reservoirs, Zainsk and Karabash Reservoirs constructed in Zay valley.
Bu her yerde günlük bakım merkezlerinin baş belasıdır, karabasan gibidir.
That's the scourge of daycare centers everywhere -- it's like boogeremia, basically.
karabaş ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelblack headed gull
Genelgreater scaup
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod