küşat
TR → EN
Görsel




Tanım
•açma
•güzellik, hoşluk
•tavlada bir tür oyun
•Beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren olma durumu
•Tavlada bir çeşit oyun
•Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması
Etimoloji
Farsça
Deyimler
küşat resmi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Köyü kuşattık.
We surrounded the village.
Viyana Kuşatması.
The Betrayal of Vienna.
Ulm'daki kuşatma.
The surrender at Ulm
Singara Kuşatması
Siege of Singara
Kuşatmanın kırılışı
Relief of the Legations
Kiev'in kuşatılması
Encirclement of Kyiv
Kuşatma girişimleri
Encirclement attempts
Saraybosna Kuşatması
Siege of Sarajevo
Osman'ın Kuşatılması
Siege of Uthman
Onlar bizi kuşatıyor.
They're surrounding us.
Kale kuşatma altında.
The fortress is under siege.
Tigranakent Kuşatması
Siege of Tigranocerta